İsmail Beşikci'nin sağlık durumu hakkında açıklama

Diyarbakır'da Eylül 2025'te katıldığı bir etkinlikte beyin kanaması geçiren İsmail Beşikci, sağlık durumunun stabil hale gelmesinin ardından İstanbul'a nakledildi. İsmail Beşikci Vakfı, Beşikci'nin rehabilitasyon ve tedavi sürecini duyurdu.

İsmail Beşikci'nin sağlık durumu hakkında açıklama

GAZETE PENCERE - Diyarbakır'da yaklaşık 1 sene önce konuşmacı olarak katıldığı bir etkinlikte beyin kanaması geçiren İsmail Beşikci, İstanbul'da nakledildi.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir ayı aşkın süre yoğun tedavi gören Beşikci daha sonra taburcu olmuştu.

Ardından Prof. Dr. Cenap Ekinci, daha önce klinik olarak kullandığı konutu Beşikci'nin bakım ve tedavisine tahsis etmiş, Beşikci yaklaşık on ay boyunca bu merkezde kalmıştı.

TEDAVİ SÜRECİ DEVAM EDECEK

İsmail Beşikci Vakfı (İBV), sağlık değerlerinin stabil hâle gelmesi ve seyahate engel teşkil eden koşulların ortadan kalkması üzerine Beşikci'nin İstanbul'a getirildiğini açıkladı. Beşikci'nin sağlık durumuna ilişkin açıklama yayımlayan Vakıf, Beşikci'nin İstanbul’daki bakım ve rehabilitasyon sürecinin Büyükçekmece'de devam edeceğini bildirdi.

Açıklamaya göre Dr. İsmail Beşikci, 15 Ağustos 2026 tarihinde Prof. Dr. Cenap Ekinci ve beraberindeki uzman ekibin refakatinde uçakla güvenli bir şekilde İstanbul’a nakledildi ve kalacağı eve yerleştirildi.

İBV, sosyal medya hesabından Beşikci'nin fotoğraflarını da paylaştı.

İSMAİL BEŞİKCİ KİMDİR?

Akademisyen, yazar, sosyolog İsmail Beşikci, ilköğrenimini İskilip’te, ortaöğrenimini ise Çorum Lisesi’nde tamamladı. 1962 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Ardından Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde asistan olarak akademik hayatına başladı.

1965–1971 yılları arasında Erzurum’da sürdürdüğü akademik çalışmaları sırasında “Alikan Aşireti Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme” başlıklı doktora teziyle Türkiye’de sosyoloji bilimine önemli katkılarda bulundu. Ancak 12 Mart 1971 askeri müdahalesi sonrası, Marksist propaganda yaptığı iddiasıyla üniversiteyle ilişiği kesildi ve hakkında davalar açıldı.

Beşikci, özellikle Kürt sorunu üzerine yaptığı araştırmalar ve yazılar nedeniyle hayatı boyunca yoğun baskılarla karşılaştı. Sekiz kez cezaevine girip çıkan Beşikci, toplam 17 yılını cezaevinde geçirdi. 1999’a kadar süren davalar sonucunda kendisine 100 yılı aşkın hapis ve yüksek para cezaları verildi. Çalışmalarının büyük bölümü yasaklandı; yayımladığı 36 kitaptan 32’si Türkiye’de toplatıldı.

Akademik ve entelektüel yaşamında bilimin özgürlüğünü, devlet ideolojisinin sorgulanmasını ve düşünce özgürlüğünü savunan Beşikci, 'Sarı Hoca' lakabıyla da tanınıyor. Eserlerinde Doğu Anadolu’nun toplumsal yapısı, Kürtlere yönelik zorunlu iskân politikaları, resmi tarih anlayışı, bilim yöntemi ve demokrasi konularına odaklandı.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar