Rabia Naz’ı araştıran gazetecilere 14 yıl hapis istemi! Tanık görüşmesi 7 yıl sonra dava konusu oldu
Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin araştırmalar sırasında tanık Mürsel Küçükal’la 2019’da yapılan görüşme nedeniyle gazeteci Canan Coşkun, belgeselci Kazım Kızıl ve Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan hakkında 14 yıla kadar hapis cezası istendi.
GAZETE PENCERE - Görele Cumhuriyet Başsavcılığı, Giresun’un Eynesil ilçesinde hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin araştırmalar sırasında, dosyanın tanıklarından Mürsel Küçükal’la 13 Kasım 2019’da yapılan görüşme hakkında yaklaşık yedi yıl sonra dava açtı.
Gazeteci Canan Coşkun, belgeselci Kazım Kızıl ve Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan hakkında 14 yıla kadar hapis cezası istendi.
Savcılığın iddianamesinde gazeteci Canan Coşkun, belgeselci Kazım Kızıl ve Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan, “iştirak halinde birden fazla kişi tarafından cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ile suçlanıyor. Kızıl hakkında ayrıca “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlaması bulunuyor.
İddianameye göre soruşturma, Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin yürütülen dosyada tanık olarak ifade veren ve TBMM’de kurulan Komisyon’da da dinlenen Mürsel Küçükal’ın, 13 Kasım 2019’da olay yerinde Rabia Naz’ı nasıl gördüğünü anlatması ve yerde sürünerek canlandırma yapması üzerine başlatıldı.
Küçükal, emniyetteki ifadesinde olay yerine götürüldüğünü, kendisinden Rabia Naz’ın nasıl süründüğünü göstermesinin istendiğini, bunu yaparken baskı gördüğünü ve daha sonra bir odaya götürülerek önceki ifadesi hakkında sorular sorulduğunu ileri sürdü. Savcılık, Küçükal’ın kendisini zorlanmış ve korkmuş hissettiği yönündeki beyanını iddianameye taşıdı.
Oksijen gazetesinin haberine göre Canan Coşkun ve Kazım Kızıl iddianameye yansıyan ifadelerinde iddiaları reddetti. Kendi anlatımına göre Coşkun, Küçükal’ın evine tek başına gitti. Küçükal da evde konuşurken bir anda yere yatarak Rabia Naz’ı nasıl bulduğunu göstermeye başladı ve ardından kendiliğinden “Gelin, size orada göstereyim” diyerek olay yerine gitti.
Bu sırada olay yerine Şaban Vatan ve Kazım Kızıl geldi. Bunun üzerine Küçükal yeniden yerde sürünmeye başladı. Coşkun, kendisi ve Kızıl’ın bundan rahatsız olduğunu, Kızıl’ın çekimi bıraktığını, Vatan’dan canlandırmayı sonlandırmasını istediklerini belirtti.
Kızıl ise Küçükal’ın “Nasıl gördün?” sorusu üzerine kendi bir anda sırt üstü yere yattığını ve ardından sürünmeye başladığını anlattı. Durumdan rahatsız olduğunu söyleyen Kızıl, “Ben Şaban’ın koluna dokunarak el işareti ile yapma dedim ancak devam ettirdi” ifadesini kullandı.
İki isim de bunun üzerine olay yerinden ayrıldığını kaydetti. Baba Şaban Vatan’ın Küçükal hakkında “Bu görgü tanığı, ifade değiştirdi, baskıdan dolayı önce anlatmadı, şimdi anlatıyor” ve “Haberin olsun seni yakacaklar, ben bütün görüntünü çektim, tırnaktaki DNA’dan seni yakacaklar” ifadeleri de iddianamede yer aldı.
“Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamasıyla dava
Ancak savcılık 6 yıl sonra Kızıl’ın çektiği görüntülerin ve Coşkun’un aldığı ses kayıtlarının çözümünü yaptırdı. Bilirkişiden gelen rapor da 1 Şubat 2026’da dosyaya girdi. Daha sonra da iddianameye konu edildi.
Savcılık, bu kayıtları ve müşteki ile tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek Coşkun, Kızıl ve Vatan’ın “fikir ve eylem birliği” içinde hareket ettiğini, Küçükal üzerinde baskı kurulduğunu ve hareket özgürlüğünü kısıtladıklarını ileri sürdü.
“İştirak halinde birden fazla kişi tarafından cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan Coşkun, Kızıl ile Vatan’a dava açtı, 4 yıldan 14 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcı ayrıca Kızıl hakkında “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçundan ceza istedi.
Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti. Davanın ilk duruşması 22 Ekim saat 09.30’da görülecek.
Mahkeme, Coşkun ve Kızıl’ın savunmalarının alınması için bulundukları yerdeki mahkemelere SEGBİS talimatı gönderilmesine karar verdi.
AYNI SORUŞTURMADA DÖRT KİŞİ HAKKINDA TAKİPSİZLİK
Aynı soruşturma kapsamında İlhan Dede, Ömer Kıran, Tuba Demir ve Uğur Dede hakkında ise “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamaları yöneltilmişti.
Görele Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Nisan 2026’da bu dört kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılık kararında, bu kişiler yönünden suçlamaları doğrulayacak görgü tanığı veya “ispata muktedir herhangi bir kamera/ses kaydı” bulunmadığını, soyut beyanlar dışında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak somut delil elde edilemediğini kaydetti.
Kaynak:Oksijen