Özgür Özel, YENİ Parti grup toplantısında konuşuyor

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

GAZETE PENCERE - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partinin Meclis grup toplantısında konuşuyor.

CHP Genel Başkanlığına mahkemenin mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun atanması ve sonrasında yaşananları hatırlatan Özgür Özel, "Mutlak butlan ve mutlak sultan ittifakını kuranlar partimize saldırdılar, kapılarını kırdılar. Gaz bombalarıyla, plastik mermilerle içeri girdiler. Aziz Atatürk'ün hatırasını tarumar etmeye kalktılar. İşte biz o gün binaları hep birlikte ardımızda bırakarak milletimize, milletimizin vicdanına sığındık" dedi.

YENİ Parti'yi kurduklarını anımsatan Özel, "Eskimiş, köhnemiş, çürümüş bir siyaset anlayışından ayrıştık. Atatürk'ün mirasını omuzlayarak o binadan ayrıldık. Milletimizin talimatıyla yeni partimizi kurduk. Parti kurulduğu gün Meclis'te ana muhalefet partisi olduk. Kurulduğu gün anketlerin birinci partisi olduk. Artık Atatürk'ün partisi fiziken maalesef işgal altındadır. Ancak Gazi'nin, Cumhuriyet'in mirası sizlerin ellerinde, omuzlarında hepimize emanettir, YENİ partiye emanettir. Birileri evlerinden, partilerinden burnunu çıkaramazken ve iktidar partisi kadroları sokağa çıkamaz, esnafa gidemez, pazar gezemezken değerli grubumuz sahadan bir an olsun ayrılmadı. Partinin kuruluş sürecinde milletimizle birlikteydik" diye konuştu.

Milletvekillerinin kentlerde çalışmalar yaptığını söyleyen Özgür Özel'in konuşmasından satır başları şöyle:

"O SANDIĞA VARACAĞIZ O SEÇİMİ ALACAĞIZ"

"Meclis'te çalışmaya başlıyoruz. Ancak bir yandan her gün seçim bir gün daha yaklaşmakta, milletin umutları YENİ Parti'ye bağlanmaktadır. Bunun için bu yasama döneminde Meclis'te, komisyonlarda olacağız. Gerektiğinde hep birlikte, gerektiğinde yeteri kadar olacağız. Ama koca bir yıl boyunca seçim gelene kadar, o sandık gelene kadar tüm grubumuzla birlikte Anadolu'nun dört bir yanında sahada olacağız.

Yeni dönemde milletin YENİ Parti'den beklentileri büyük. Yeni dönemde sokağın, çarşının, pazarın, tarlanın, evlerin, evdeki kadınların, umutsuz gençlerin sesi olmaya; emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin, arıcının, balıkçının umutlarını yeşertmeye, onları ayakta tutmaya devam edeceğiz.

Buradan tüm milletimize sonda söyleyeceğimi baştan bir kez daha söyleyeyim: Bütün taktik umutları kırmaktır. Bütün taktikleri beklentiyi yok etmektir. 'Artık olmaz, artık değişmez, bunlar yenilmez, yenilse de gitmez' gibi kendilerini umutsuzlukla, seçmenin umutlarını kırarak ayakta tutmaya çalışanlara karşı umut buradadır, heyecan buradadır! Herkes emin olsun ki o sandığa varacağız, o seçimi alacağız! Her yerde AK Parti'nin kara düzeni hakim ve bu kara düzeni yıkmanın, yerine yeni bir düzen kurmanın tek umudu YENİ Parti'dir."

"SÖZÜMÜ TUTTUK, BAŞKANLARI ÜYELER SEÇTİ"

"YENİ Parti kurulduğunda 'YENİ Parti'de ne yeni olacak?' sorusu önemli, son derece haklı, son derece meşru bir soruydu. Demiştik ki YENİ Parti'de kurulduğumuz gün ana muhalefet partisi olduğumuz gibi, YENİ Parti eskiyi terk edecektir. Eskiden şikayet edilen tüm alışkanlıkları terk etmenin sözünü vermiştik.

Demiştik ki demokrasiyi kendi evinde kurmadan Türkiye'ye vadedemezsiniz. YENİ Parti'de doğrudan demokrasiye geçeceğiz. Dedik ki gelin YENİ Parti'ye üye olun ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı siz seçin. Bu hafta sonu resmi kongrelerimiz bitti. Önceki hafta tüm üyelerimizin katılımıyla ilçe başkanlarımızı seçmiştik. Toplam 820 ilçede şu ana kadar ilçe kongreleri tamamlandı. Tüm ilçelerde
tüm üyelerimiz ilçe başkanı için sandığa gittiler. Türkiye çapında yüzde 62,5'lik bir katılım oranıyla Türkiye'de ilk kez denenen bir işi, ön seçimleri gerçekleştirdik.

Peki göstermelik mi oldu bu iş? Hayır. Yarısına yakın yerde yarış oldu ve birden fazla adayın yarıştığı ilçelerin yüzde 47'sinde başkan, yarışma sırasında, yarışa girerkenki kurucu ilçe başkanı değişti; yerine üyeler yeni bir ilçe başkanını görevlendirdiler. Yani üyemiz kimin yöneteceğine, kimin devam edeceğine, kimin biraz dinlenip yeni bir adaya, bir kadına, bir gence, bir başka isme katkı sağlamaya görevlendireceğine bizzat üyelerimiz karar verdi."

"ÜYE SAYISI 753 BİNE ULAŞTI"

"Bugün itibariyle YENİ Parti'nin üye sayısı bu sabah 753 bine ulaştı. Üye sayımız hızla artmaya devam ediyor. Sırada il başkanlığı seçimleri var. 81 ilde 18 Ekim günü üyelerimizin tamamı, yani düne kadar üye olmuş 753 bin kişi il başkanlığı için oy kullanacak.

Buradan açıkça ifade ediyorum; verdikleri mücadeleyle, kuruluş sürecindeki emekleriyle tüm kurucu il başkanlarımıza teşekkür ediyoruz ve buradan bütün Türkiye'nin önünde ifade ediyoruz ki: Tüm üyelerimiz hangi il başkanını gelecek seçimde görevlendirirse il başkanımız odur, karar başımızın üzerinedir, verilecek karar üyemizin bizzat kendisine emanettir."

ERDOĞAN PROTESTOSU: NEYİNİ DİNLEYECEĞİZ

"1 Ekim'de Atamızın kurduğu Meclis'in açılışına katıldık. Atamıza Meclis Başkanı'nın başkanlığında, riyasetinde çelengimizi sunduk. Meclis Başkanı'nın açılış konuşmasını dinledik. İstiklal Marşımızı hep birlikte okuduk. Daha sonra bir siyasi partinin genel başkanı kürsüye çıktığında salondan ayrıldık.

Birileri çok rahatsız olmuşlar. 'Genel Başkanımızı nasıl dinlemezsiniz?' diye feveran ediyorlar. Ana muhalefetin, yerel seçimlerin birinci partisinin başına mahkeme kararıyla kayyım atayanların neyini dinleyeceğiz, neyini! Rakipleriyle mertçe yarışmak yerine, kendini yeneceğinden korktuğu rakiplerini hapse atan, ülkeyi baskıyla, korkuyla yönetmeye çalışanların neyini dinleyeceğiz?

Kimse kusura bakmasın, bu ortamı yaratan Erdoğan'ın bizzat kendisidir. Bundan sonra Erdoğan'a sesleniyorum: Hak etmediğimizi duyarsak, hak ettiğinizi duyacaksınız! Kazanmadığı ilçeyi, belediye meclis üyelerini, belediye başkanlarını şantajla, tehditle, baskıyla, rüşvetle alanlara, saflarına katanlara; sonra da pişkin pişkin o ilçeyi kazanmış gibi caka satanlara, yani milletin vermediği emaneti çalan, milli irade hırsızlığına kalkışanlara söylüyorum: Bundan sonra ne ekerseniz, onu biçeceksiniz!"

