“Madem öyle bu iş artık bizde…!" Dumansız Gençlik Girişimi

Türkiye’nin en meşhur uyarısı, en bilinen afişi; ama adı var kendisi yok..!

Ezbere bildiğimiz, her yerde gözümüzün önünde duran, kimsenin umursamadığı, yıpranmış, yorulmuş bu afişi gençler ayağa kaldırmaya çalışıyor. Sahayı gözleyip belgeleyip, ilgili bakanlıklara, sorumlu kurumlara mekanlarda satış noktalarında olup biteni anlatan bir Dumansız Gençlik Girişimi var: DGG

unnamed

“Dumana sürüklenen çocuklar” için..!

Rahat bir nefes neredeyse imkânsız. Türkiye’nin dört bir yanında, lokantada, kafede, durakta, parkta hep aynı manzara: Göz gözü görmüyor, temiz bir nefes büyük şans.

Dumansız Gençlik Girişimi temiz bir yaşam, tütünsüz bir nesil ve gelecek için sokakta, caddede, avm’de, marketlerde, bakkallarda kanıt topluyor, ihlalleri ve önerilerini Cumhurbaşkanlığına, Meclis’e, bakanlara sempatik kartpostallar atarak iletiyorlar.

20 yıl önce çocuklar bir kusur işlerse, gizlenip kıyı köşe saklanıyordu; şimdi anneler babalar evlatlarından saklanıyor, çocuklarından utanıyor. Kim utanmaz ki çocuğundan; yaptığı yanlışsa.

Çünkü artık gençler bambaşka. Bu dünyanın hakiki sahibi: Korkuturlar da utandırırlar da. Babasının kötü alışkanlığına asla göz yummazlar. Müfettiş gibi izleyip doktor gibi uyarı yaparlar annelerine; başlarında nöbet tutarlar hatta.

img-6841

Dumansız kampı

20’li yaşlardasınız; bir yaz mevsimi Ege’nin kıyısında, adı da “Afacan” olan bir gençlik kampında daha önce görmediğiniz, tanımadığınız akranlarınızla berabersiniz. Türkiye’de sigara yasağını düzenleyen 4207 sayılı yasa şu anda hayatımızın neresinde? Uygulanabiliyor mu, uygulanamıyor mu, uygulanmıyor mu? Ve “dumansız bir gelecek için ne yapmalı?” tartışıyorsunuz. “Afacanların” kampında yapılacak en güzel afacanlık…!

Sabah 10 akşam 6 aralıksız tartışan, konuşan, yazan, çizen bu grup molalarda oyunlar oynuyor, yarışmalar yapıyor; amatör tiyatrodan, şarkılara, resimlere, beyin fırtınası sadece bir amaç için mesaj üretiyor: Elektroniğinden gelenekseline, paketlisinden, likitine tütün ürünleriyle nasıl mücadele edileceğini tartışıyorlar. Çünkü her yer dumanaltı.

Açılır kapanır tavanlar, ısıtıcılar, uzaktan kumandalı camlar, içerde dışarda yasak bilmeyenler, sigara dumanına maruz kalanları hiç umursamıyor. Denetimler yeterli değil, işletmeler güçlü, tütün ürünü tüketmeyenler çaresiz.

Dumansız nefes almak için ya uçakta yaşayacaksınız ya trende ya havaalanlarında ya da hastanede. Tablo bu.

img-6832

Şimdi sınır tanımayanların, kuralları yasakları uygulamayanların peşine gönüllü gençler düştü. Çoğu öğrenci, 45 genç. Aralarında yeni avukat, eğitimci, turizmci mesleğinin başında olanlar da var. Boş vakitlerini 4207 sayılı yasanın uygulanmasına ayırdılar.

Tütün sektörünün pazarlama taktiklerini ortaya çıkarmak ve mücadele etmek için metotlar arayan Dumansız Gençlik Girişimi Aliağa’da bir gençlik merkezinde kampa girdi..

img-6690

Kanun nasıl uygulanmalı?

Ne yapmalı?

Yasa nerelerde aksıyor?

Satışı, kullanılması, sınırları, açık havası kapalı havası çok net olduğu halde kafelerde, restoranlarda, satış noktalarında neler yaşanıyor, denetim var mı?

Gençler görüyor, belgeliyor, raporluyor ve kimse istemediği sorup araştırmadığı halde, yetkililer merak etmese de ilgili kurumlara iletip yasa yapıcılara, karar vericilere politika üreterek katkı veriyorlar.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen, 20’li yaşlarındaki gençlerin çoğu; kampta tanıştı. Ben de yaptıklarını yapacaklarını yakın izleme ve dinleme fırsatı buldum.

Birlikte içerik üretme, geniş kitlelere doğru mesaj iletme ve iletişim dili ile ilgili çalıştık. Bir süre sonra içlerinden biri “Dumana sürüklenen çocuklar” dedi ve başlık çıktı, bir slogan bulundu. Bu daha küçük bir örnek. Ne sloganlar, ne yaratıcılıklar, ne skeçler, ne dramalar…

Onlar şu sıralar hem çok iyi bir amacın parçası oldular hem “gelecek endişesini, iş hayatını, ekonomiyi ve genç olmanın kederini birlikte vakit geçirerek” atlatıyorlar.

Üç gün sabah 10.00 akşam 18.00 hem eğitim aldılar hem çözüm ürettiler. Sahada gördüklerini, yasanın suistimal edilen açıklarını, çocukları korumayı, online alışverişi her şeyi masaya yatırdılar. Yapılması gerekenleri görev bölümüyle çalışma gurupları oluşturarak belirlediler. Gurupların işi ve görev tanımı çok net idi:

  • Bir grup elektronik sigaranın her yerde satılmasını, kargo ile yurt dışından kolay sipariş edildiğini belgeledi; tütün ürünlerini sınırlandıran yasaya ayrıntılarla dahil edilmesi gerektiğini önerdi. Sektörün e-sigarayı parlatarak “daha az zararlı” göstererek geleceği gençliği tuzağa düşüren pazarlama stratejisini ifşa etmeyi teklif etti.
  • Peki ya satış, 18 yaş sınırı? Başka bir grup da tütün ürünlerinin satıldığı, teşhir edildiği noktalara çalıştı. Verileri çok çarpıcı.10 dükkandan 9’unda tütün ürünleri açıkta. Yasaya göre gizlenmesi gereken paketler görünüyor… 10 marketin 6’sında ise durum daha vahim. Çocuklardan uzak tutulması amaçlanan tütün ürünleri, şekerleme çikolata ve oyuncaklarla kasa yanında aynı yerde.
  • Bir diğer grup ise mekanların açık kapalı alanlarındaki ihlalleri inceleme ve önlem için öneri üretme görevi üstlendi

DGG Kimdir?

Türkiye’nin farklı kentlerinden şimdilik 45 gencin bir araya gelmesiyle oluşan, tütün kontrolü politikalarına anlamlı bir katkı vermeyi amaçlayan ulusal bir gençlik girişimi. Gençlik Servisleri Merkezi Derneği (GSM ve Nişantaşı Üniversitesi ortaklığında yürüyen dumansız bir gelecek hareketi.

http://dumanyok.org/ Sayfalarında duyurduklarına göre, gençlerin pasif izleyici değil değişimi başlatan ve taşıyan aktörler olmasını sağlamak; haklar, adalet, kültür, sosyal yaşam, ekonomi gibi geniş bir alanda aktif ve örnek olacak çalışmalar yürütmek temel amaç. Ve sahada elde ettikleri verileri kanıtlarıyla birlikte ilgili kurumlara sunmak.

Yeni hedef 200 metre ve elektronik ürünler

Saha ihtiyaçları belirleyen gençler yasak olmasına rağmen neredeyse her yaş gurubunun elektronik ürünlere sahip olabildiğini belgeledi.. 5 ilde 78 satış noktasında tütün ürünlerinin çocukların gözü önünde olduğu kanıtlandı.

İşte bu yüzden şimdi DGG harıl harıl 1 Ekim’de Meclis açılışı öncesinde, 29 Ekim bayramı içim kartpostallar hazırlıyor. Cumhurbaşkanlığına, vekillere, bakanlara yollanan tebrik kartları boş değil, talepleri var:

“Lütfen 4207 sayılı kanun değişikliği gündeme geldiğinde tütün satış noktalarının eğitim kurumlarına en az 200 metre mesafede bulunmasını zorunlu kılan bir madde ekleyiniz.”

“Elektronik sigara Türkiye’de yasallaşmasın, yasağı, ithalatı ve satışı denetlensin.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
Erhan Karadağ Arşivi