Görevimiz Tehlike – Ölümcül Tuzak: Bölüm I

Son Güncellenme Tarihi: Temmuz 16, 2023 / 07:00

Amerikan derin devletinin kaybedecek bir şeyi olmayan kişilerden devşirdiği hayalet ajanların, inanılmaz aksiyon dolu maceraları yaklaşık 30 yıldır beyaz perdede seyircileri esir almaya devam ediyor. “Görevimiz Tehlike”nin ilk filminden bugüne Ethan Hunt rolünde, tıpkı dizi filminde olduğu gibi Amerikan sinemasının önemli erkek oyuncularından Tom Cruise, yaş alarak kesintisiz bir şekilde rol alıyor.

“Görevimiz Tehlike”, Bruce Geller’ın yarattığı ve 1966-1973 yılları arasında Amerikan CBS kanalında gösterilen ve efsaneleşmiş bir aksiyon dizi filmiydi. Bu dizinin başrol oyuncuları Peter Graves, Barbara Bain ve Martin Landau, seyirciyle birlikte yaş almıştı. Çocukluk yıllarımda tek kanallı siyah beyaz TRT  ekranının vazgeçilmez dizilerinin başında “Görevimiz Tehlike” gelirdi. Bu aksiyonunun şahikası dizi film, daha sonra özel televizyon kanallarımızda da gösterilmişti. 

Alametifarikası jeneriği ve film müziği

Bir kibritin yanmasıyla başlayan jeneriği ve ona eşlik eden, akıllara kazınan jenerik müziği, dizinin alametifarikasıydı. Bu mütemmim cüzler başarılı şekilde “Görevimiz Tehlike” film serisine de taşındı ve onun da mütemmim cüzleri oldu.

Bu efsane televizyon dizisinin gişe başarısının kokusunu alan yapımcılar, 1996 yılında ilk “Görevimiz Tehlike” filmine start verdiler. Bu filmi “Görevimiz Tehlike II” (2000) ve “Görevimiz Tehlike III (2006) izledi. Bu filmleri “Mission Impossible-Ghost Protocol” (2011), “Mission Impossible-Rogue Nation (2015), “Görevimiz Tehlike-Yansımalar” (Mission Impossible-Fallout, 2018) ve bu hafta Çarşamba günü vizyona giren son halka “Görevimiz Tehlike-Ölümcül Hesaplaşma Bölüm I” (Mission Impossible-Dead Reckoning) izledi.


Amerikan derin devletinin kaybedecek bir şeyi olmayan kişilerden devşirdiği hayalet ajanların, inanılmaz aksiyon dolu maceraları yaklaşık 30 yıldır beyaz perdede seyircileri esir almaya devam ediyor. “Görevimiz Tehlike”nin ilk filminden bugüne Ethan Hunt rolünde, Amerikan sinemasının popüler erkek oyuncularından Tom Cruise, yaş alarak kesintisiz bir şekilde rol alıyor. Tıpkı dizi filmde olduğu gibi…

Aksiyon sinemasının başyapıtlarından

“Görevimiz Tehlike”, beyaz perdenin efsanevi aksiyon sineması örneklerinin başında gelen “James Bond 007” filmlerinden sonra, en uzun soluklu ve en çok izlenen aksiyon sineması örneklerinden birisi ve bu alanda başyapıt sayılabilecek bir seri oldu. Benzer yanları arasında şunlar sayılabilir: her ikisinin da başrollerinde etkileyici, güzel kadınların ana erkek karakterlerle yer alması ve gene çok etkili kaçıp kovalamaca ve dövüş sanatı sahneleri ve imkansız durumların altından başarıyla kalkan ajanlar.

Serinin aksiyon yüklü son filmi yönetmen Christopher McQuarrie’ın başarılı rejisiyle, 165 dk.’lık uzun süresine karşın ilgiyi üzerinde tutmayı başarıyor. Diğer yandan, dünyanın kurtarılmasında kıl payı farklarla çok önemli görevler üstlenen hayalet ajanlar, berrak bir şekilde yeni filmde deşifre ediliyor.

Bildiğimiz gizli servis ajanlarına benzemeyen ve imkansız görevlerin altından başarıyla kalkan Ethan Hunt ve arkadaşları, bu defa çağımızın moda olgusu yapay zeka bağlamında ortaya çıkan ve dünya için büyük bir tehdit oluşturan tehlikeyi bertaraf etme mücadelesine girişiyorlar. “Görevimiz Tehlike-Ölümcül Hesaplaşma Bölüm I”, seyirciyi merak içinde bırakarak olayların nasıl sonuçlanacağını ise, filmin ikinci bölümüne bırakıyor.

Fotoğraf: IMDb

Tom Cruise’un başarılı performansı

Şüphesiz “Görevimiz Tehlike” serisinin gişe başarısında pek çok tehlikeli sahnede dublör kullanmayan Tom Cruise’in performansının önemli payı var. Koşan, dövüşen, takip sahnelerinde araba ve motorsiklet kullanan, paraşütle atlayan… Kısaca bir oyuncunun ortalama performansının çok ötesinde bir performans sergiliyor Cruise… 

Fotoğraf: IMDb


Diğer yandan “Görevimiz Tehlike-Ölümcül Hesaplaşma Bölüm I”,  günümüzün ve yakın geleceğin başat ögesi olmaya aday yapay zeka bağlamında göndermeler içeren, aslında daha açık ifade etmek gerekirse, olay örgüsünü bu olgunun üzerine bina eden bir seyirlik. Filmin itici kuvvetini ise, Orson Welles’in kült filmi “Yurttaş Kane”in (1941) temel metaforu “rosebud” gibi, McQuarrie’ın filminde “Sivastopol” öne çıkıyor; bir farkla seyirci “Sivastopol”ün anlamını filmin başında bilse de ana karakter Ethan Hunt filmin sonunda deşifre ediyor. Diğer yandan gizemin çözülmesi ise daha önce vurguladığımız gibi ikinci filme kalıyor.

Filmin sinematografik unsurları arasında ele aldığı öyküyü uzun süresine karşın başarıyla seyircinin nabzını elinde tutan sinema diliyle anlatan yönetmen Christopher McQuarrie’ın rejisine atıfta bulunurken, bu başarının oluşmasında görüntü yönetiminin payını ve özel efektlerin başarısını vurgulamadan geçmeyelim. Özellikle Tom Cruis’ın trenin üzerine onlarca metre yüksekten motorsiklet ile atlaması sahnesinin hazırlanmasından pek çok kovalamaca sahnesi ve trenin lokomotifinin patlatılması sonrasında viyadükten aşağıya düşüş sahnesindeki gerçeklik dokusunun usta işi kotarıldığını vurgulamadan geçmemek lazım. Aksiyon yüklü bu filmin etkisini sürdürmesinde film müziklerinin ve bu bağlamda klasikleşmiş müziğin leit motive olarak başarıyla kullanılmasının da altını çizelim.

Bülent Vardar

1961, Ankara doğumlu. 1983 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü, Sinema-TV-Fotoğrafçılık Ana sanat Dalı’ndan 1983 yılında mezun oldu. Aynı üniversitede Yüksek Lisans, Marmara Üniversitesi’nde Sanatta Yeterlik yaptı. 1989 yılında yaptığı “Gemi Adamları”, 1991 yılında yaptığı “Geleneksele Dönüş” adlı belgesel filmleri, 2000 yılında Beta Yayınevi tarafından basılan “Sinema ve Televizyon Görüntüsünün Temel Öğeleri” isimli bir kitabı bulunmaktadır. Sinema konusunda pek çok film eleştirisi ve makalesi bulunan Vardar, ayrıca film, reklam filmi, televizyon yapımı ve reklam/tanıtım fotografı alanında görüntü yönetmenliği ve Aydınlatma tasarımı çalışmaları yapmıştır. Cem Kağan Uzunöz’ün “Osmanlı’da Harem Cariyeler” (1994) belgesel filminin görüntü yönetmenliğini yaptım. Oktay Yalın’ın “İzlenimler/Oda” kurmaca filmiyle, Ülker Sayın’ın “Perpetium Mobile ya da Yinelenen Hayatlar” kurmaca filminin görüntü yönetmenliğini yaptım. Ferhan Şensoy’la beraber “Varsayalım İsmail” dizisinin Işık yönetmenliğini yaptım. Pek çok TV programı, reklam filmi ve reklam ve tanıtım fotoğrafı alanında Işık yönetmenliği ve görüntü yönetmenliği yapmıştır. Bülent Vardar’ın kendisine ait 50 kw’lık bir Işık seti vardır. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Sinema-TV Bölümü Öğretim Üyesi ve Sinema-TV Anasanat Dalı Başkanı ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Bölüm Başkanı olarak görev yaptı. Halen Okan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi dekanıdır.

Gazete Pencere'yi Google'da Takip Et

Scroll to Top