Ahmet Şık'tan 'fon' vurgunu için yeni paylaşım: AK Parti'nin tepesine uzanan 'EFT' izleri ve soygunun Yargıtay ayağı!

TİP Milletvekili Ahmet Şık, fon soygununun AK Parti ve devlet bürokrasisinin tepesindeki isimlere uzandığını belirtti. Soygunun Yargıtay ayağına da dikkat çeken Şık, Akın Gürlek'in de Erdoğan'ın etrafını temizleyerek nasıl güçlendiğini yazdı.

Ahmet Şık'tan 'fon' vurgunu için yeni paylaşım: AK Parti'nin tepesine uzanan 'EFT' izleri ve soygunun Yargıtay ayağı!

GAZETE PENCERE - TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, fon soygununa ilişkin AK Parti içinden aldığı kulis bilgilerini sosyal medya hesabından paylaştı.

Fon soygununun AK Parti ve devlet bürokrasisinin tepesine doğru uzandığını belirten Şık, En çok çaba harcanan konunun AK Partili üst düzey isimlerin sızmamasıyla ilgili olduğunu belirtti.

"160 MİLYON TL BANDINDA KÂR ELDE EDEN YARGITAY ÜYELERİ..."


Fon vurgununda bazı Yargıtay üyelerinin de ismine ulaşıldığını belirten Şık, "400 bin ile 160 milyon TL bandında kâr elde eden Yargıtay üyelerinin isimleri tespit edildi" dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de Erdoğan’ın etrafını “temizleyerek” güç kazandığını ifade eden Ahmet Şık şunları kaydetti:

"Bu gece çoğu AKP içinden biraz kulis bilgisiyle vaktinizi alacağım.

Soygunun ortaya çıkmasından sonra bilgi sahibi olmadığı konuyu anlamaya çalışan Erdoğan’a ekonomi kurmayları sistemin nasıl işlediğine dair sunumlar yaptı. Adalet Bakanlığı en tepe bürokrasisi tarafından yapılan sunumda da Fatma Betül Sayan Kaya’nın sistemin içine nasıl dahil olduğunu ve neler yaptığı belgeleriyle anlatıldı. Çekirdek ailesinden sonra gelen halkada bulunan değer verdiği ailelerden gelen bir isim olan Kaya’nın adının karışmasına çok sinirlenen Erdoğan öylece Sayan’ın üzerini çizdi. “Bir rezilliğe bulaştık yakalandık” diye değil neden kendisinin kurban seçildiğini düşünen ve kendi mahallesi tarafından vebalı muamelesi gören Fatma Betül Sayan Kaya’nın görüşme talebi de Recep Tayyip Erdoğan tarafından reddedildi.

Adalet Bakanlığının sunumunda Nihat Zeybekçi’nin adı da “şüpheli” olarak gündeme getirildi. Ancak Erdoğan’a yakın bazı isimlerin uyarısı üzerine konunun araştırıldığı, kendisiyle görüşülmesinin ardından Zeybekçi’nin dolandırılanlar arasında olduğu anlaşıldı. Ancak kısa süre sonra oğlu Mustafa Yazıcı’nın şüpheliler arasına katılmasıyla konu Hayati Yazıcı’ya uzandı. Mustafa Yazıcı’nın malvarlıklarına tedbir konulması kararı alınmadan önce Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorularak onay alındığı ancak uygulanan tedbir kararının birkaç saat içinde kaldırılmasında ise Gürlek’e sorulmadan yapıldığını da ekleyelim.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın fonlardan vurgun yaptığının belgesinin sızdırılmasının Adalet Bakanlığı bürokrasisi üzerinden olunduğunda ortak kanaat var. Aynı şekilde yine Adalet Bakanlığı bürokrasisinin sızdırmaları olduğu düşünülen Nihat Zeybekçi’nin fonlarda dolandırılanlar arasında olduğu ve Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın mal varlığı üzerinde tedbir kararı alınması gibi uygulamaların da AKP içine mesaj verme amaca taşıdığı düşünülüyor.

Fon soygununa bulaşanlar arasında AKP ve devlet bürokrasisi içinden önemli isimlerin de olduğu bilgisi Recep Tayyip Erdoğan’a iletildi. Sorunu temizlemenin ve kontrolünü ele almanın çok zor olduğu düşünülüyor. Bugüne kadar konuşulanlar dışında AKP ve devlet bürokrasisinin tepsine doğru uzanan çok sayıda isim belirlenmiş durumda. Mesela kendi adıyla değil bir yakını üzerinden fon soygun sistemine dahil olan bir üst düzey AKP’linin ismi, o yakınının kendisine yaptığı yüklü miktarda EFT havaleler üzerinden tespit edildi. Bazı isimlerin yurtdışına para aktardığı ya da elde ettikleri kazancı başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde yatırıma dönüştürdüğü de belirlendi.

Fon vurgununda bazı Yargıtay üyelerinin de ismine ulaşıldı. 400 bin ile 160 milyon TL bandında kâr elde eden Yargıtay üyelerinin isimleri tespit edildi.

Fon soygununa adı karışan şirketlerden Bulls Yatırımın, Enver Çevik ve Kemal Akkaya ile birlikte ortakları arasında eşi Neslihan Mumcu’nun da olduğu eski Kültür Bakan Yardımcısı ve şimdiki BTK üyesi Batuhan Mumcu da AKP’de dikkatlerin üzerinde toplandığı isimlerden. Her ne kadar kurulan sistem içinde “alt kadro” olarak görüldüğü belirtilse de Mumcu’nun üzerine gidilmesi halinde konunun nereye varacağı ve hangi üst düzey isimleri kapsayacağı bilindiği için ciddi endişe var. Bu şekilde ne kadar kontrol altında tutulacağı da belirsiz. En çok çaba harcanan konu AKP’li üst düzey isimlerin sızmamasıyla ilgili.

AKP ve devlet bürokratlarının para zaafları görerek iştahını açıp sisteme dahil eden kişi olarak Erdin Özel’in simi telaffuz ediliyor. “Konuşmaması gerekenler arasında” diye kodlanan Erdin Özel, Tera’ya ait şirketlerde yönetim kurulu başkanı olmasına rağmen tuhaf biçimde adli kontrol kararı uygulanarak serbest kalmıştı. Erdin Özel’e sağlanan bu koruma Fatma Betül Sayan Kaya ifşa olana dek sürdü ve ardından tutuklandı. Erdin Özel’i kim ya da kimlerin korumaya çalıştığı ise hala ortaya çıkmadı. En son Mersin operasyonunda gördüğümüz üzere muhalefete yönelik her türlü operasyonun görüntü ve bilgileri Mehmet Kap sahte kimliğiyle Furkan Torlak’ın yönettiği trol+medya organize suç şebekesine sızdırılırken Erdin Özel’in ifadelerine ise hâlâ kimse ulaşamadı.

Fon soygununun, Erdoğan’ın “Atlatalım” dediği kaybettireceği görüşü hakim. Bu yüzden çeşitli örtbas etme girişimleriyle seçimlerin olabilecek en geç zamanda erkene alınarak yapılması fikri daha belirginleşmiş halde. Ülke gündemini belirlemek (Fon soygunu uluslararası finans kuruluşunun raporuyla patladı) konusunda olduğu kadar değiştirmek konusunda da hayli mahir olduğunu iktidarı süresince çeşitli biçimlerde kanıtlayan AKP’nin ne tür hamlelerle bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini zaman içinde anlayacağız.

Fethulahçı çete, AKP ile iktidara ortak olduğu zamanda kumpas soruşturmalarında önlerindeki engelleri temizlemek için Recep Tayyip Erdoğan’ı, kendisi ve ailesine ilişkin çok sayıda sahte suikast raporlarıyla rehine haline getirmişti. Akın Gürlek’te bu Fethullahçı çete taktiğini, Adalet Bakanı koltuğuna oturtulmasından sonra AKP’li olarak bilinen bazı isimlere karşı yapılan operasyonlarla uyguladı. Erdoğan’ın etrafını “temizleyerek” güç kazandı. Kendisinden önce de “En sıkı ve güvenilir Erdoğancı görünen” aralarında bakanların da olduğu birçok ismin şu an esamisi okunmuyor. Gürlek de kendisinden öncekilerin başlarına gelenlerin deneyimiyle hareket edip kendini sağlama aldığını düşünüyor olabilir ama AKP ve bürokrasi içinde Erdoğan’ın belirlediği alanın sınırları içinde ve onun tanıdığı süre kadar güce sahip olunabileceğini zamanla anlayacaktır.

NOT: Şurada; https://

x.com/ahmetsahmets/status/2103925490079732213?s=46

Akın Gürlek’e, “Tutuklu şüphelilerden Emre Tezmen ve Muhammed Yarız ile tutuksuz Erdin Özel (sonradan tutuklandı) ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde kaç kez görüşmüştür? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?” diye sormuştuk.

Elbette sessiz kalındı. Bu kez görüşmelerin yapıldığı otel Shangri La İstanbul ve Hilton Bomonti olabilir mi diye otel adlarını vererek soralım bakalım yanıt gelecek mi?

Fon soygunu soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan isimlerden biri olan Bilal Çalışkan’la birlikte göründükleri fotoğrafla ilgili “Adalet Bakanlığı kaynakları” adıyla yapılan açıklamalarda Gürlek’in “Çalışkan’ı şahsen tanımadığı ve fotoğrafın program sırasında anlık olarak çekildiği” belirtilmişti. Emre Tezmen, Muhammed Yarız, Erdin Özel ve eğer gerçekten yakalanıp Türkiye’ye getirilirse Bilal Çalışkan’ın kullanımında olan telefonların yapılacak HTS incelemelerinde Bakan Gürlek’le herhangi bir görüşme trafiği olup olmadığı da belirlenecektir. Öyle ya, “Ucu nereye kadar giderse gitsin” denilen bir fon soygunu soruşturması var."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar