Kılıçdaroğlu 2 saat bekledi, Deniz Göktaş görüşmek istemedi
Deniz Göktaş’ın avukatı Kılıçdaroğlu görüşmesini anlattı: Danışmanı defalarca aradı, Kılıçdaroğlu saat 8’de adliyeye gelip bekledi; Deniz istememesine rağmen görüştürüldü
GAZETE PENCERE - Komedyen Deniz Göktaş’ın avukatı Mehmet Sinan Aslan, tutuklama kararının verildiği duruşma günü, müvekkili Göktaş’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile nasıl görüştürüldüğünü anlattı. Aslan, Kılıçdaroğlu’nun danışmanının kendisini defalarca aradığını, duruşma günü ise saat 10.00’da başlayacak duruşma için Kılıçdaroğlu’nun saat 08.00’de gelip beklediğini söyledi. Kılıçdaroğlu’ndan gelen görüşme talebine Göktaş’ın, “Beni kimse kullansın istemiyorum” diyerek karşı çıktığını belirten Aslan, buna rağmen Göktaş’ın başka bir yere götürülerek Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü ve görüşmenin kendisine bilgi verilmeden gerçekleştirildiğini ifade etti.
T24'te yer alan habere göre Komedyen Deniz Göktaş'ın tahliye olmasının ardından Fatih Altaylı’ya konuk olan avukatı Mehmet Sinan Aslan, tutukluluk ve dava sürecine ilişkin soruları yanıtladı. Aslan programda, Göktaş’ın tutuklama kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü söylediği ve CHP’nin yalanladığı sürecin ayrıntılarını da anlattı.
'AVUKATI BİLE RİCA MİNNET GÖRÜYORSUNUZ'
Aslan, böyle bir görüşmenin hukuken rastlanabilir bir durum olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ben şimdi 25 yıldır şu mesleği yapıyorum. Şüpheli bir tutukluyla üçüncü kişinin görüştürüldüğünü gerçekten hiç görmedim. Neden? Bir defa şüpheliyi korumak söz konusu. İki, şüpheli üzerinde telkinde bulunulmasın, baskıda bulunulmasın diyedir. İlaç verebilir, başka bir şey olabilir. Görüştürülmez. Kuraldır. Sadece avukat görüştürülür. Avukatınızı bile rica minnet görüyorsunuz.”
'DANIŞMAN RAHATSIZ EDİNCE BEN DE ENGELLEDİM'
Aslan, görüşmenin detaylarını anlatmaya şu sözlerle devam etti: “Bugüne kadar anlatmadım ama o gün bir şey olmuştu. Sabahleyin telefonumda abartılı bir cevapsız çağrı vardı. Bilmediğim bir numara. Ben ceza işiyle uğraştığım için bilmediğim numaraları otomatik meşgule atıyorum, çok istiyorsa mesaj atar. Ama sabah yedi buçukta Deniz’le ilgili bir şey olmuş olmalı. Sonra bir mesaj geldi, ‘Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanıyım. Kemal Bey Deniz’le görüşmek istiyor’ veya işte ‘Sizinle görüşmek istiyoruz’ falan. Ben de çok rahatsız oldum. Baktım, hakikaten o kişi danışman. Bu arada devam ediyor aramaya. Ben de ‘Bizim iletişim işlerimizi falan filan arkadaşımız yapıyor. Onunla iletişim kurun’ diye mesaj attım ve devam etti aramaya. Onun üzerine ben de engelledim."
'BENİ ZORLA GÖRÜŞTÜRDÜLER, NE MÜNASEBET'
"Adliyeye gittim. İşime konsantre olmak istiyorum. Dediler ki, ‘Saat sekizden beri Kılıçdaroğlu burada.’ Çünkü duruşma onda olacak. Milletvekili değil, herhangi bir görevi, yetkisi yok ve oraya alınmış. Bu sırada Deniz geldi savcılığa. Biz de savcılığa girmek için, savcı önüne gitmek için beklerken dedim ki, ‘Deniz, Kemal Kılıçdaroğlu burada. Sabahtan sana söylememiş olabilir mi? Belki de istersin görüşmeyi. Görüşmek istiyorsan ama nasıl görüşeceğini bilmiyorum.’ O da ‘Yok asla, beni kimse kullansın istemiyorum’ dedi. Bu sefer tutuklamaya girdik. Tutuklama için sorgu hâkimine girdik. Tutuklama duruşması için, sorgu için. Orada karar verildi. Maalesef tutuklama kararı verildi. Deniz’e, cezaevine geleceğim ama bir mesajın var mı diye sordum. O da işte bir, ‘Neşemizi çalamazlar, bunu deyin’ dedi. İki, ‘Beni Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler’ dedi. ‘Şaka mı yapıyorsun?’ dedim. Duruşmadan önce görüştürmüşler. ‘Nerede?’ dedim. ‘Burada bir yerde görüştürdüler. Ben de bir sal CHP’yi, dedim’ dedi. Sonra orada Barış Pehlivan vardı, ona söyledim. O da onu paylaştı. Sonra CHP yalanladı. Ben bile kendimden tereddüt ettim. Deniz’e gittik hemen, aynı gece teyit ettim. Deniz, ‘Hayır’ dedi. Üstelik orada polis memurları vardı. Onlar da ‘Ya kendinden yaşlı bir insana bu kadar sert, kaba davranmasaydın’ falan demiş. ‘Ya zorla görüştürdüler, yani ne münasebet?’ falan demiş.”
Kaynak:Haber Merkezi