Barışcan İğrek
Trabzonspor gelecek adına ümit veriyor
Trendyol Süper Lig’de heyecan bütün hızıyla devam ediyor. 19.haftayı da geride bıraktık. Devre arası transfer döneminin de halihazırda devam ediyor olması nedeniyle takımlar, transfer çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürerek en doğru mevkilere, maksimum verim alabilecekleri isimleri transfer edebilmek adına büyük bir gayret sarf ediyorlar.
Oynadığı etkili ve göze hoş gelen futbol ile ilk yarının en dikkat çeken takımlarından biri olan Trabzonspor, ligin ikinci yarısına da 2’de 2 yaparak güzel bir başlangıç yaptı.
Süper Lig’in 19.haftasında Papara Park Stadyumu’nda Kasımpaşa ile karşılaşan Bordo Mavililerin, kendi sahalarında oynamalarına rağmen Kasımpaşa karşısında oyunu domine eden, üstünlüğünü rakibine hissettiren, etkili hücum organizasyonları gerçekleştiren bir performans ortaya koyduğunu söyleyemeyeceğim. Oyunun belirli bölümlerinde fiziki ve mental olarak düşüş yaşadılar. Hücum hattında üretken olabildiklerini düşünmüyorum.
Ancak buna rağmen, 51.dakikada Paul Onuachu ve 84.dakikada Oleksandr Zubkov’un bireysel becerilerini kullanarak attıkları gollerle Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etmeyi başardılar.
Özellikle 51.dakikada Paul Onuachu’nun attığı ve Trabzonspor’u 1-0 öne geçiren gol; gözlerimizin pasını silecek kadar güzel bir gol idi. Kasımpasa ceza sahasında topla buluşan Nijeryalı santrafor, topuğuyla ufak bir fake hareketi yaptıktan sonra topu önüne çekerek son derece net bir gol vuruşuyla topu ağlara gönderdi. Görsel açıdan futbolseverlere keyif veren bir enstantane olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Trabzonspor, sezon başından bu yana ortaya koyduğu göze hoş gelen futbol ile taraftarlarını gelecek adına umutlandıran bir görüntü ortaya koyuyor. Kötü oynadıkları maçlarda bile bir şekilde, araya bir gol sıkıştırıp gelip gelmesini biliyorlar. Bu özellik, şampiyonluğa oynayan bir büyük takım için çok önemli bir artı değerdir.
Açıkça ifade etmek gerekirse; Trabzonspor’un bu sezonu şampiyonlukla taçlandırabileceğine pek ihtimal vermiyorum. Bir noktada tıkanacaklarını düşünüyorum. Çünkü, henüz çok yeni ve genç oyunculardan kurulu bir takım Trabzonspor. Şampiyonluk stresini kaldırmak konusunda biraz tecrübesiz olduklarını düşünüyorum. Ancak, mevcut kadronun büyük bir bölümünün muhafaza edilmesi ve üzerine kaliteli takviyeler yapılması halinde bu takımın, 2-3 yıl içerisinde Trendyol Süper Lig’de ve Ziraat Türkiye Kupası’nda ses getirecek başarılara imza atabileceğini düşünüyorum. Kademe kademe çıtayı yükselteceklerini düşünüyorum.
Daha da önemlisi Trabzonspor takımı, taraftarlarına “tünelin ucunda bir ışık” olduğunu gösterdi. Demek ki neymiş; doğru bir planlama ile, çok yüksek olmayan bir bütçe belirlenerek verimli bir takım kurulabiliyormuş. Bir stoper ya da bir sol bek oyuncusunu transfer etmek için, o futbolcunun kulübüne 15-16-17 milyon Euro bonservis bedeli teklif eden kulüplerimize ibret olsun! Ders olsun!
Trendyol Süper Lig’de; lider Galatasaray ile birlikte şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olan Fenerbahçe, Alman teknik direktör Domenico Tedesco’nun takımın başına geçmesinin ardından gerek saha sonuçları, gerekse oynanan mücadeleci ve güzel futbol açısından “hatırı sayılır” bir yükseliş trendi yakaladılar.
Ara transfer döneminde; şu ana kadar Matteo Guendouzi, Anthony Musaba ve Mert Günok’u renklerine bağladı Sarı Lacivertliler. Bu üç isim arasında, Fenerbahçe taraftarlarının transferine en mutlu olduğu ismin Fransız merkez orta saha oyuncusu Matteo Guendouzi olduğunu düşünüyorum. Arsenal, Lazio, Marsilya gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerinde forma giymiş, önemli bir futbolcu Guendouzi. Ayağının tozuyla çıktığı 2025 Süper Kupa’nın Galatasaray ile final maçında da takımını 1-0 öne geçiren golü kaydederek Fenerbahçe kariyerine güzel bir başlangıç yapmış oldu. Fenerbahçe’ye yeni transfer olan bir futbolcu için bundan daha mükemmel bir başlangıç olamazdı herhalde!
Fenerbahçe, ligin 19.haftasında Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi‘nde konuk ettiği Göztepe ile 1-1 berabere kaldı.
Evet, Göztepe karşısında son derece etkisiz bir futbol ortaya koydu Fenerbahçe. 17.dakikada Nene’nin attığı gol dışında rakipleri karşısında hiçbir varlık gösteremediler. Pozisyon üretme noktasında yetersiz kaldılar. Bitirici santrafor eksikliğini fazlasıyla hissettiler. Bu eksiklik de gol vuruşlarını istenilen kalitede yapamamalarını sağladı.
Ancak Fenerbahçe takımı, bu kadar kötü oynadıkları bir maçta bile oyun disiplininden asla taviz vermedi. Maçı dikkatli izleyenler ne demek istediğimi net bir şekilde anlayacaktır. Rakibe boş alan bırakmıyorlar. Savunmada iyi yerleşiyorlar. Karşılaşmanın ikinci yarısında Göztepe’ye pozisyon vermediler. Teknik direktör Domenico Tedesco’nun, “Alman disiplini” adını verdiğimiz katı disiplin anlayışını takımına yerleştirmeye başladığını net bir şekilde görebiliyorum.
Bir noktaya daha değinmek istiyorum. Fenerbahçe’nin Göztepe maçında kaybettiği iki puanı, “ekstra kayıp” kategorisine asla almam! Göztepe, Trendyol Süper Lig’in göze hoş gelen futbol oynamaya çalışan takımlarından biri. Kaliteli oyunculardan kurulu bir takım. Avrupa kupalarına katılma hedefiyle sezona başlayan bir ekip. Göztepe’ye karşı yaşanan ya da yaşanacak olan puan kayıplarının “sürpriz puan kaybı” olarak tanımlanabileceğini düşünmüyorum.
Göztepe karşısında Fenerbahçe’nin yaşadığı puan kaybı kimseyi aldatmasın. Belirlenen bütçe dahilinde mevcut kadroya üst düzey, kaliteli, golü koklayan, bitirici bir santrafor takviyesi yapılması halinde Fenerbahçe, şampiyonluk yarışını sezon sonuna kadar sürdürecektir.