Meme kanserinde kritik uyarı: Yaşam tarzı belirleyici

Yeni araştırmalar meme kanserine bağlı kayıpların önemli bir kısmının yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, sigara kullanımı, hareketsizlik ve beslenme alışkanlıklarının hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor

Meme kanserinde kritik uyarı: Yaşam tarzı belirleyici

GAZETE PENCERE - Meme kanseriyle ilgili yapılan yeni araştırmalar, hastalığın seyrinde yaşam tarzının düşündüğümüzden çok daha etkili olduğunu ortaya koyuyor. Verilere göre, meme kanseri nedeniyle kaybedilen sağlıklı yaşam yıllarının dörtte birinden fazlası sağlıksız alışkanlıklarla bağlantılı.

Küresel veriler, meme kanseri vakalarının hızla arttığını gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda vaka sayısının milyonlarla ifade edilmesi beklenirken, özellikle genç yaş grubundaki artış dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre bu artış, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili.

“TEDAVİ HASTANEDE DEĞİL, GÜNLÜK YAŞAMDA BAŞLIYOR”

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Taner Kıvılcım, yaşam tarzının tedavideki rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Bizim için bu rakamlar, meme kanseri tedavisinin sadece hastanede değil, mutfakta ve günlük rutinlerde başladığının bilimsel belgesidir. Bu oran, aslında meme kanserinin kader olmadığını, her 4 kadından birinin hayat kalitesini tamamen kendi seçimleriyle koruyabileceğini gösteriyor. Özellikle 20-54 yaş arası kadınlarda vaka oranlarının %29 artması, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve kötü beslenmenin bedelini genç kuşakların ödediğinin de bir kanıtı.”

YAŞAM TARZI TIBBI ÖNE ÇIKIYOR

Son yıllarda “yaşam tarzı tıbbı” yaklaşımı daha fazla gündeme geliyor. Bu yaklaşım; beslenme, egzersiz, uyku düzeni, stres yönetimi ve bağımlılıklardan uzak durma gibi başlıkları kapsıyor.

Dr. Kıvılcım, bu alanın önemine ilişkin şu ifadeleri kullanıyor: “Yaşam tarzı tıbbı, sağlıklı yaşamı bir lüks olarak görmüyor.” Uzmanlara göre bu yaklaşım, klasik tedavi yöntemlerini tamamlayan ve etkisini artıran bir süreç olarak değerlendiriliyor.

“VAKALARIN %40’I ÖNLENEBİLİR”

Araştırmalar, meme kanseri vakalarının önemli bir bölümünün önlenebilir olduğunu ortaya koyuyor. Dr. Kıvılcım, bu konuda şu uyarıyı yapıyor:

“Sağlıklı yaşam merkezleri kurulup etkinlikleri artırılmalı, hekimler için yaşam tarzı tıbbı eğitimi teşvik edilmelidir. Kanser Research UK'nin de açıkladığı gibi, vakaların %40'ı önlenebilir”

ÜÇ TEMEL ÖNERİ

Uzmanlar, riski azaltmak için üç temel değişikliğe dikkat çekiyor:

Kırmızı et tüketimini azaltmak

Tütün ürünlerinden tamamen uzak durmak

Her gün düzenli fiziksel aktivite yapmak

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar