İ. Bülent Çelik

İ. Bülent Çelik

Dr. Fahrettin Koca Twitter hesabından bildiriyor!

Tweet’inde ne yazdı Bakan Doktor Fahrettin Koca?
“Almanya'da, beyin ölümü gerçekleştiği söylenerek hastaneden evine gönderilen, fakat göz işaretleriyle iletişim kurabilen vatandaşımız Osman Bey, az önce uçakla Ankara’ya getirildi. 59 yaşındaki hastaya, Cumhurbaşkanımızın olaydan haberdar olmasıyla “evi”, yani ülkesi sahip çıktı!

Halbuki her doktorun bilmesi lazım!
Çünkü tıbbiyenin birinci sınıfının, birinci dersinden itibaren anlatılır:
“Beyin ölümü yani ‘tıbbi ölüm’ var ise zayıf kalp atışı dışında hiç bir tepki yoktur! Kalp, böbrekler, akciğer, karaciğer, solunum; yaşam desteği ile bir süre daha çalışır, yaşam desteği kapatılırsa hayat biter! Değil özel uçak özel discovery ile bile yerinden kımıldatamazsın!

Ama Sayın Koca, bir doktor olarak cümleye “beyin ölümü gerçekleşmesi ile başlarken” devamında “Vatandaş, göz işaretleri ile temas kurabiliyor!” şeklinde ifadeler kullanıyor!

“Fahrettin Koca, bakanlık nedeniyle uzun süre klinikten uzak kaldığı için temel tıbbi bilgilerini bile kaybetmiş olabilir!” diyeceğim ama bu kadarı mümkün değil! Bisiklete binmeyi unutmak gibi birşey!

Hacım,
Sonradan tepkiler üzerine ‘Bitkisel hayat’ diyecektim, sehven ‘Beyin ölümü’ demiş bulundum mealinde açıklama yapmışsın ama ben şimdi ciddi ciddi kuşku loop’una girdim!
Beynim, bir ‘acaba’ dan öteki ‘acaba’ya gidip geliyor!
Bu diploma işi sizinkilerde kadim bir gelenek olmasın?
Bi zahmet bari sen, bir ara şu diplomanı bi göster de rahatlayalım ya!

Sevmemek

İktidarın müzikle ilgili özel bir sorunu var.
Pandemide müziğin saat sınırıyla uğraştılar.

Pandemi bitti ama biliyorsunuz sınırlama bitmedi.

Şimdi ülkenin her yerinde toptan konserleri yasaklıyorlar..

Kardeşim, konserleri niye yasaklıyorsun?

Konser yasaklamanın birkaç nedeni olabilir.

1-Müziği sevmemek

2-Eğlenceyi sevmemek

3-Hayatı sevmemek

4-Kimseyi sevmemek

Şu küfürün egemen hale getirilmeye çalışıldığı siyasi atmosferde yeni bir ihtimal daha ortaya çıktı!

John Erskine: “Müzik, kimseye küfür edemeyeceğin tek dildir!” diyor.

Biz, küfür edilemeyen bir dili neyleyelim?

Acaba gerçek sebep bu olabilir mi?

Yandaş olmayan medyaya cezada yeni arayışlar..
Sosyal Medya’ya da yasak düzenlemelerinin eli kulağında.

Yasanın metni ne olursa olsun, uygulamanın nasıl yapılacağını tahmin edemeyen var mı?

"Bizim anlayışımızda patronuyla konuşup gazeteciyi işten attırmak yoktur!.. Ama bir patron nasıl istediği gibi yazdırmaz? Dükkan senin kardeşim! Senin istediğin gibi yazıp çizmeyeni bünyende barındırmazsın.. Bu kadar basit.. Sonra gelip bize, beni dinlemiyorlar deme!"

Bu anafikri: “Bize söyletme, aleyhimizde yazanı kendin at! Atmazsan gözümüze gözükme!” mealindeki derin manalı cümleler kime ait?
Bildiniz tabi ki!
“Başbakan” iken, Recep Tayyip Erdoğan’a ait!

