Abdullah Öcalan'dan yeni mesaj: Alevi Rönesansı demokratik geleceğin sütunlarından biridir
Abdullah Öcalan DEM Parti İmralı Heyeti aracılığıyla, Aleviler ve İdris-i Bitlisi hakkında açıklama yaptı. Öcalan, "Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmeyi" hedeflediğini söyledi.
GAZETE PENCERE - DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, 13 Eylül’de İmralı’da Abdullah Öcalan ile bir araya geldi.
Görüşmenin ardından yazılı bir açıklama yapan İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan’ın sürece dair değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı.
DEM Parti’li yetkililer söz konusu tartışmalar başta olmak üzere İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin içeriğine dair bilgileri gazetecilerle paylaştı.
Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Ömer Güngör’ün aktardığına göre, DEM Partili yetkililer, sosyal medya üzerinden dolaşıma sokulan görüşme tutanaklarının Abdullah Öcalan ile ilgisinin olmadığını bir kez daha vurguladı. Söz konusu tutanaklarda özellikle İdris-i Bitlisi ile ilgili bazı iddialar tartışmalara yol açmıştı.
Abdullah Öcalan’ın DEM Parti İmralı Heyeti ile yaptığı son görüşmede, Demokratik Toplum Manifestosu için daha önce İdris-i Bitlisi hakkında yaptığı değerlendirmelerinin eksik yansıması nedeniyle yürütülen tartışmalara bir kez daha değindiği ifade edildi.
İDRİS-İ BİTLİSİ TARTIŞMASI
Abdullah Öcalan’ın konuyu netleştirmek için verdiği mesajda şu ifadeleri kullandı:
“İdris-i Bitlisi’nin Sünni mirliklerle Osmanlı arasındaki ittifakını hatırlatmak, onu eksiklikleri ile beraber olduğu gibi yeniden canlandırmak değildir. Tam tersine, geçmişte mirlerin ve egemenlerin çıkarına kurulan ittifak anlayışını, bugün halkların ve inançların çıkarı doğrultusunda güncellemektir. Alevilerin tarihsel hafızasını ve bu nedenle oluşan kaygılarını elbette ciddiye almak gerekir. Buradaki amaç Aleviliği Sünnilik içinde eritmek değil, Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle bu yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmektir. Söz konusu olan mirlerin değil halkların ittifakıdır. Amaç egemenliğin değil eşitliğin ve özgürlüğün ittifakıdır. Alevi Rönesansı da bu ortak demokratik geleceğin en önemli sütunlarından biridir.”
‘AÇIK BİR PROVOKASYON’
Abdullah Öcalan’ın Kobani'de yaşananları "açık bir provokasyon" olarak nitelediği kaydedildi.
Abdullah Öcalan’ın "Bir genci vahşice katledip sonra da kente girmeye bahane edeceksin. Bu açık bir provokasyon. Diyalog zeminine yönelik bu sabotaj hemen durmalıdır" uyarısında bulunduğu belirtildi.
Abdullah Öcalan’ın İran’da yaşanan gelişmelere dair değerlendirmeleri de aktarıldı. Abdullah Öcalan’ın "PJAK'ın izlediği politikanın doğru olduğunu, başka etki alanlarına girmeden halkı savunma stratejisinin yerinde olduğunu" ifade ettiği kaydedildi: "Eğer bu yapılmazsa Kürtlerin meşru savunma hakkı olur. Türkiye bu konuda pozitif rol oynamalıdır."
MEHDİ ZANA İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
Abdullah Öcalan’ın yakın zamanda yaşamını yitiren Mehdi Zana için de mesaj gönderdiği de belirtildi. Abdullah Öcalan’ın mesajı şöyle: "Halkın yerel demokrasi temelinde irade olması için önemli bir çabaya sahipti. Başta Leyla Zana olmak üzere tüm ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum."
Kaynak:Haber Merkezi