Lahana turşusu hem tok tutuyor hem bağışıklığı güçlendiriyor
Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, düşük kalorili ve posa açısından zengin olan lahana turşusunun tokluk hissi sağladığını, probiyotik yapısıyla da sindirim sistemi ve bağışıklık üzerinde önemli etkiler yarattığını söyledi.
GAZETE PENCERE- Lahana turşusunun probiyotik değeri ve sağlık üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, fermente yapısı sayesinde lahana turşusunun sindirim sistemi ve metabolizma açısından önemli bir besin olduğunu belirtti.
Turşunun Türk mutfağındaki yerinin tarihsel ve kültürel açıdan son derece köklü olduğunu vurgulayan Şahin, “Hem tarihsel hem de sosyo-kültürel açıdan değerlendirildiğinde oldukça önemli ve köklü bir yere sahiptir. Turşu yapımı ve tüketimi Türk toplumunun beslenme alışkanlıklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Türk mutfak kültüründe hem besinsel hem de kültürel açıdan zengin bir mirasın temsilcisidir.” dedi.
Kış aylarında önemli bir besin kaynağı
Turşuların, özellikle kış aylarında taze sebzeye erişimin sınırlı olduğu dönemlerde önemli bir besin kaynağı olduğuna dikkat çeken Şahin, “Uzun süre saklanabilmesi amacıyla kullanılan geleneksel bir fermantasyon yöntemidir. Fermente bir ürün olduğu için probiyotik özellikler taşıdığı da bilinmektedir. Türk sofralarında hemen her yemekle birlikte turşu sunmak yaygın bir gelenektir.” ifadelerini kullandı.
Geniş coğrafyada yaygın tüketiliyor
Lahana turşusunun Türk mutfağında özel bir yere sahip olduğunu belirten Kübra Şahin, bu yaygınlığın tarımsal ve ekonomik nedenlere dayandığını söyledi. Şahin, “Lahana, fermantasyona son derece uygun bir yapıya sahiptir ve turşu olarak uzun süre bozulmadan saklanabilir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında Türkiye’nin birçok bölgesinde bol miktarda yetişmesi, Karadeniz’den İç Anadolu’ya, Trakya’dan Doğu Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada lahana turşusunun yaygınlaşmasını sağlamıştır.” dedi.
Lahana turşusu düşük maliyetli
Lahana turşusunun düşük maliyetli olması nedeniyle kolay erişilebilir bir besin olduğunu vurgulayan Şahin, “Maliyetinin düşük olması, halk arasında kolayca temin edilip işlenmesine olanak sağlamıştır. Lahana turşusu, özellikle etli yemekler, kuru fasulye, nohut ve pilav gibi ana yemeklerle uyumlu bir lezzete sahiptir.” diye konuştu.
Probiyotik değeriyle öne çıkıyor
Lahana turşusunun probiyotik açıdan oldukça değerli bir besin olduğunu ifade eden Kübra Şahin, fermantasyon sürecinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Lahana turşusu, laktik asit fermantasyonu ile oluşur. Bu süreçte faydalı bakteriler devreye girer ve lahana üzerindeki doğal şekerleri fermente ederek laktik asit üretir. Bu durum hem turşunun korunmasını sağlar hem de yararlı bakteri içeriğini artırır.”
Lahananın yüksek posa içeriğinin bağırsak sağlığına katkı sunduğunu belirten Şahin, “Lahana, yüksek posa içeriği sayesinde bağırsak florası için uygun bir ortam oluşturur. Posa, probiyotik bakterilerin beslenmesi için gerekli olan prebiyotik etkiyi sağlar. Bu da sindirim sisteminde iyi bakterilerin çoğalmasını destekler.” ifadelerini kullandı.
Lahana, diğer turşulara göre daha dayanıklı
Lahana turşusunun fermantasyon sürecinin diğer sebze turşularına kıyasla daha uzun sürdüğünü belirten Şahin, “Lahana turşusu, salatalık veya havuç turşusuna kıyasla daha uzun süre fermantasyona dayanabilmektedir. Salatalık ve havuç turşuları daha kısa sürede olgunlaşırken, dokuları da daha çabuk yumuşamaktadır.” dedi.
Kilo kontrolü ve metabolizma için destek
Lahana turşusunun kilo kontrolü ve metabolizma üzerindeki etkilerine de değinen Kübra Şahin, özellikle tokluk hissi sağlamasıyla öne çıktığını belirtti. Şahin, “Lahana turşusu düşük kalorili ve posa açısından zengindir. Bu özellikleri sayesinde tokluk hissi sağlar ve aşırı yemeyi önlemeye yardımcı olur. Posa içeriği sindirimi yavaşlatarak kan glikozu dalgalanmalarını dengeler ve ağırlık kontrolüne katkı sağlar.” dedi.
Probiyotiklerin metabolizma ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Şahin, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Turşuda bulunan probiyotik bakteriler bağırsak mikrobiyotasının dengelenmesine destek olur. Sağlıklı bir bağırsak florası bağışıklık sistemi için de oldukça önemlidir. Ayrıca fermente besinlerin, mikrobiyom üzerinden enerji harcamasını ve yağ metabolizmasını olumlu yönde etkileyebildiğine dair araştırmalar bulunmaktadır. Lahana turşusunun içerdiği vitamin ve mineraller de genel metabolik işlevler için gerekli desteği sağlar.”
Kaynak:Haber Merkezi