Hayatta bir tane tanınmış insanla fotoğrafım var o da Aziz Yıldırım. Bir nevi çocukluk kahramanım benim. Sanırım yıl 2005 falan. Ankara’da karşılaştık “başkanım bir fotoğraf isterim” dedim sağolsun kırmadı. O kadar severdim kendisini. Sonra yıllar içinde tabi başarılar da geldi, Atıf Şeşular da. “Taraftarız biz çekeriz cefa, Aziz başkan bizi bırakma” diye yürüdük hatta. Ama zaman değişti. Dedik “başkan yeter artık”, zaman değişiklik zamanı, Ali Koç'u destekledik. Maalesef Koç da fevkalade başarısız oldu. Gerçi ekonomik olarak kulübü toparladı ama sonuçta bir şirket değil burası. O da bir hayli Atıf Şeşu getirdi ne yazık ki. Neyse.
Gelelim günümüze, iki aday yarışıyor birini son girdiği seçimde büyük farkla gönderdik, diğerini tanımıyoruz. Benim gibi Ekmeleddin İhsanoğlu’na, dershane sahibi İnce'ye, sonra da Kılıçdaroğlu’na falan oy atmış bir insansanız zaten seçimlere pek inancınız olmuyor. Zira, öyle tuhaf insanlara oy atıp öyle tuhaf hayal kırıklıkları yaşadık ki, bu seçim denen hadiseyle aramız pek iyi değil. Bakınız “demokrat dede” benim için hayal kırıklığının sözlük karşılığı. Sayfalar, hatta kitaplar yazılır ama tarafımız belli olsun, Özel'den yana. Gerisine şimdilik neyse diyelim haddimizi aşmadan, zira bu gazetede çok ciddi uzmanlar var bu konularda.
Biz kulüp seçimine geri dönelim. İki taraf var, birinin vaatleri birinin ise geçmişi. Üyeler ne düşündüyse vaatlerden vazgeçip isme oy attı?! Akıl almaz bir sonuç. O kadar isterim ki tek tek Aziz başkana oy atanlara “arkadaş sen tam ne düşündün? Neyi hayal ettirdi de sana oy attın? Mazoşistlik var mı?” diye sorabilmeyi. Yine bir seçim takip ediyorum ve yine hayal kırıklığı. Belki de sorun bende. Hangi seçimde, kimi desteklesem karşıdaki galip geliyor. Keşke sadece Aziz başkanı seçenler acı çekse sene sonunda. Zira, sezon sonunda rezalet bir sonuç olacağını bugünden ben size söyleyeyim. Lig dördüncülüğü ve bol bağırıp çağırma hayırlı olsun. Ama işte, önümüzdeki sezonun sonunda dönüp oy verenlere “n’oldu kardeş, aha buyur” desek de bizim de kalbimiz kanayacak. Yok yok, olmuyor ben ve seçim barışamıyoruz.