Depremin üstünden 3 buçuk yıl geçti: Enkaz kalktı adalet gelmedi
Kamu görevlileri hakkında ya soruşturma açılmadı ya da açılan soruşturma bir türlü tamamlanmadı. Davanın ilerlemesi için gerekli bilirkişi raporları aylarca beklendi. Olası kast suçlaması etkin bir şekilde uygulanmadı.
Burcu Özkaya Günaydın
GAZETE PENCERE - 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç buçuk yıl geçti. Yıkılan binalarda yakınlarını kaybedenlerin adalet talebi büyük ölçüde karşılıksız kaldı. Birçok dosyada kamu görevlileri hakkında ya soruşturma açılmadı ya da açılan soruşturma bir türlü tamamlanmadı. Davanın ilerlemesi için gerekli bilirkişi raporları aylarca beklendi. Olası kast suçlaması etkin bir şekilde uygulanmadı.
6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç buçuk yıl geçti. Resmi verilere göre Hatay'da yaklaşık 24 bin kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 14 bin bina yıkıldı, 90 bine yakın yapı ise ağır hasarlı veya kullanılamaz hale geldi.
ÖLEN 24 BİN, TUTUKLU 5 KİŞİ
13 bin 899 binanın yıkıldığı, 24 bin 147 kişinin yaşamını yitirdiği Hatay’da görülen deprem davalarında tutuklu yargılanan kişi sayısı sadece beş.
Antakya ilçesinde 269 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans ile ilgili yargılamada müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, Mehmet Haşim Eraslan, Bülent Seküçoğlu tutuklu.
51 kişinin yaşamını yitirdiği ve yangın nedeniyle birçok cenazeye ulaşılamayan Cemil Çapar Apartmanı ile ilgili yargılamada, kendisini “Deprem Allah’tan geldi, bir suçum yok” sözleriyle savunan müteahhit Mehmet Özkan’a 17 yıl, Mehmet Güçlü’ye ise 14 yıl hapis cezası verildi. Bu kişiler “hükümözlü” olarak cezaevindeler.
BİR YILDIR BİLİRKİŞİ RAPORU YOK
Birçok dosyada belediye görevlileri, yapı kontrol birimleri ve ruhsat süreçlerinde görev alan kamu görevlileri hakkında soruşturma izinleri ya hiç verilmedi ya da yıllarca bekledi. Bazı dosyalarda kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmesi bir yıl sürdü.
Antakya ilçesinde yıkılan Göçemen-2 Apartmanı ile ilgili yargılamada bilirkişi raporu, bir yıldan fazla süre beklendi. Bu süreçte yargılama tıkandı.
Kırıkhan’da 55 kişinin yaşamını yitirdiği Kupik Apartmanı yargılamasında, Haziran 2026’da görülen ikinci duruşma öncesinde gelen bilirkişi raporunun ardından yeni bir rapor daha istendi.
169 kişinin yaşamını yitirdiği Emlakbank 1. Etap Konutları davasında da duruşmalar, yeni bilirkişi raporu gelmediği için birkaç kez ertelendi.
Antakya’da 103 kişinin yaşamını yitirdiği Kule Apartmanı ile ilgili yargılamada, müşteki avukatının eksik bulması üzerine yenisi istenen bilirkişi raporu henüz beklenirken, tutuklu müteahhit Ömer Cihan tahliye edildi.

DÖRT DURUŞMADIR EVRAK YOK
Antakya'da 88 kişinin yaşamını yitirdiği Elit Apartmanı davasında tutuklu yargılanan müteahhit Mithad Tanyürek’in kaçak kat gerekçesiyle vurulan mührün, belediyenin çorba evine 140 bin lira bağış karşılığında kaldırıldığı yönündeki iddiası mahkemeyi harekete geçirdi. Mahkeme, bu iddia ile ilgili belediyeden açıklama istedi. Tutuklu müteahhit ve denetim firması yetkilisi tahliye edildi ama belediye, mahkemenin istediği belgeyi dört duruşmadır göndermedi.
İKİ AYRI RAPOR, İKİ FARKLI KUSUR DAĞILIMI
İskenderun Devlet Hastanesi'ne ait bir binanın yıkılması sonucu 125 kişi yaşamını yitirdi. İdare mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda; Sağlık Bakanlığı yüzde 95, AFAD yüzde 5 oranında kusurlu bulundu. Fakat Temmuz 2026'da sunulan başka bir bilirkişi raporunda ise yapı müteahhidi, proje müellifleri ve fenni mesuller yüzde 75 oranında kusurlu bulundu. Kamu kurumlarının toplam kusur oranı yüzde 25 olarak değerlendirildi. Ancak raporda Sağlık Bakanlığı'na ayrıca kusur atfedilmedi.
4 KAMU KURUMUNUN TOPLAM KUSURU YÜZDE 20
Antakya'da 269 kişiye mezar olan Rönesans Rezidans'ta yakınlarını kaybedenler; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Antakya Belediye Başkanlığı aleyhine dava açtı. Bilirkişi raporunda kamu idarelerine toplam yüzde 20 kusur atfedildi.
