Devlet Bahçeli seçim için tarih verdi

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aday olabilmesi için Meclis'te seçim kararı alınmasını ve seçimlerin 2028 yılında yapılamasını önerdi.

Devlet Bahçeli seçim için tarih verdi

GAZETE PENCERE - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yasama yılının ilk Meclis grup toplantısında konuşma yaptı.

Fon şirketlerine yönelik soruşturma değinen Bahçeli, "Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olmasını istediklerini söyleyen Bahçeli, "Türkiye'nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır. Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının yeniden Recep Tayyip Erdoğan’ın olması arzumuz ve talebimizdir" ifadelrini kullandı.

Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığını önünün açılması gerektiğini belirten Bahçeli, "MHP olarak düşüncemiz şudur: Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için TBMM'de uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır. Meclisin alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek, sistem ruhuna uygun işletilmiş olacaktır" diye konuştu.

Milletvekili sayısını artırmayı ve birinci parti olmayı istediklerini belirten Bahçeli, "Hedefimiz oy oranımızı artırmak, milletvekili sayımızı çoğaltmak ve Türkiye’nin birinci partisi olmaktır. Yasama faaliyetlerinde daha etkin ve belirleyici olmak istiyoruz. Türkiye’nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülü şudur: Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk asrıdır" dedi.

Devlet Bahçeli'nin konuşmasından başlıklar şöyle:

"ÖNEMLİ İÇ VE DIŞ GELİŞMELER YAŞANACAK"

"Önemli iç ve dış gelişmelerin yaşanacağı yeni dönemin ülkemize, milletimize, siyaset ve demokrasi hayatımıza, aynı zamanda siyasi parti grupları ile sayın milletvekillerine hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Gazi Meclis’te görev yapan ve ebediyete irtihal eden milletvekillerini rahmetle yâd ediyor, hayatta olanlara sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum."

"PARLAMENTER SİSTEM PEK ÇOK ÇARPIKLIĞI TEŞVİK ETTİ"

"Şüphesiz Türkiye’nin demokrasi yolculuğu güneşli ve pürüzsüz yollarda gerçekleşmemiştir. Cumhuriyet dönemi ile birlikte Türk demokrasisi askeri darbelerle sınanmış ve her bir darbe, Türk demokrasisinde yaralı hafıza durakları oluşturmuştur. Türk siyasetinde darbeler, devlet kurumsallığının zayıflamasına, imkan ve fırsatların heba olmasına ve devletin yüksek politik hafızasının daralmasına sebebiyet vermiş, ancak Türk milletinin demokrasiye sadakati eksilmemiş, bilakis daha da güçlenmiştir.

Parlamenter sistemin uygulandığı dönemde istikrarsız hükümetler, koalisyon kavgaları, siyasi kutuplaşma ve anlaşmazlıklar hızlı ve etkin kararlar alınmasına mâni olmuş, millet ve devlet hayatında pek çok çarpıklığı teşvik edip tetiklemiştir. Hatırlatmak isterim ki çok partili hayata geçilen 21 Temmuz 1946 ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hukuken ve fiilen uygulanmaya başladığı 9 Temmuz 2018 tarihleri arasında 51 hükümet kurulmuş, ortalama ömrü 1 yıl 5 ay olan kısa ömürlü hükümetler, koalisyon pazarlıkları ve belirsizliğin ortaya çıkardığı istikrarsızlık, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmasına sebep olmuştur."

"ÜÇ HİLALİ ZİRVEYE TAŞIYACAĞIZ"

"Önümüzdeki dönem, kalkınmanın ve yükselmenin önünde engel olan sorunların miadını, Türkiye’de siyaset ve devlet hayatında kutlu bir merhalenin, yüksek bir mertebenin miladını teşkil etmektedir. Bunların başında Terörsüz Türkiye hedef ve politikalarına dair gelişmelerin yoğunlaşacağı yeni yasama yılı faaliyetleri ile yaklaşan milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ve mahallî idareler seçimleri gelmektedir.