2015’te, Başbakan iken bu cümleyi kuran kişiden, 2018’de  Cumhurbaşkanı oldu diye, 2022’de siyasi dervişlik mi bekleyeceğiz!

MEDYA OMBUDSMANI

Gazetemizin de yazarı, ünlü Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici abimiz, ayağını burktuğu için, bu hafta medya ombudsmanlığı nöbeti LOMBOZ köşesine düştü..
Tabii ki Faruk abi gibi işin hakkını veremeyiz..
Sürçü lisan edersek affola!

Efenim, lafı uzatmadan hemen yazılı ve görüntülü basında yer alan bazı ombudsmanlık mevzulara açıklık getirelim…

Bira, Rakı ve RTÜK

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, TRT1’deki canlı yayında, “bira, rakı, sulu, kuru” kelimelerini kullandı ama RTÜK kuralları gereği, bu cümlenin ardından “içki sağlığınıza zararlıdır!” ifadesini eklemedi. Şimdi RTÜK haklı olarak bu Televizyona ceza yazarsa, bu ceza dolaylı olarak halkın kesesinden çıkmayacak mı? yazık değil mi?
Edit: “Çürük ve sürtük” ifadesi üzerine bu minik kural hatasının bir anlamı kalmadı. Unutun! Ne ben yazdım, ne siz okudunuz!..

Ünsal Ünlü ve at hırsızı!

Ünsal Ünlü, her sabah gazete haberlerini yorumladığı Youtube kanalında, Kılıçdaroğlu’na yumruk atan adamı nitelerken “at hırsızı Osman, at hırsızı Osman!” deyip deyip durdu!

Halbuki bu ‘Osman’ isimli şahıs ‘at hırsızı’ değil ‘inek hırsızı!’
‘Kişisel bilgilerin korunumu’ olgusunun son derece önem kazandığı günümüz dünyasında, objektif bir gazeteci olarak, hakkında yorum yaptığımız insanların sıfatları konusunda daha dikkatli davranmamız gerekir! Doğrusu ‘İnek Hırsızı Osman!’dır..

Biraz daha hassasiyet lütfen!

Garibanın lülüsü düşecek!

Değerli televizyon yöneticileri! Ekranlarda, ekonomi programlarında, ekranın orta bandına yerleştirilen, şakır şakır dolar ve euro sayan para sayma makineleri ya da balya balya yüzlük desteler halinde dolar ve euro görüntülerini lütfen vermeyin! Bunu yapmayın! Vatandaşın canı çekiyor, heves ediyor! Alabilen var alamayan var! “Bir demet Avro’su olmadığı için döviz korumalı mevduat hesabı açamayan binlerce vatandaş var! Günahtır. Biraz vicdan!

18 Dakika

Aldığım bazı şikayetler üzerine, TELE1’de Merdan Yanardağ ve Emre Kongar’ın birlikte yaptıkları “18 Dakika” isimli programı bizzat saat tutarak izledim. Tam 52 dakika sürdü!

E, hani 18 dakikaydı?
Oldu mu şimdi sayın hocam?
Biriniz doktor. biriniz profesör, iki duayen gazetecisiniz! İzleyiciye taahhüt ettiğiniz süreyi 34 dakika aştınız! İzleyiciyi yanıltmayalım!

Buradan RTÜK’ü de uyarıyorum. Bir sonraki cezaya bu süre ihlalini de eklesin!

RTÜK’ün gizli finansörü

TELE1’den söz etmişken; bu kanalın, RTÜK’ün gizli finansörü olduğu konusunda bir seri istihbarat aldım! RTÜK’ün bütün masraflarını bu kanal karşılıyormuş!
Bu konunun belgelerine ulaştığımda yeniden bilgilendirme yapacağım!..
Kalınız sağlıcakla!

Önceki ve Sonraki Yazılar
İ. Bülent Çelik Arşivi