Yarasalardan bulaşan "Nipah virüsü" yeni bir pandemiye neden olur mu?
İlk kez 1999’da tanımlanan ve yarasalardan bulaşan Nipah virüsü nedeniyle Hindistan’da alarm verildi. Dünya Sağlık Örgütü, virüsü “salgın riski taşıyan patojenler” arasında göstererek acil araştırma çağrısı yaptı.
GAZETE PENCERE - Hindistan’da görülen Nipah virüsü vakaları, COVID-19 sonrası yeni bir küresel salgın endişesini gündeme taşıdı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yarasalardan bulaşan ve ölümcül seyredebilen Nipah virüsünü “salgın riski taşıyan” patojenler listesine alarak ülkeleri uyardı. Peki bu virüs yeni bir pandemiye neden olur mu?
“BULAŞ HIZI YÜKSEK DEĞİL”
Hürriyet'ten Buse Özel'in haberine göre Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, virüs hakkında şunları söyledi:
“Yeni bir virüs değil. Fakat Hindistan’a sıçraması endişe kaynağı oldu. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bulaş yakın temasta ve genellikle hasta kişiye bakan kişilerde oluyor. Bulaş hızı da COVID-19 kadar yüksek değil. Virüsün bilinen net bir tedavisi yok. Grip gibi belirtilerle başlıyor, vücut salgıları ile yayılıyor. Eğer akciğerlere yerleşirse zatürre, beyne yerleşir ise beyin iltihabı olarak bilinen ensefalit yapıyor. Ensefalit bilinç değişikliği, nöbetler gibi semptomlar yapabiliyor. İnsandan insana yakın temas ile bulaş oluyor. Yanınızda hasta kişi hapşırır veya öksürürse size bulaşabilir. Ancak virüs daha kolay bulaşır hale gelirse o zaman büyük risk”
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş ise şu uyarıyı yaptı:
“Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerine seyahat eden vatandaşlarımızın dikkatli olması büyük önem taşımaktadır. Bu ülkelere seyahat eden kişilerin açıkta satılan yiyeceklerden, meyve sularından ve hijyeninden emin olunmayan gıdalardan kesinlikle kaçınması gerekir. Ayrıca meyve yarasalarının bulunduğu alanlarda temas riskine karşı son derece dikkatli olunmalıdır”
“ERKEN TANI ZOR OLABİLİR"
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Süveyda Gözüküçük Nipah virüsü hakkında, “Nipah salgını neredeyse her yıl Asya’nın belirli bir kısmında, sıklıkla Bangladeş ve Hindistan’da gözleniyor. Erken tanı, hastalığın semptomlarının spesifik olmaması sebebiyle oldukça zor olabilir. Ancak erken tanı hayatta kalma şansını artırmak, yayılımı engellemek, salgını kontrol altına almak için önemlidir. Boğaz ve burun sürüntülerinde, idrarda, kanda ve beyin-omurilik sıvısında RT-PCR ile virüs gösterilebilir” dedi.
BELİRTİLERİ NELER?
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Nipah virüsüne yakalanan hastalarda ilk başta ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi belirtiler görülüyor. Bunu baş dönmesi, uyuşukluk, bilinç değişikliği ve akut ensefaliti gösteren nörolojik belirtiler takip edebiliyor. Bazı kişilerde atipik zatürre ve akut solunum yetmezliği de dahil olmak üzere ciddi solunum problemleri de görülebiliyor. Şiddetli vakalarda ensefalit ve nöbetler meydana geliyor ve 24 ile 48 saat içinde komaya yol açıyor. Virüsün kuluçka süresinin 4 ila 14 gün arasında değiştiği düşünülürken 45 güne kadar uzanan bir kuluçka süresi de bildirildi.
Kaynak:Haber Merkezi