"VATANDAŞLARIN YATIRIMLARINA ÇÖKÜLDÜ"

"Yeni yasama yılına asrın soygununun yakıcı ortamında başlıyoruz. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidarın açtığı yolda, iktidar partisinin mensuplarının içinde olduğu asrın dolandırıcılığıyla, asrın soygunuyla, asrın vurgunuyla tanıştık. Milletimiz buna muhatap oldu. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. 800 milyar liralık vurgun çarkı; 3-5 kuruşunu enflasyondan korumaya, bir kenarda arttırmaya, belki biriken borçları bu vesileyle kapamaya çalışan küçük yatırımcının üzerine devrildi.

455 bin tekil yatırımcı, 2 milyondan fazla doğrudan fondan etkilenen insan ve 5 milyona yakın toplamda bu işten zarar gören mağdur var. Erdoğan'ın atadıkları bu işin tam içinde, tam göbeğinde: Biri büyükelçi, biri cumhurbaşkanı başdanışmanı, biri istişare kurulu üyesi, biri Varlık Fonu yöneticisi; diğerleri Erdoğan'ın yardımcıları, milletvekilleri, bakanları, bakan yardımcıları, bürokratları. Fatma Betül Sayan Kaya; 163 milyon lira, 27 ev parası, 6 milyon liralık kabul ettiğimiz... Ortalama bir ev parasından 27 ev parasını bir yerlerden bulmuş, gitmiş fona koymuş. 5 ay sonra 'çık' dedikleri gün çıkmış ve 2.2 milyar TL, 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. 27'sini koyup 340'ını gariban vatandaşın sırtından çarpıp 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. Peki bu konuda Erdoğan ne diyor? 'Fatma Hanım şeytana uydu. Nefsine, nefsine yenik düştü' diyor.

Fırından 20 liralık bir ekmeği görüp de nefsine yenik düşenler içeride; bayram sabahı evdeki çocukların nefsi körelsin diye zengin mahallesinden bir tepsi baklavayı alıp 6 evladına yediren adam 14 yıl hapisle içeride; ama devletin, İBB'nin burslarıyla büyümüş, bütün ailesi ayrı ayrı kayrılmış, kendi her makamlara gitmiş, her paraları kazanmış Fatma Betül Sayan Kaya nefsine uymuş 'yazık garibim' diye ifadeye bile çağrılmaksızın dışarıda! Bir tane tövbe hesabı açmışlar, bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar; ana parayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar. İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi!"

"TERA DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇAMAŞIR MAKİNESİDİR"

"Fatma Hanım elbette yalnız değildir. İşlemlerini kendisi söylemiş. Diyor ki, 'Ben eğer, ben eğer bilseydim' diyor, 'bu işleri kendi adıma yapar mıydım?' Onun bilmediği ama şu an Bakanlar Kurulu'nda bulunan en az bir, belki birden çok bakanın bildiği, bütün AK Parti bürokrasisinin bildiği bir şey var: Bu işleri çantacılara yaptırıyorlar. Ya da parayı Lüksemburg'a yolluyorlar. Orada bir off-shore hesabına koyuyorlar. Sonra yabancı yatırımcı, yani bıyıklı yabancı diyorlar bunlara, belki bu bakan için pis sakallı yabancı diye söylenebilir. Lüksemburg'daki off-shore hesaptan Türkiye'de yabancı yatırımcıymış gibi o TERA fonda taklaları atıyorlar, paraları kazanıyorlar. TERA fon için ileride daha çok konuşacağız. Bu fon sadece paraya para katılan bir yer değildir; dünyanın en büyük çamaşır makinesidir.

FETÖ borsasının kirli parasının, İBB borsasının kirli parasının içinde tur atıldığı, üç ileri bir geri yıkandığı; ön yıkama, son yıkama, sıkma derken İBB borsasının parasının temizlendiği yerin adı TERA çamaşır makinasıdır!

Çok yakında ya bu çamaşır makinasında aklanan, paklanan paraların, aklayan, paklananın peşine düşecekler ya da milletin merdanesinde millet tarafından sıkılıp bir tarafa atılacaklar! Hep birlikte göreceğiz. Tabii Fatma Hanım dili döndüğünce, üsturupla şunu söylüyor; diyor ki: 'Ben yalnız değildim.' Elbette yalnız değil. Yavaş yavaş ortaya dökülüyor, her gün yeni bir tanesi dökülüyor.

Örneğin, kısaca hatırlayalım: Sayın Hayati Yazıcı'nın oğlu orada. Mal varlığına tedbir konuluyor, bir bakılıyor ki bu Yazıcı, bizim Hayati Başkan'ın oğlu Yazıcı. Ortağı da işin burasına kadar içinde ama Hayati Başkan'ın oğlunun mal varlığına konan tedbir bir saat içinde arkadaşlar, bir saat içinde kaldırılıyor!

Bakın; İstanbul'da tutuklu belediye başkanlarımızın annesinin, babasının, oğlunun, kardeşinin hesaplarına, üç kuşaklık şirketlerine tedbir koydular. 18 aydır duruyor. Şirketten maaş ödenecek, o bile hâkim imzasına tabi. O şirketi üç kuşaktır işletenlere asgari ücret veriyorlar, 'Bununla geçineceksin' diyorlar. 18 aydır tedbirler kalkmıyor. İtirafçı olandan tedbiri kaldırıp, kendini salıp, malı iade edip; itirafçı olmayanın yedi sülalesine zulmediyorlar. Hayati Yazıcı'nın oğluna gelince bir saatte tedbir kaldırıyorlar. Hayati Bey'in, ben Hayati Bey'in oğluna da zulüm yapılsın demiyorum. Bir hukuk varsa herkese eşit uygulansın diyorum."

"TÜRKİYE YÜZYILI DEDİLER, YÜZYILIN SOYGUNUNU YAPTILAR"

"Ayrıca iki dönem AK Parti'de milletvekilliği yapan Ertan Aydın. 'Türkiye Yüzyılı' kampanyasını yapan isim, öyle bir noktada ki şimdi yurt dışına çıkış yasağı getirilmiş ve bir köşede duruyor. Açılacak tövbe hesabına parayı koyarsa ona da hiçbir şey olmayacak inşallah. 'Türkiye Yüzyılı' dediler, yüzyılın soygununu yaptılar. Bundan sonra 'Türkiye Yüzyılı' yazısını gören, yüzyılın soygununu hatırlasın."

"OSMAN ARIKAN NACAR, FATMA BETÜL SAYAN KAYA'NIN 10 KATI PARA VURMUŞ"

"Dün AK Parti'nin saadet zincirine bir isim daha eklendi: AK Partili bürokrat Osman Arıkan Nacar, şirket E-Data. Para 20 milyar lira. Yani çektiği para 20 milyar lira, Fatma Betül Sayan Kaya'nın tam 10 katını vurmuş.

Peki kaç daire parası? Çünkü milyar deyince bazen kafa karışıyor. Buradan vurulan para 3 bin 333 apartman dairesi parası. Diyor ki bu parayı kim kazanmış? Osman Arıkan Nacar. Peki normal şartlarda bu salondan birinin, herhangi birinin, ailesinden, yedi sülalesinden birinin fondan vurgun yaptığı çıksa manşet olur, değil mi?"

"NACAR'IN TATİL YAPTIĞI ARKADAŞI ÖMER ÇELİK'TEN TIK YOK"

"Peki bu kimmiş? 15 gün önce tatilini en yakın arkadaşıyla yapmış. Kimmiş? AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik'miş. Bodrum'da tatil yapmışlar beraber! Parti sözcümüz dün açıkladı. Dünden beri kendinden tık yok. Tatil arkadaşından haber gelmiş: 'Efendim, bazı yerlerde firar etti diyorlar, İstanbul'dayım. Tatil yaptın mı Ömer Çelik'le? Yaptım, yakın arkadaşım'. 'Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim'. Ponzici Ömer!

Ne diyorlardı: 'Biz üstüne gidiyoruz'. Kimin üstüne gidiyorsunuz? Fatma Betül Sayan Kaya'yı biz söylemesek tık yok! 'Türkiye Yüzyılı' Ertan Aydın'ı biz söylemesek tık yok! Hayati Yazıcı'nın oğlunu söylemesek tık yok! Ömer Çelik'i söylemesek tık yok! Ömer Bey geçip televizyonların karşısına kasım kasım etik anlatıyor rahmetlinin cenazesinde. Ömer Bey, etiği anlatmayacaksın, etiği yaşayacaksın! Önce temizliğe sağ kolundan başlayacaksın!"

"BU İŞİN BİR DE AİLE BOYUTU VAR"

"Şimdi, tabii bu işin parti sözcüsü boyutu var, kabinede bakan boyutu var, genel başkan yardımcısı boyutu var, Saray'da yakın çalışma arkadaşları boyutu var; ama bu işin arkadaşlar bir de aile boyutu var. Bir de aile boyutu var.

Şimdi bir bilgiyi de biz buradan paylaşalım. Bugünün bilgisi de bu olsun, sonra devam ederiz. Fon operasyonunun ilk dalgasında gözaltına alınan Lidya Holding var. Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik. Bulls Yatırım var. Bulls Yatırım, AK Partililerin en iyi bildiği fonun yatırım şirketi. Kim var orada başında? Gizli sahibi kim? Kim özendirdi sizi oraya, hepiniz biliyorsunuz. Yönetim Kurulu Başkanı Bulls Yatırım'ın Kemal Akkaya. Bunlar savcılıktan serbest bırakıldılar. Bunlar tutuklanamayacak kadar büyükler. Bunlar nezaretin kapısından giremeyecek kadar büyük lokmalar! O yüzden bunlar savcılıktan serbest bırakıldılar."

"ERDOĞAN'IN YEĞENİ BİNBİN'İN SAHİBİ"

"Bu şirketin yönettiği ve tasfiye edilen toplam 15 fon var. Bu isimler, Lidya Holding'in ortağı olduğu Bin Yatırımlar Holding şehir içinde skuter kiralama hizmeti sunuyor, adı BinBin. Pay sahiplerinden biri Lidya Holding ve EC Yatırım Holding. Lidya ile bu şirketler doğrudan ortak. Sahibi, adı Usame. Bu genç yatırımcı Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın oğlu Usame Erdoğan.

Yani BinBin'i halka arz eden firma Bulls Yatırım. Ortağı firma Lidya Yatırım, Lidya Holding. Lidya, Bulls, BinBin doğrudan bağlantıda ve ortaklar. Lidya Holding hakkında şu bilgiye herkes çok şaşırmıştı: Gerçeğe aykırı olarak borsada aşırı yükselen şirketler konuşulurken, Lidya Holding'in kaç kat değer kazandığı görülünce 'Ne iş yapıyor?' diye bakılmıştı; çalışan sayısı kaçtı? Sıfır! Hiç çalışanı yok.

Sıfır çalışanlı bu Lidya Holding'in içinde olduğu Usame Erdoğan, Tayyip Bey'e 'amca' diyor, öz amcası; kardeşinin oğlu Usame Erdoğan'ın, BinBin hissesi işler yolundayken Nisan 2024'te 200 lira! Rekorlar kırmış, para yatıran kazanmış, herkese 'Koşun, koşun' demişler, 'Usame'nin şirkete koşun. Mustafa Erdoğan'ın oğlu zarar mı eder? Paraları koyun.' Herkes koymuş, işi bilenler çekilmiş. Bugün 200 lira koyan zavallının hissesi 47 liradan işlem görüyor, parayı vuranlar kenarda oturuyorlar."

"BAŞKAN YARDIMCIN, DANIŞMANIN ORADA"

Bakan orada, eski bakan orada, genel başkan yardımcısı orada, danışmanlar orada, atadıkların fonun başında. Sen ilk günler diyordun ki: 'Ucu nereye çıkarsa çıksın ilerleyeceğiz, kime dokunursa dokunsun devam edeceğiz'. Birden çark etti bundan. Diyor ki 'Türkiye'nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenlendi'.

Şimdi bu acizliğe güler misin, ağlar mısın? Ama şöyle bir şeyi görmek lazım, bu AK Partililerin saadet zinciri. Milleti soyup soğana çevirmişler. Borsadaki kayıp 3,5 trilyon, tasfiye fonlardaki para 800 milyar lira, soygunun ekonomiye doğrudan maliyeti 90 milyar dolar."

"SABOTAJ VARSA BUNU YAPAN O İSİMLERİ ATAYANDIR"

"Ne diyorduk? Asrın felaketi 11 il yıkıldı; asrın felaketinin maliyeti 100 milyar dolar, devlet açıklıyor. Asrın soygununun maliyeti 90 milyar dolar! Neredeyse depremin 11 ilde yıktığı ve ortaya çıkardığı bütün kaybın yüzde 90'ını AK Parti'nin kara düzeninde, AK Parti'nin saadet zincirinden vurmuşlar. Şimdi Erdoğan diyor ki: 'İktisadi güvenliğe sabotaj düzenlendi'.

Eğer bir sabotaj varsa, iktisadi güvenliğe sabotaj; bir ülkede yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran, yani kendi bakan yardımcısını önce cumhuriyet başsavcısı atayan, siyasi operasyonlar yapan, sonra onu bakan atayan bu sabotajın başındadır. Eğer bir ülkede yargı bağımsızlığı ortadan kalktıysa, hukukun üstünlüğü ortadan kalktıysa; ekonomiye, iktisadi güvene sabotaj tam oradadır. Hele hele liyakatsiz, partizanca atamalar varsa sabotaj tam oradadır.

Şöyle bir çiteleme faaliyetiyle; nasıl bütün FETÖ'cülerin her isteğini yapıp da FETÖ sabunuyla elleri yıkayıp bir günahı yokmuş gibi kenara geçti beyefendi, şimdi Erdoğan'ın hiç bu işlerden haberi yok, bir yerlerde birileri iktisadi sisteme sabotaj yapmış, Erdoğan da bunu Zeynel Emre'nin yaptığı basın açıklamasıyla öğrenmiş! Böyle bir durumdayız.

"SORUŞTURMADA ADI GEÇENLERİ VE ATAMALARINI MİLLETE ARZ EDİYORUM"

Buradan milletimize arz ediyorum; soruşturmada adı geçenler, tutukluluk durumlarına göre ve atayan kişiye göre tam liste:

  • Emre Alkin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu'na atanmıştı.
  • Kerem Alkin: Tera Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Türkiye'nin OECD Daimi Büyükelçiliğine Erdoğan tarafından atandı; Varlık Fonu ve Halkbank yönetimine Erdoğan tarafından atandı.
  • Emre Tezmen: Tera Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. Fatma Hanım ve ailesiyle yakın ilişkili.
  • Erkan Kilimci: Tera'nın Genel Müdürü, tutuklu. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. 200 liranın üzerinde imzası var, Erdoğan tarafından atandı.
  • Fecir Alptekin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, Cumhurbaşkanı Danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi, Erdoğan'ın imzasıyla atandı.
  • Abdulkadir Özkan: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Başbakanlık Başdanışmanı, Erdoğan tarafından atandı. Diyanet ve Millî Eğitim Bakanlığı Basın Müşavirliği yaptı.
  • Erdinç Özel: Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı, Erdoğan tarafından atandı.
  • Muhammed Yarız: Pusula Portföy'de yönetici, tutuklu. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi.
  • Özdemir Ataseven: Özata Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı.
  • İskender Balcı: Fonda yönetici, tutuklu. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in damadı.

Ey Erdoğan! Atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, maalesef soyulan da AK Partili. Hakkını arayan da YENİ Partili! Hadi bakalım! Sen bu işin tam ortasındasın, tam ortasında!"

ANAYASA MAHKEMESİ ÖNÜNE ÇAĞRI

"Fon krizinde millet cevap bekliyor, iktidar soranın sesini kesiyor. Paranın izini süren gazetecinin, tehlikeyi önceden haber verenin ya da yaşandıktan sonra riskleri anlatan ekonomistin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri geliyor.

İfade Özgürlüğü Derneği'nin tespitine göre yalnızca Eylül ayında 1270 X hesabına erişim engeli geldi. T24'ün sitesini ve sosyal medya hesaplarını erişime engellediler. Evrensel'in, Sol Haber'in, Kısa Dalga'nın hesaplarını engellediler. 7 bin üyeli Türkiye Psikiyatri Derneği'nin, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun, Kadın Koalisyonu'nun sesini kıstılar. Sonunda hangi hesapların engelli olduğunu ilan eden, yorumsuz veren EngelliWeb'in web sitesini ve sosyal medya hesabını kapattılar. İnanmak güç ama İfade Özgürlüğü Derneği'nin kendi hesabını kapattılar.

Bu meselenin hassasiyetini vurgulayarak hesabına erişim gelen gerçek kişileri, kurumları, kurumların yöneticilerini, bizimle birlikte Anayasa Mahkemesi'ne çeşitli yollardan başvuruda bulunmuş herkesi ve erişim engeline karşı sesini yükseltip Anayasa Mahkemesi'ni göreve çağırmak isteyen herkesi yarın 12.00'de Anayasa Mahkemesi'nin önüne bekliyoruz.

Böyle bir hak ihlali varken Anayasa Mahkemesi'nin bir süredir terk ettiği yürütmeyi durdurma yetkisini, daha önceki içtihatlarıyla kazandığı, Anayasa Mahkemesi'ni Anayasa Mahkemesi yapan yürütmeyi durdurma yetkisini kullanmasını bekliyoruz."

"GEÇEN HAFTA 5 POLİSİMİZ İNTİHAR ETTİ"

"Allah gani gani rahmet eylesin Ali Şekeroğlu, emekli polis, AYM önünde beylik silahıyla canına kıydı. Seyyanen zam hakkını emekliler için isterken, bunu protesto ederken 'Para için değil, onurum için' diyerek tetiği çekti. O günden bugüne iktidar basını kör. İktidar basını görmedi, söylemedi, yazmadı. Erdoğan bir kelime bile bu konuda konuşmadı.

Geçen hafta içinde ayrıca 5 tane polisimiz intihar ederek şehit oldu, hayatına son verdi ve ailesini, milletimizi yasa boğdu. Hem polislerin hem emeklilerin, tüm memurların, tüm emekçilerin içinde bulundukları bu zorlukların bu parlamento tarafından görülmesi gerekiyor. Bir kez daha hayatını kaybeden Ali Şekeroğlu'na başsağlığı diliyoruz. Bütün emeklilerin ve bütün emniyet mensuplarının başı sağ olsun."

AYRINTILAR GELİYOR...

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar