Türkiye'de ne aşı var ne de yeterli veri...

Okulların açılmasıyla solunum yolu enfeksiyonları hızla arttı. ABD ve Avrupa yeni varyantlara uyarlanmış COVID-19 aşılarına geçerken, Türkiye’de ise bu aşılar yok. Uzmanlar, özellikle risk grubundakilere dikkat çekiyor.

Türkiye'de ne aşı var ne de yeterli veri...

ÖZEL HABER I DİCLE BAŞTÜRK

GAZETE PENCERE - COVID-19 (korona), pandemi yıllarındaki ağır etkisini büyük ölçüde yitirse de dolaşımını sürdürüyor ve yeni varyantlarla değişmeye devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) aşı içeriğini yeni varyantlara göre güncellerken; ABD ve Avrupa, 2026-2027 için yeni formülasyonlara geçti. Türkiye’de ise son varyantlara uyarlanmış güncel COVID-19 aşılarına erişim bulunmuyor. Uzmanlar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklığı baskılanmış kişilerin güncellenmiş aşılara erişebilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Öte yandan yeni eğitim öğretim yılının başlaması ve milyonlarca öğrencinin yeniden sınıflara dönmesiyle solunum yolu enfeksiyonları da artış gösteriyor. Burun akıntısı, öksürük, ateş ve boğaz ağrısı gibi benzer belirtilere yol açan rinovirüs, influenza, RSV, parainfluenza ve koronavirüsler aynı dönemde etkili olabiliyor.

AŞILAR YENİ VARYANTLARA GÖRE DEĞİŞİYOR

COVID-19 pandemisinin ardından, hastalığa neden olan SARS-CoV-2 virüsü de ortadan kalkmış değil. Ancak pandemi yıllarından farklı olarak bugün COVID-19’un toplumdaki gerçek yaygınlığını ortaya koymak daha zor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), SARS-CoV-2 virüsünün 2026 yılında küresel olarak dolaşmaya devam ettiğini duyurdu. Virüs değişmeye devam ettiği için COVID-19 aşılarının içeriği de yeni varyantlara göre yenileniyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Mayıs 2026’daki son değerlendirmesinde aşılarda ‘LP.8.1’ adlı varyantın hedef alınmasını önerirken, ‘XFG’ ve ‘NB.1.8.1’ gibi daha güncel varyantlara karşı etkili olacak aşıların da kullanılabileceğini duyurdu.

ABD VE AVRUPA HANGİ AŞILARI TERCİH ETTİ?

ABD ve Avrupa, 2026-2027 dönemi için ‘XFG’ varyantını hedefleyen aşıları tercih etti. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), üreticilerden yeni sezon aşılarını XFG’ye göre hazırlamalarını istedi. Avrupa’da da Pfizer/BioNTech, Moderna, Novavax ve HIPRA’nın XFG’ye göre güncellenmiş COVID-19 aşıları onay aldı.

KİMLER AŞI OLMALI?

Böylece COVID-19 aşılarında grip aşılarına benzer bir dönem başladı. Ancak bu, pandemi dönemindeki gibi herkesin yeniden aşılanması gerektiği anlamına gelmiyor. Günümüzde aşılama politikaları daha çok yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler gibi COVID-19’u ağır geçirme riski yüksek gruplara odaklanıyor.

MEHMET CEYHAN: GÜNCEL AŞI ALINMAMASININ SEBEBİ EKONOMİK

Sağlık Bakanlığı’nın kamuya açık COVID-19 aşı sayfasında halen Türkiye’de Sinovac ve BioNTech aşılarının uygulandığı bilgisi bulunuyor. Ancak sayfada bu aşıların hangi formülasyonlarının mevcut olduğu ve 2026 varyantlarına uyarlanmış aşıların kullanılıp kullanılmadığına ilişkin güncel bilgi yer almıyor.

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, COVID-19 aşılarının yeni varyantların ortaya çıkmasının ardından birkaç kez yenilendiğini ancak bu güncellenmiş formülasyonların Türkiye’de kullanılmadığını söyledi.

g
Mehmet Ceyhan

Mehmet Ceyhan, güncellenmiş aşıların Türkiye tarafından temin edilmemesinin nedeninin ekonomik olabileceği görüşünde:

“Harcanacak parayla ilgili olduğunu düşünüyorum. Bakanlığın danıştığı danışma kurulları var. Orada salgın, aşı tecrübesi olan hiç kimse yok. Aşıya bakış da değişti. Aşı karşıtlarına bir şey yapılmadı. Onlar istedikleri yalan haberleri yaydılar. O yüzden zaten Covid aşısı yaptıran var mı derseniz o da hemen hemen yok.”

Okulların açılmasıyla ortaya çıkan solunum hastalıklarında COVID-19 olup olmadığıyla ilgili gözlem üzerinden bir fikre varılamayacağını söyleyen Ceyhan, “İstatistiki veri verebileceğimiz bir data olması lazım ama malesef öyle bir şey yok. Ama Covid görülmeye devam ediyor. Bakanlığın sürveyansına (hastalık takip sistemi) göre bu dönemde ilk sıralarda rinovirüs dediğimiz nezle, parainfluenza dediğimiz grip virüsünün benzeri virüsler ve Covid dışı koronavirüsler var. Bir de RSV ilk sıralarda. Bunların içerisinde influenza önemli, grip yani. Çünkü sadece onun etkili bir aşısı, tedavisi ve ilacı var. Diğerlerinin herhangi bir tedavisi yok. Destek tedavisi uygulanıyor” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Ceyhan, olası bir pandemiye karşı hiç hazırlıklı olunmadığına da dikkat çekti:

“Ekonomi bozulmaya başlayınca Türkiye ve birçok ülke bütün tedbirleri bir anda kaldırdı. Halbuki tedbirlerin peyderpey kaldırılması planlanmıştı. Öyle olunca ne takibi kaldı ne de önlemek için bir şey yapıldı. Yani Sağlık Bakanlığı'nın bu iş için ayrılmış yeterli bütçesi yok. Şu anda tekrar bir pandemi çıksa yeteri kadar maske, eldiven alınır mı? Çok emin değilim.”

TEVFİK ÖZLÜ: RİSK GRUBUNDAKİLER GÜNCELLENMİŞ AŞILARA ULAŞMALI

Pandemi döneminde Sağlık Bakanlığı'nın oluşturduğu Koronavirüs Bilim Kurulu'nda yer alan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü ise dünyada COVID-19 aşılama politikasının değiştiğine dikkat çekti. “Pandemi dönemindeki gibi yaygın aşılama kampanyaları artık hemen hiçbir ülkede yapılmıyor” diyen Özlü, günümüzde aşılamanın özellikle risk gruplarına odaklandığını belirtti.

Güncel aşıların teminiyle ilgili süreçler hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirten Özlü, “Güncel enfeksiyon, hastalık, hastaneye yatış, ölüm ve dolaşımdaki virüslerin varyant analizi verileri bağlamında ülkemizde aşı uygulaması için spesifik öneriler yapılabilir. Güncel aşılara erişilebilir olmamız gerektiğini ancak aşılamanın bireyin isteğine, tercihine göre uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Bilhassa risk grubu kişilerin grip aşısıyla birlikte her yıl güncellenmiş aşıyı yaptırmalarını öneririm” dedi.

r
Tevfik Özlü

TTB: AŞILAR RİSK GRUPLARINA KAMU ELİYLE ULAŞTIRILMALI

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aşı Çalışma Grubu adına konuşan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak, risk gruplarının korunması gerektiğini söyledi.

TTB’nin aktardığı DSÖ verilerine göre, 2025 yılında 194 üye devletin 133’ü COVID-19 aşılamasında nüfuslarının en az bir yüksek risk grubunu hedeflemeye devam etti. En sık hedeflenen grup yaşlı yetişkinler olurken, onları kronik hastalığı bulunan yaşlılar, sağlık ve bakım çalışanları ile hamileler izledi.

Uzmanların dikkat çektiği bir başka sorun ise Türkiye’de COVID-19’un güncel durumunu değerlendirebilecek verilerin sınırlı olması.

TTB’nin paylaştığı Sağlık Bakanlığı 2026 yılı 37. hafta verilerine göre, 6-13 Eylül arasında grip benzeri hastalık nedeniyle aile hekimlerine başvuranlardan alınan 23 numunenin birinde SARS-CoV-2 tespit edildi. Ağır solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılanlardan alınan 20 numunenin ise hiçbirinde SARS-CoV-2 saptanmadı. DSÖ Avrupa Bölgesi solunum yolu virüsleri verilerinde Türkiye’de SARS-CoV-2 pozitiflik oranı 37’nci haftada yüzde 4,2, 38’nci haftada yüzde 5,3 olarak bildirildi. Ancak bu verilerin dayandığı örneklem sayısının sınırlılığı, Türkiye'de COVID-19'un güncel yaygınlığının ne ölçüde izlenebildiği sorusunu da beraberinde getiriyor.

TTB de virüslerle ilgili mevcut izleme sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Muzaffer Eskiocak’ın konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle:

“Türk Tabipleri Birliği Aşı Çalışma Grubu olarak, ülkemizde, Solunum Yolu Virüsleri Sürveyansının güçlendirilmesini, yüksek risk grubu olarak bilinen ileri yaştaki kişilerin (65 yaş üzeri) ve orta-ciddi düzeyde bağışıklık baskılanması olan her yaştan kişinin COVID-19 kaynaklı hastaneye yatırılma gereksinimi ve ölümleri azaltmak amacıyla aşılanabilmesi için güncel COVID-19 aşılarının kamu eliyle erişilebilir kılınması çağrısında bulunuyoruz.”

Dünyada aşılama politikası kitlesel kampanyalardan, güncellenmiş aşıların özellikle ağır hastalık riski taşıyan gruplara uygulanmasına doğru değişirken; Türkiye’de tartışmanın merkezinde iki başlık bulunuyor:

Risk grubundaki kişilerin güncel aşıya erişimi ve hastalığın toplumdaki gerçek yaygınlığını ortaya koyacak yeterli verinin bulunup bulunmadığı...

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar