Memede her şişlik kanser değil: Uzmanlardan “fibrokist” uyarısı

Meme ve Endokrin Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Bülent Çitgez, memede ele gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini belirterek fibrokistik meme yapısının kadınlarda sık görülen iyi huylu bir durum olduğuna dikkat çekti.

Memede her şişlik kanser değil: Uzmanlardan “fibrokist” uyarısı

GAZETE PENCERE - Kadınların en büyük sağlık kaygılarından biri olan memede ele gelen kitleler, her zaman kanser anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre özellikle hormonal değişimlerin etkisiyle ortaya çıkan fibrokistik meme yapısı, kadınlarda oldukça yaygın görülen iyi huylu bir durum olarak öne çıkıyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, fibrokistik değişikliklerin çoğu zaman ciddi bir sağlık sorununa yol açmadığını ancak kadınlarda yoğun kaygıya neden olabildiğini söyledi. Çitgez’e göre adet dönemine yakın zamanlarda artan meme hassasiyeti, şişlik hissi ve elde fark edilen hareketli küçük kitleler fibrokistik yapının en sık belirtileri arasında yer alıyor.

KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR MU?

Uzmanların en sık karşılaştığı sorulardan biri de fibrokistlerin kansere dönüşüp dönüşmediği. Prof. Dr. Çitgez, fibrokistik meme değişikliklerinin doğrudan kansere yol açmadığını vurgularken, yoğun meme dokusunun mamografi ve ultrason değerlendirmelerini zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

KAFEİN VE TUZ TÜKETİMİNE DİKKAT

Fibrokistik meme yapısında tedavinin çoğunlukla şikayetleri azaltmaya yönelik olduğunu belirten uzmanlar, özellikle adet öncesi dönemde kafein ve tuz tüketiminin azaltılmasının ağrı ve hassasiyeti hafifletebileceğini ifade ediyor. Gerekli durumlarda ağrı kesici veya doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Büyük ve ağrılı kistlerin ise ultrason eşliğinde boşaltılabildiği aktarılıyor.

“KORKMA, ERTELEME, KONTROL ET”

Uzmanlar, kadınların kendi meme dokularını tanımasının erken teşhis açısından kritik önemde olduğunu belirtiyor. Memede fark edilen her değişikliğin hekime danışılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Çitgez, düzenli mamografi ve ultrason kontrollerinin hem gereksiz korkuları azaltacağını hem de olası sağlık risklerinin erken tespit edilmesini sağlayacağını ifade etti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar