İfade Özgürlüğü Derneği'nden ‘dijital tecrit’ uyarısı
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), yeni düzenlemelerle internette anonimliğin yok edildiğini ve bireylerin ‘fişlenme’ korkusuyla otosansüre sürüklendiği bir dönemin başladığını açıkladı
GAZETE PENCERE - Medya ve internet özgürlüğünün korunması için çalışan İFÖD, ‘Dijital İtaat Rejiminden Dijital Panoptikon’a: Tehlikenin Farkında Mısınız?’ başlıklı bir metin yayımladı. Açıklamada internette son dönemdeki denetlemelere ve bunların neden olacağı sonuçlara dikkat çekildi.
İngiliz filozof Jeremy Bentham’ın 1785’te tasarladığı ve sosyal bilimlerde çokça anılan ‘panoptikon’ hapishanelere atfen, dijital dünyaya dair atılan adımların herkesin gözetlendiği ve denetlendiği bir düzeni getirdiği vurgulandı.
İFÖD’ün açıklaması şöyle:
‘MUTLAK DİJİTAL DENETİM’
“İfade Özgürlüğü Derneği olarak ‘Dijital İtaat Rejimi’ başlıklı raporumuzu yayınlamamızın üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişken, Türkiye’nin internet sansüründe ‘Mutlak Dijital Denetim’ aşamasına geçişine tanıklık ediyoruz.
Bir taraftan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nezdinde yürütülen ’15 yaş altı çocuklara sosyal medyanın yasaklanması’ ve oyun platformlarına yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler; diğer taraftan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya hesaplarına ‘kimlik ve cep telefonu’ doğrulaması getirileceğini açıklaması, yapbozun parçalarını tamamlamaktadır. Amaç, çocukları korumak değil; herkesin izlendiği, fişlendiği ve denetlendiği devasa bir ‘Dijital Panoptikon’ inşa etmektir.
‘ANONİMLİK HAKKININ KALDIRILMASI HEDEFLENİYOR’
Adalet Bakanının önerdiği zorunlu kimlik doğrulaması, İnternet’in en temel yapı taşlarından biri olan anonimlik hakkını ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Anonimlik, sadece kişisel bir tercih değil; baskıcı rejimlerde muhaliflerin, gazetecilerin, aktivistlerin ve dezavantajlı grupların fikirlerini korkusuzca beyan edebilmelerinin tek güvencesidir.
Kullanıcıların her paylaşımı ‘T.C. Kimlik Numarası’ ile yapmaya zorlanması, toplum üzerinde devasa bir ‘dondurucu etki’yaratacaktır.
‘Fişlenme’ ve ‘yargılanma’ korkusu, yurttaşları otosansüre sürükleyecektir. Bu durum; sadece siyasi eleştirilerin değil, en temel demokratik hak olan boykot çağrılarının, şirketlere veya kurumlara yönelik haklı tepkilerin ve yolsuzluk iddialarının daha doğmadan boğulması anlamına gelecektir.
Bu düzenleme, suçla mücadele etmekten ziyade, toplumsal itiraz mekanizmalarını felç etmek ve dijital kamusal alanı tamamen sterilize etmek için kurgulanmış bir siyasi mühendislik projesidir.
ÇOCUK KORUMA DEĞİL, ‘DİJİTAL TECRİT’ PROJESİ
Adalet Bakanı’nın ‘itibar suikastlarını önleme’ gerekçesi, aslında bir Truva Atı işlevi görmektedir. Çocuk koruma ambalajıyla sunulan bu düzenlemenin içinden, devleti ve siyasi iktidarı her türlü eleştiriden yalıtmayı hedefleyen bir gözetim mekanizması çıkmaktadır.
Hükümet, sosyal medya platformlarını fiilen birer ‘dijital nüfus idaresine’ dönüştürerek, ifade özgürlüğünü idari bir prosedüre indirgemeye çalışmaktadır.
Eğer bu düzenlemeler ve oyun dağıtıcılarını (Steam, Epic Games vb.) hedef alan yeni yasa taslağı hayata geçerse, küresel teknoloji devleri imkânsız bir pozisyona sürüklenecektir. Bu şirketler iki seçenekle karşı karşıya kalacaktır:
1. Ya sistemlerini temelden değiştirip, küresel gizlilik standartlarını ihlal etme pahasına kullanıcıların hassas kimlik verilerini toplayan ve Türk devletinin tam teşekküllü ‘uyumlu aparatları’ haline gelen bir yapıya bürünecekler,
2. Ya da bu irrasyonel talepleri reddederek Türkiye pazarından tamamen dışlanma ve bant daraltma cezalarıyla kullanılamaz hale gelme riskiyle yüzleşeceklerdir.
Bu hamleler, Türkiye’yi küresel dijital ekosistemden koparma riskini taşımaktadır. Hedeflenen yapı, özgür ve açık İnternet değil; dijital itaatin mutlak olduğu, sadece devletin izin verdiği içeriklerin barınabildiği ve ifade özgürlüğünün ‘kimlik bildirme’ şartına bağlandığı devlet gözetimindeki bir ‘İntranet’ modelidir.
Tehlikenin farkındayız ve uyarıyoruz: İnşa edilen bu yapı, bir ‘çocuk koruma kalkanı’ değil; tüm toplumu kuşatan, dijital nefes alanlarını tamamen tıkayan ve Türkiye’yi açık dünyadan koparıp kendi içine hapseden bir ‘dijital tecrit’ projesidir.
Kaynak:Haber Merkezi