Parti olarak bu dönemde program, politika, proje ve kadrolarımızla Türkiye’nin önünde açılacak huzur ve refah sayfalarının irfan mürekkebi, hakikat kalemi olacağımıza itimadım tamdır. Milletimizle kurduğumuz samimi ve köklü bağı daha da güçlendirerek her alanda üç hilali zirveye taşıyacağız."

"TARİHİ BİR FIRSAT ÖNÜMÜZDE"

"Temel hedefimiz, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgeyi terörün ürettiği güvenlik tehditlerinden bütünüyle arındırmak, gelecek kuşakların siyasi, ekonomik ve toplumsal refahını teminat altına almaktır. 40 yılı aşkın süredir milletimizin başına musallat edilen terör belasından kalıcı olarak kurtulmak için tarihi bir fırsat önümüzdedir.

Milletimizin kararı nettir. O da topraklardan terörü bir daha yeşermemek üzere söküp atmak, milli birlik ve bütünleşmeyi güçlendirmektir. Türkiye, yeni yasama yılıyla birlikte bir taraftan Terörsüz Türkiye hedefinin hukuki ve siyasi tabanının güçlendirilmesine, diğer taraftan demokratik standartların geliştirilmesi, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılması, toplumsal bütünleşmenin kalıcı hale getirilmesi ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesine yönelik çalışmalarla milletimizin beklentilerini karşılayacaktır."

"BU DÖNEM YAPISAL REFORM DÖNEMİ OLMALI"

7595 sayılı Kanun çerçevesinde oluşturulan komisyonların çalışması, kanunun yürürlüğe gireceği şartların oluşturulması, bunların takip ve tespiti, aynı zamanda ihtiyaç duyulacak yeni yasal düzenlemelerin yapılması, önümüzde duran en hayati konulardan birisi olacaktır.

Bunun yanında Türkiye’nin kalkınma derdine ulaşabilmesi için biriken yapısal sorunların çözülmesi, güncel meselelerle birlikte köklü reform adımlarının atılmasını da gerektirmektedir. Bu nedenle önümüzdeki Meclis döneminin, kısır siyasi tartışmaların ötesinde Türkiye’nin orta ve uzun vadeli geleceğini şekillendirecek bir yapısal reform dönemi olması gerekmektedir."

FON SORUŞTURMASI: BUNLAR ARINMA FIRSATI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

"Türkiye yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar, bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.

Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir. Demokratik siyasetin meşruiyeti hesap verebilirlikten ve kamu kurumlarına duyulan güvenden beslenmektedir."

"YAĞMUR STRATEJİSİ'Nİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ"

"Türkiye güvenliğini demokrasiyle, kalkınmasını hukukla, toplumsal barışını adaletle ve bölgesel etkinliğini güçlü bir devlet kapasitesiyle birlikte ilerletmek durumundadır. İçinde bulunduğumuz dönemde siyasi patronajlarla, ideolojik saplantılarla ve gündem kaymalarıyla enerji ve zaman kaybına yer yoktur.

Bunu başarabildiğimiz ölçüde Türkiye, kendi geleceğini daha sağlam bir zemine oturtmakla kalmayacak, çevresindeki krizlerin çözümünde ve bölgesel düzenin yeniden şekillenmesinde daha etkin ve yapıcı bir aktör olarak öne çıkacaktır. MHP, gücünü milli birlik, toplumsal adalet ve ortak refah idealinden alan güçlü bir Türkiye’yi bugünden inşa etmek kararlılığındadır.

Bu doğrultuda küresel ölçekte krizlerin ve güç savaşlarının yaşandığı kritik dönemde ülkemizin yapısal sorunlarını aşarak kalıcı bir refah düzeni kurması amacıyla Yağmur Stratejisi’ni geliştirmiştir. Yağmur, bütün inanç sistemlerinde, geleneksel ve kültürel öğretilerde arınmayı, temizlenmeyi, tazelenmeyi ve yenilenmeyi, bolluğu ve bereketi temsil ederek Rahman’ın rahmetiyle sembolleşmiştir.

İslam dünyasını yakıp kavuran savaşlar ve çatışmalar, insanlık suçları, mazlumların göğe yükselen feryatları, kadın, çocuk, yaşlı demeden emperyalist güçlerce gerçekleştirilen katliamlar, huzur, barış ve istikrar ikliminin kuraklaşması, etnik bölünmeler, mezhepsel ayrışmalar, parçalanan coğrafyalar, dünyada ve bölgemizde arınarak, temizlenmenin, tazelenerek yeniden doğmanın, bolluk ve refahla yeniden dirilmenin misyon ve sorumluluğunu omuzlarımıza yüklemektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak tarihin kutlu çağrısı, coğrafyanın mesuliyeti, siyaset kurumunun yeniden inşası, toplumsal yaşamın ihyası ve devlet kapasitesinin artırılması için Yağmur Stratejisi’ni hayata geçirmeyi Türk siyasetindeki mümtaz konumumuzun bir gereği olarak görüyoruz."

"YAĞMUR STRATEJİSİ'NİN BAŞARISI CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ’NE SAHİP ÇIKILMASINA BAĞLI"

"Yağmur Stratejisi, partimizin üç hilalinden aldığımız ilhamla yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel erkin ahenk içinde çalışmasını ve istikrarın sürdürülmesini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurumsallığına dayanmaktadır.

Devleti oluşturan bu anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı esasında bağımsız ve uyum içerisinde, milli kaynak, imkan ve kabiliyetlerin seferber edilerek bereketin ve bolluğun milletimizin üzerine yağmasını öngörmektedir.

Bununla birlikte yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir. Güvenlikte, ekonomide ve demokraside tahribata yol açılmaması için etkili bir denge ve denetim sistemi uygulanmalıdır. Bu çerçevede yasamada güçlü bir MHP kurumsallığı tesis edilmelidir. Ayrıca ülkemizde yağan ve milletimizi ferahlatan yağmurun bereketinden bölgemiz ile gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan insanların da istifade etmesi esas olmalıdır.

Yağmur Stratejisi’nin temel ülküsü istikrarın korunmasıdır. Yağmur Stratejisi’nin başarısı ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kazanımlarına ve sağladığı istikrara sahip çıkılmasına, Cumhur İttifakı’nda vücut bulan Türkiye’yi millî hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine, ülkemizin arkasına aldığı rüzgârla yeni atılımlar için fırsat ve imkânları değerlendirmesine bağlıdır."

"ERDOĞAN BİR KEZ DAHA CUMHURBAŞKANI OLMALI"

"Türkiye’nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa cumhurbaşkanlığına seçilmesi mümkün olacaktır. Zira üçüncü dönem, ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır. O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan’dadır.

Dünyanın içinde bulunduğu kritik süreçte, bölgemizde cereyan eden belirsizliklerle dolu ortamda, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda tarihi adımların atıldığı bir dönemde, Türkiye’nin istikamet değiştirmeye ve hedeflerinden vazgeçmeye değil, sistemsel ve kurumsal olarak bütünüyle mevcut imkanlarını ve kaynaklarını sürdürmeye ihtiyacı vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bugüne kadar üstlendiği sorumluluk, ortaya koyduğu liderlik ve Türkiye’ye kazandırdığı stratejik kapasite dikkate alındığında kendisinin bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi Türkiye’nin ve bölgemizin hayrına olacaktır.

Bu nedenle Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir."

"SEÇİMLER 2028 YILINDA YAPILMALI"

"Bu hükümler doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi olarak düşüncemiz şudur: Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır.

Meclis'in alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması, istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek şekilde sistem ruhuna uygun işletilmiş olacaktır. Bu yönde bir iradenin tezahürüyle gereksiz tartışmalar bitecek, belirsizlikler ortadan kalkacak, ekonomik güven artacak, ülkemiz attığı tarihi adımlarla dolu dizgin yoluna devam edebilecektir. Türkiye hasımlarının beklediği ve umduğu istikrarsızlık, yaşanması muhtemel belirsizlik, kaos ve kargaşaya yatırım yapanların hesabı boşa çıkmış olacaktır."

AYRINTILAR GELİYOR...

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar