Sinsi sinsi büyüyen tehlike: Böbrek taşı 10 kişiden 1'inde görülüyor
Böbrek taşları çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Uzmanlar ise ağrı başladığında hastalığın ileri aşamaya geldiğine dikkat çekerek erken önlemin önemini vurguluyor.
GAZETE PENCERE - Böbrek taşları, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Üroloji Uzmanı Elnur Allahverdiyev, “Ağrı başladığında tablo genellikle ilerlemiş oluyor” diyerek hastalığın sinsi seyrine dikkat çekti.
KÜÇÜK TAŞLAR FARK EDİLMEDEN ATILIYOR
Uzmanlara göre böbrek taşları, idrardaki mineral ve tuzların kristalleşmesiyle oluşuyor. Küçük taşlar çoğu zaman fark edilmeden vücuttan atılabiliyor. Ancak taşın büyümesi durumunda şiddetli ağrı, bulantı, idrarda kanama ve enfeksiyon gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Tedavi edilmediğinde ise kalıcı böbrek hasarı riski doğuyor.
HER 10 KİŞİDEN 1'İ ETKİLENİYOR
Toplumda yaygın görülen bu hastalık, her 10 kişiden 1’ini etkiliyor. Erkeklerde daha sık rastlanan böbrek taşlarının en yoğun görüldüğü yaş aralığı ise 30-50 olarak öne çıkıyor. Sıcak iklimde yaşamak ve yeterli su tüketmemek de riski artıran faktörler arasında gösteriliyor.
YETERSİZ SIVI TÜKETİMİ EN ÖNEMLİ SEBEPLERDEN
Uzmanlar, taş oluşumunda en önemli nedenlerden birinin yetersiz sıvı tüketimi olduğunu belirtiyor. “Yetersiz sıvı alımı, yüksek tuz ve protein tüketimi, genetik yatkınlık ve idrar yolu enfeksiyonları taş oluşumunu tetikleyen başlıca faktörler olarak sıralanabilir” diyen Allahverdiyev, günlük en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Belirtiler konusunda da uyarılarda bulunan uzman, “Küçük taşlar çoğu zaman sessiz ilerler. Ancak taş hareket etmeye başladığında veya idrar yolunu tıkadığında şiddetli yan ve bel ağrısı ortaya çıkar. İdrarda kan, bulantı, kusma, idrar yaparken yanma ve enfeksiyon durumunda ateş de tabloya eşlik edebilir” ifadelerini kullandı.
TAŞIN BOYUTU TEDAVİYİ ETKİLİYOR
Tedavi yöntemlerinin taşın boyutu ve konumuna göre değiştiğini belirten Allahverdiyev, küçük taşların sıvı tedavisiyle düşürülebileceğini, daha büyük taşlarda ise cerrahi yöntemlerin devreye girdiğini söyledi. Modern tekniklerden biri olan Mini-PCNL yönteminin özellikle büyük ve zor taşlarda etkili sonuçlar verdiğini ifade etti.
Uzmanlar, böbrek taşı tedavisinde yalnızca taşın çıkarılmasının yeterli olmadığını da hatırlatıyor. “Taşın çıkarılması tedavinin sadece bir kısmı. Asıl önemli olan taşın neden oluştuğunu anlamak ve tekrarını önlemek” diyen Allahverdiyev, taş analizi ve kişiye özel tedavi planının önemine dikkat çekti.
Kaynak:Haber Merkezi