KUSUR BELLİ, KUSURLU BELLİ AMA İDDİANAME YOK
Bilirkişi raporu tamamlandığı halde iddianamesi hâlâ hazırlanmayan deprem dosyaları da var. 35 kişinin yaşamını yitirdiği Rana Apartmanı ile ilgili yargılama bu davalardan biri. Üstelik bilirkişi raporu kamu görevlilerini asli kusurlu olarak belirlemiş olmasına rağmen dosyada hâlâ iddianame hazırlanmadı.
SORUŞTURMA İZNİ VAR, BAŞKANLAR LİSTEDE YOK
Antakya'da, yıkıldığında üç yıllık bina olan Ilgım Apartmanı'nda 47 kişi yaşamını yitirdi. Ama dosyada tutuklu sanık yok. Bilirkişi raporunda belediye görevlileri asli kusurlu sayıldı. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'ndan soruşturma izni istedi. Bakanlık, yedi belediye görevlisi hakkında soruşturma yürütülmesine izin verdi. Ancak bunlar arasında önceki dönem AKP'li belediye başkanları İsmail Kimyeci ve İzzettin Yılmaz yoktu. Apartmanın enkazında yakınlarını kaybedenler, bu iki ismin de soruşturmaya dahil edilmesi için karara itiraz etti. Dosya Danıştay'da.

MEMUR, MÜTEAHHİTLE BİRLİKTE YARGILANIYOR
Kamu görevlileri, bazı dosyalarda sanık konumunda. Bu dosyalardan en önemlisi, Kırıkhan'da 26 kişinin yaşamını yitirdiği Yağmur Apartmanı ile ilgili yargılama. Dönemin Kırıkhan Belediye Başkan yardımcıları ve imar müdürlüğü yöneticileri bu dosyada müteahhitlerle birlikte aynı iddianamede sanık olarak yer alıyor.
Kamu görevlilerinin sanık olarak yer aldığı bir diğer dosya, Antakya'daki hastane binasının yıkılması ve 68 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili. Dosyanın tek sanığı dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat. Hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi ama tutuksuz...
KUSUR ORANI DÜŞÜRÜLDÜ
Antakya Odabaşı Mahallesinde 69 kişinin yaşamını yitirdiği Fuat Koku Apartmanı'nın yıkılması ile ilgili yargılama sürerken kamuya yüklenen kusur oranı düşürüldü. Yakınlarını kaybedenler Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Antakya Belediye Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) hizmet kusuru nedeniyle idare mahkemesinde dava açtı.
Bilirkişi heyetinin ilk raporunda, Antakya Belediyesi’ne yüzde 18, Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne yüzde 4, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yüzde 5, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na (AFAD) yüzde 4 oranı olmak üzere toplamda kamu kurumlarına yüzde 31 oranında kusur atfedildi. İdare mahkemesi daha sonra, ek bir rapor talep etti. Ek raporda kamu kurumlarının kusur oranlarına ilişkin dağılım değişti. Toplam kusur yüzde 31'den yüzde 20'ye düştü.
"TUTUKLANMAYAN SANIKLAR KAYIPLARA KARIŞIYOR"
Adalet Peşinde Aileler Platformu üyesi Döne Kaya, AFAD’ın 2019-2021 yılları arasında hazırladığı İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) raporlarının 6 Şubat depremlerinin gelişini açıkça öngördüğünü belirterek mahkemelerin bu hayati verileri yargılama süreçlerinde göz ardı ettiğini vurguladı. Sevdiklerinin ölümünden sorumlu tutuklu sanıkların denetimli serbestlikle dışarıda olmasını kabul etmediklerini ifade eden Kaya, “Tüm sanıkların tutuklu yargılanmasını istiyoruz. Üç buçuk yıllık tecrübemiz gösterdi ki tutuklanmayan sanıkların bir kısmı karar aşamasından sonra kayıplara karışıyor” dedi.
6 Şubat depremlerinin ardından kurdukları Adalet Peşinde Aileler Platformu (APA) çatısı altında hem duruşmaları takip ettiklerini hem de kamuoyu oluşturarak adalet mücadelesini sürdürdüklerini belirten Kaya, taleplerini şöyle sıraladı:
“Kamu görevlileri hakkındaki soruşturmalar geciktirilmeden yürütülmeli, bilirkişi raporları ile iddianame süreçleri hızlandırılmalı ve firari sanıklar bir an önce yakalanmalı. Yargılamalarda felaketin öngörülebilirliği dikkate alınarak ‘bilinçli taksir’ yerine ‘olası kast’ suçlaması etkin biçimde uygulanmalı. İdari yargıda depremin 'kaçınılmaz doğal afet' sayılarak kamu idaresinin sorumluluğunun sınırlandırılmasını kabul etmiyoruz. Müteahhitlerden yapı denetim firmalarına, belediye görevlilerinden merkezi idareye kadar tüm sorumlular aynı soruşturma zinciri dâhilinde tek bir dosyada değerlendirilmeli. Deprem suçlarına özgü yeni bir yasal düzenleme hayata geçirilmeli ve benzer felaketlerin önüne geçilebilmesi için yargılamalarda olası kast yaklaşımı kararlılıkla esas alınmalı."
Kaynak:Haber Merkezi