Burun tıkanıklığını önlemek için 5 öneri
Bahar aylarında artan polen yoğunluğu, üst solunum yolu şikayetlerini artırırken uzmanlar özellikle uzun süren burun tıkanıklığına karşı uyarıyor. 10 günü geçen tıkanıklık varsa bu önerileri dikkate alın...
GAZETE PENCERE - Baharın gelmesiyle birlikte burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve baş ağrısı gibi şikayetlerde artış yaşanıyor. Bu belirtiler çoğu zaman alerji olarak değerlendirilse de uzmanlara göre aynı zamanda sinüzitin erken sinyalleri olabilir.
HER 5 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR
Alerjik rinit de, toplumda en sık görülen kronik solunum yolu hastalıkları arasında bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 300 milyon insan astım ile yaşıyor. Bu tablo, alerjik hastalıkların küresel ölçekte ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyarken Türkiye’de de benzer bir artış dikkat çekiyor. Türkiye Alerji ve Astım Derneği verilerine göre her 5 kişiden 1’inde alerjik rinit görülüyor.
Alerjik rinitte ortaya çıkan iltihabi süreç, burun içi dokularda şişmeye neden oluyor. Bu durum sinüs kanallarının daralmasına ve tıkanmasına yol açıyor. Sinüslerin normalde mukus üretip bunu boşaltması gerekirken, tıkanıklık nedeniyle bu drenaj bozuluyor ve mikroorganizmalar için uygun bir ortam oluşuyor.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Hekimi Op. Dr. Çetin Yıldırım, bu süreci “Alerjik rinitte burun içindeki ödem sinüslerin doğal havalanmasını engeller. Bu durum sinüslerde sıvı birikimine ve ardından enfeksiyon gelişimine zemin hazırlar” sözleriyle açıklıyor.
BASİT BİR TIKANIKLIK ZİNCİRLEME ETKİ YAPIYOR
Burun tıkanıklığı yalnızca solunumu zorlaştıran geçici bir durum olarak görülmemeli. Uzun süre devam eden tıkanıklık, sinüs basıncının artmasına, yüz ve baş bölgesinde ağrıya ve koku alma duyusunda azalmaya yol açabiliyor. “Sinüslerin sağlıklı çalışabilmesi için açık ve havalanabilir olması gerekir” diyen Op. Dr. Yıldırım, “Alerjiye bağlı gelişen tıkanıklık uzun sürdüğünde bu sistem bozulur ve kronikleşen bir tablo ortaya çıkabilir. Bu durum özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ve sık alerji yaşayan kişilerde daha hızlı ilerleyebiliyor” ifadelerini kullanıyor.
ALERJİ VE SİNÜZİT ARASINDAKİ KRİTİK FARKLAR
Alerjik rinit ve sinüzit belirtileri birbirine benzese de bazı önemli ayrımlar bulunuyor.
• Alerjide şeffaf ve su gibi burun akıntısı görülür
• Sinüzitte akıntı daha koyu ve iltihaplı olabilir
• Alerjide hapşırık ve kaşıntı ön plandadır
• Sinüzitte yüz bölgesinde dolgunluk ve basınç hissi belirgindir
• Sinüzitte ateş ve halsizlik eşlik edebilir
“Bu ayrımın doğru yapılması tedavi sürecini doğrudan etkiler” diyen Op. Dr. Çetin Yıldırım, özellikle 10 günden uzun süren şikayetlerde sinüzit ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
TIKANIKLIĞI ÖNLEMEK İÇİN 5 ETKİLİ ADIM
Bahar aylarında alerji ve buna bağlı sinüzit riskini azaltmak için alınabilecek önlemler büyük önem taşıyor.
1. Polen Maruziyetini Azaltın
Dış ortamdan eve gelindiğinde duş almak ve kıyafet değiştirmek alerjen yükünü azaltır.
2. Burun Hijyenini Sağlayın
İzotonik solüsyonlarla burun yıkama, mukozayı temizler ve sinüslerin açık kalmasına yardımcı olur.
3. Ortamın Havasını İyileştirin
Evde düzenli temizlik yapmak ve mümkünse hava filtreleri kullanmak alerjen yoğunluğunu düşürür.
4. Günün Riskli Saatlerine Dikkat Edin
Polenlerin yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havada uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır.
5. Erken Müdahale Edin
Burun tıkanıklığı ve baş ağrısı uzun sürüyorsa gecikmeden uzman değerlendirmesi yapılmalıdır.
Kaynak:Haber Merkezi