Barışcan İğrek
Beşiktaş, hakem hatalarının arkasına sığınarak zaman kaybetmemeli!
Trendyol Süper Lig’de 25.haftayı geride bıraktık. Türk futbolunun iki ezeli rakibi olan Beşiktaş ile Galatasaray, 25.haftada Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda karşı karşıya geldi.
Sezonun ilk yarısında taraftarlarına hayal kırıklıklarıyla dolu bir süreç yaşatan Beşiktaş, devre arası transfer döneminde gerçekleştirdiği nokta atışı transferlerle ikinci yarıya güzel bir başlangıç yaptı. Özellikle; Başakşehir, Göztepe ve Kocaelispor ile oynadığı son üç maçta gerek oynadığı güzel futbol, gerekse maçların son saniyelerine kadar galibiyeti kovalayan kararlılıklarıyla taraflı-tarafsız bütün futbolseverlerin takdirini topladı Siyah Beyazlılar.
Ayrıca; devre arası transfer döneminde Beşiktaş kadrosuna dahil olan Emmanuel Agbadou, Amir Murillo, Kristjan Asllani, Olaitan Junior, Hyeon Gyu Oh, transfer oldukları günden bu yana Beşiktaş’a gönül veren taraftarların büyük bir çoğunluğunu memnun eden bir görüntü ortaya koyuyorlar. Özellikle; stoper Emmanuel Agbadou ve sağ bek Amir Murillo, formayı kaptıkları günden bu yana savunmadaki açığın büyük bir bölümünü kapatan bir performans sergiliyorlar.
Süper Lig’de puan cetvelinin zirvesinde bulunan Galatasaray hakkında fazla bir değerlendirme yapmaya gerek yok. Avrupa futbolunda marka olmuş bir kulüp olan Juventus’u saf dışı bırakarak Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turuna yükselmeyi başardılar. Önemli bir başarıya imza attılar. Özgüvenlerini muhafaza edebildikleri takdirde Şampiyonlar Ligi’nde daha üst turlara da çıkabilirler. Bu hedef için yeterli bir kadro kalitesine sahip olduklarını düşünüyorum.
Trendyol Süper Lig’in 25.haftasında oynanan Beşiktaş-Galatasaray derbisine geçecek olursak...
Hafta boyunca Türk spor basınında konuşulan, üzerinde kafa yorulan, tartışılan tek bir konu vardı. Beşiktaş- Galatasaray derbisi... Birçok yorumcunun üzerinde hemfikir olduğu nokta, tempolu bir derbi maçı izleme olasılığımızın bir hayli yüksek olduğu yönündeydi. Ancak, mücadelenin ilk yarısında deyim yerindeyse “dağ fare doğurdu!”
Kendi evlerinde oynamalarının getirdiği psikolojik üstünlük ile birlikte, mücadelenin ilk yarısında topun kontrolü Beşiktaş’ın elindeydi. Ancak, topun kontrolünü ellerinde tutmaları Galatasaray ceza sahasında etkili olmaları, pozisyon üretmeleri için yeterli olmadı. Rakip ceza sahası içerisinde kendilerini gole götürecek final paslarını iyi yapamadılar.
Galatasaray, 39.dakikada Victor Osimhen’in attığı golle 1-0 öne geçti. Leroy Sane güzel bir orta yaptı, Osimhen de etkili bir kafa vuruşuyla takımını öne geçiren golü kaydetti. Hazırlanış itibariyle güzel bir gol idi. Ancak Osimhen’in attığı bu golde, Beşiktaş savunmasının da ciddi bir özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyorum. Trendyol Süper Lig’in en formda, bitiricilik yönü en üst düzey olan santraforuna bomboş kafa vuruşu yapma fırsatı tanıyorsunuz! Bu denli üst düzey bir santrafora bomboş kafa vurdurursanız sonuçlarına da katlanmak durumunda kalırsınız!
SANE'NİN HAREKETİ KIRMIZI KARTTI
Karşılaşmanın ilk yarısında dikkatimi çeken en önemli görüntü, 28.dakikada Leroy Sane’nin, Asllani’nin ayağına yaptığı sert müdahale oldu. Bu hareketin karşılığının çok net bir şekilde kırmızı kart olduğunu düşünüyorum. Ancak, hakem Ozan Ergün’ün bu pozisyona doğrudan kırmızı kart vermesi gerekirken vermemesini geçtim, VAR hakeminin de bu pozisyonu görmemesi garibime gitti. Çok enteresan! Bu sert müdahalenin sonucunda Asllani’nin ayağı kırılabilirdi! 28. Dakikada oyundan atılması gereken Leroy Sane,39.dakikada Osimhen’e asist yaparak güzel bir gol attırdı.
Karşılaşmanın ikinci yarısına Beşiktaş, skor dezavantajının da verdiği reaksiyon ile hücumu daha fazla düşünen bir anlayışla başladı. Çok adamla Galatasaray kalesine gitmeye başladılar. Pozisyon üretebildiler mi? Vaclav Cerny’in ceza sahası dışından çektiği, Galatasaray kalecisi Uğurcan Çakır’ın kornere çeldiği şut dışında kaydadeğer bir pozisyon ürettiklerini söylemek mümkün değil.
62.dakikada Galatasaray’ın yıldız futbolcusu Leroy Sane, Beşiktaş’ın sol beki Rıdvan Yılmaz’a yaptığı sert müdahale sonucunda kırmızı kart gördü. Açık söylemek gerekirse; Leroy Sane’ye çıkan kırmızı kart sonrası içimden istem dışı bir gülme hissi geldi. Neden mi? 28.dakikada yine Leroy Sane’nin Asllani’ye yaptığı hareket, bundan katbekat daha sert bir hareket! Bu pozisyona kırmızı kart gösteriliyorsa, o pozisyona “ultra”kırmızı kart gösterilmesi gerekir. Hakem kararlarında belirli bir standart getirilmesi gerekiyor. O kulübe ayrı, bu kulübe ayrı muamele uygulanırsa olmaz! Ayrıca Leroy Sane’ye bir uyarım var. Rakip oyuncuların ayak bileklerine bilinçli basıyor gibime geldi. Yapma günahtır. Onlar da senin gibi ekmek paralarını ayaklarıyla kazanıyor.
Galatasaray’da Leroy Sane’nin kırmızı kart görerek oyun dışı kalmasının ardından Beşiktaş, Galatasaray kalesine -topuyla tüfeğiyle- hücum etmeye başladı. Ancak Siyah Beyazlılar, iştahlı bir şekilde Galatasaray kalesine hücum etmesine rağmen ciddi gol pozisyonu üretme noktasında fazlasıyla zorlandı. Vaclav Cerny ile Orkun Kökçü’nün uzaktan çektiği ve Galatasaray kalecisi Uğurcan Çakır’ın kornere çeldiği şutlar dışında pozisyon üretme noktasında sınıfta kaldılar.
Galatasaray ise Sane’nin oyundan atılmasının ardından -doğal olarak- kalan dakikaları, rakibi kendi yarı sahasında karşılayarak geçirmeyi tercih etti. Bu stratejilerinde de başarılı oldular. Beşiktaş’ın da gol yollarında oldukça durağan bir gününde olması, Sarı Kırmızılılar’ın “oyunu kendi sahasında kabullenme” stratejisini başarıyla uygulamasına yardımcı oldu.
Hal böyle olunca karşılaşmada başka gol olmadı ve Galatasaray, ezeli rakibi Beşiktaş’ı deplasmanda 1-0’lık skorla mağlup ederek puanını 61’e yükseltti. Beşiktaş ise 46 puanda kaldı.
OSIMHEN İKİNCİ SARIDAN ATILMALIYDI
Karşılaşmanın ardından bazı spor kanallarında yapılan yorumlara şöyle bir göz atma imkanı buldum. Bazı yorumcular, “Beşiktaş hakemle kaybetti!” şeklinde görüş bildirdiler. Bu yorumlara katılmam söz konusu bile değil! Evet, Leroy Sane’nin 28.dakikada Asllani’ye yaptığı -sakatlamaya yönelik- müdahale sonrası kırmızı kart görüp oyundan atılması gerekiyordu. Böylesine sert bir hareketin cezasız kalması tam bir skandaldır. Üzerinde tartışmaya gerek bile görmüyorum. Ayrıca Victor Osimhen ikinci sarıdan atılmalıydı, atılmadı. Evet, hakem Beşiktaş aleyhine kötü bir yönetim sergiledi, kabul ediyorum.
Ancak, Sane’nin oyundan atıldığı dakika da Beşiktaş takımı açısından -işin işten geçtiği- bir dakika filan değildi. Hiç kimse kendini kandırmasın! Leroy Sane 62.dakikada oyundan atıldı. Karşılaşma o dakikadan sonra, duraklamalar da dahil olmak üzere 37 dakika oynandı. Beşiktaş, gol yollarında biraz daha etkili olabilseydi bu 37 dakikalık süreye iki gol bile sığdırabilirdi ama başaramadı. Çünkü, bitiricilik noktasında çok büyük bir sıkıntı yaşadılar.
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın bile karşılaşmanın ardından düzenlediği basın toplantısında, çok kötü bir ilk yarı geçirdiklerini ifade ederek doğru bir özeleştiri yaptı. Dolayısıyla, Beşiktaş’ın hakem hatalarının arkasına sığınarak zaman kaybetmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ligi bitirebildikleri en iyi şekilde tamamlayarak gelecek sezonun kadro planlamasına vakit kaybetmeden başlamalılar.