Frankenstein’ın Son Günü: Bu Kez Canavar Değil, Yaratıcısı Sorgulanıyor
Mary Shelley’nin ölümsüz eseri “Frankenstein”, Musa Göçmen’in yeni müzikaliyle sahneye taşınıyor. Senfonik müzik ile rock’ı buluşturan “Frankenstein’ın Son Günü”, 19 Eylül ve 22 Ekim’de Ankara’da seyirci karşısına çıkacak.
GAZETE PENCERE- Mary Shelley’nin iki yüzyılı aşkın süredir edebiyattan sinemaya sayısız kez yeniden yorumlanan “Frankenstein”ı, bu kez müzikal olarak seyirciyle buluşuyor. Besteci ve orkestra şefi Musa Göçmen’in imzasını taşıyan “Frankenstein’ın Son Günü”, hikâyeyi canavarın yaratıldığı geceden değil, yaratıcı ile yaratılanın birbirine hesap sorduğu son günden anlatıyor.
Yapımın merkezinde bilimin sınırlarını kabul etmeyen Victor Frankenstein bulunuyor. Ölümü yenmeye çalışan Frankenstein, sonunda kendi yarattığı hayatın sorumluluğuyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Hikâye ilerledikçe temel soru da değişiyor: Canavar yaratılan mı, yoksa onu yaratan mı?

YARATIK BU KEZ KORKUTMAKTAN ÇOK SORGULUYOR
Müzikalde Yaratık, yalnızca korku yaratan bir karakter olarak ele alınmıyor. Sevilmek, kabul edilmek ve neden var olduğunu anlamak isteyen bir varlık olarak seyircinin karşısına çıkıyor.
Victor ile Yaratık arasındaki çatışmanın merkezinde ise Eliza yer alıyor. Eliza’nın hikâyeye dahil olmasıyla anlatı bilim ve korkunun ötesine geçerek aşk, kıskançlık, vicdan ve insanın yarattığı bir canlıya karşı sorumluluğu gibi meselelere uzanıyor.
Bir tarafta hayat yaratmak isteyen Victor, diğer tarafta neden yaratıldığının yanıtını arayan Yaratık; ikisinin arasında ise sevginin hâlâ bir şeyleri değiştirebileceğine inanan Eliza bulunuyor.
FRANKENSTEIN’IN LABORATUVARI SAHNEYE TAŞINIYOR
Yapımda klasik tiyatro dekorunun ötesine geçen karanlık bir Frankenstein evreni oluşturulması hedefleniyor. Elektrik deneyleri, büyük laboratuvar düzenekleri, zincirler, sis ve dramatik ışık tasarımı canlı müzikle birleşecek.
Böylece Victor’un laboratuvarı yalnızca olayların geçtiği bir mekân değil, müzikalin atmosferini belirleyen unsurlardan biri haline gelecek.
MUSA GÖÇMEN HEM BESTECİ HEM VICTOR FRANKENSTEIN
Müzikalin müziklerinde senfonik yapı ile rock enerjisi bir araya geliyor. Yapımın bestecisi ve orkestra şefi Musa Göçmen, aynı zamanda Victor Frankenstein karakteriyle sahneye çıkacak.
Eliza karakterini Berrak Atlı, Yaratık’ı ise Cem Özçelik canlandıracak.
“NE YARATMAK İSTEDİN, NE YARATTIN?”
“Frankenstein’ın Son Günü”, insanın zamanı durdurma, yaşlanmayı geciktirme ve ölümü yenme arzusunu hikâyenin merkezine taşıyor. Victor Frankenstein ise bu arzuyu yalnızca düşlemekle kalmayıp gerçekleştirmeye çalışan bir insan olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak ölümü yenmenin bedeli, müzikalin temel hesaplaşmasına dönüşüyor. Yapım seyirciyi, “Ne yaratmak istedin? Ne yarattın?” sorusuyla baş başa bırakıyor.
İLK DURAK ANKARA
“Frankenstein’ın Son Günü” ilk olarak 19 Eylül’de Ankara Musa Göçmen Konser Salonu Çayyolu’nda sahnelenecek. Müzikal, 22 Ekim’de Ankara MEB Şura Salonu’nda yeniden seyirci karşısına çıkacak.
Yapımın İstanbul, İzmir ve Eskişehir gösterimlerinin tarihleri ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Kaynak:Haber Merkezi