Hapşırık sandığınız şey alerji olabilir
Mevsim geçişlerinde artan hapşırık, burun akıntısı ve göz sulanması çoğu zaman “basit bir üşütme” diye geçiştiriliyor. Oysa uzmanlara göre bu belirtiler, sandığınızdan farklı bir tabloya işaret edebilir.
GAZETE PENCERE - Mevsim geçişleriyle birlikte birçok kişi aynı şikayetleri yaşıyor: durmadan hapşırma, akan bir burun ve sulanan gözler… Çoğu kişi bu tabloyu hafif bir soğuk algınlığı olarak değerlendirip önemsemiyor. Ancak işin aslı her zaman bu kadar basit değil.
Uzmanlara göre özellikle bahar aylarında ortaya çıkan bu belirtiler, alerjik bir durumun habercisi de olabilir. Üstelik bu iki tabloyu birbirinden ayırmak hem doğru tedavi hem de günlük yaşam konforu açısından oldukça kritik.
HER HAPŞIRIK ALERJİ DEMEK DEĞİL
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Muhittin Dadaş, sık yapılan bir hataya dikkat çekiyor: her hapşırık alerji anlamına gelmiyor.
"Hapşırık aslında vücudun savunma mekanizması. Toz, keskin kokular, ani hava değişimi ya da basit bir viral enfeksiyon bile bu refleksi tetikleyebiliyor. Ancak hapşırıklar özellikle sabah saatlerinde art arda geliyorsa ve günlerce sürüyorsa, işin rengi değişiyor. Bu durumda alerji ihtimali daha güçlü hale geliyor" diye vurguluyor.
BAHAR NEZLESİ BULAŞICI DEĞİL
Halk arasında “bahar nezlesi” olarak bilinen alerjik rinit, aslında bağışıklık sisteminin polen gibi maddelere verdiği bir tepki. Yani bir enfeksiyon değil ve kişiden kişiye bulaşmıyor.
Bu tabloda burun akıntısı genellikle şeffaf ve su gibi oluyor. Burun tıkanıklığına gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma da eşlik edebiliyor. Bazı kişilerde geniz akıntısı ve boğazda yanma hissi de görülüyor.
SOĞUK ALGINLIĞINDAN EN NET FARKI: SÜRESİ
Alerji ile soğuk algınlığını ayırmanın en pratik yolu süresine bakmak.
Soğuk algınlığı birkaç gün içinde başlıyor ve genellikle 1 hafta içinde hafifliyor. Bu süreçte halsizlik, hafif ateş ve kas ağrıları da tabloya eşlik edebiliyor.
Alerjik rinitte ise durum daha uzun soluklu. Belirtiler haftalar, hatta aylar boyunca devam edebiliyor. Özellikle açık havada, çiçekli alanlarda şikayetlerin artması da önemli bir ipucu.

GÖZ KAŞINTISI ALERJİYİ ELE VERİYOR
Uzmanlara göre bazı belirtiler neredeyse doğrudan alerjiyi işaret ediyor. Yoğun göz kaşıntısı, berrak burun akıntısı ve peş peşe gelen hapşırıklar bunların başında geliyor.
Buna karşılık koyu renkli akıntı, ateş ve genel halsizlik daha çok enfeksiyon kaynaklı durumlarda görülüyor. Yine de kesin ayrım için uzman değerlendirmesi gerekiyor.
Bu iki durumun birbirinden ayrılması tedavi açısından da belirleyici.
Alerjik rinitte genellikle alerjenlerden uzak durmak, antihistaminik ilaçlar ve burun spreyleri kullanmak gerekiyor. Bazı hastalarda daha uzun vadeli çözümler de gündeme gelebiliyor.
Viral enfeksiyonlarda ise çoğu zaman dinlenme ve destekleyici tedavi yeterli oluyor.
UZUN SÜRÜYORSA HAFİFE ALMAYIN
Uzmanlar, özellikle uzun süren hapşırık ve burun şikayetlerinin “geçer” diye ertelenmemesi gerektiğini vurguluyor. Op. Dr. Muhittin Dadaş’ın uyarısı net:
“Hapşırık, burun akıntısı ve göz şikayetleri çoğu zaman hafife alınsa da, altta yatan neden doğru belirlenmelidir. Alerjik ve enfeksiyöz durumların ayrımı, hem doğru tedavi planlaması hem de hastanın yaşam konforu açısından belirleyici rol oynar.”
Kaynak:Haber Merkezi