Ümit Sezgin
Peki İsmail Hoca “Hazır mı?”
“Kim Olduğunu Hatırla”. Bu en güzel slogandı maç öncesinde tribünlerin pankartında yer alan... Tabii taraftar geçmişin başarılı, sert, “sağlam” Fenerbahçe’sini kastediyordu. Bunları hatırlamak güzel ama hatırlanmaması gereken şeyler de var elbet. Mesela ilk 11 tartışmaları… Daha sezonun ilk maçı öncesi İsmail Hoca’yla Asensio arasında yaşananlar… Asensio hazır mı değil mi bilmem ama İsmail Hoca’nın maksadını anlatmak konusunda bugün hazır olmadığı gibi hiçbir zaman da hazır olmayacağını da biliyorum. Niyeti, kastı ne kadar doğru, iyi olursa olsun ifade tarzı sert, eksik ve zaman zaman da maksadı aşan biçimde olduğu için her daim kriz potansiyeli taşıyor. İster misiniz sezona İsmail Kartal- Asensio kriziyle başlayalım.
İlk 11’i gördüklerinde tribünün ilk tepkisi “Asensio hazır değil de kim hazır?” oldu. İlk 45 dakika bittiğinde bu sorulara yenileri eklendi; Kerem mi hazır, İrfan Can mı hazır gibi…
Kadıköy’de ilk yarı sonunda hazır görünen sadece temmuzun ortasında stadı dolduran tribünler ve Fred’ti.
Aslında bu maçın böyle olacağı Avusturya kampı sonunda oynanan Lask maçında belliydi. O maçta da Fenerbahçe baskın oynamış ama kapanan rakibi açmakta çok zorlanmıştı. Asıl sorun Avusturya’da yaşanan bu sıkıntının aynıyla sahnelenmesi oldu. Rakibe baskı yapmanın yetmediğini, kapanan defansını açmak gerektiğini İsmail Hoca’nın bilmediği düşünülemez ama buna rağmen gerekli tedbirleri almaması can sıkıcıydı. Bu sorunu çözecek Asensio ve Mason Greenwood gibi iki ismi yanında oturturken, Kerem’e nasıl umut bağlamıştı anlamak zor.
Talisca belki ilk yarıyı ve maçı serbest vuruştan attığı golle kurtardı ama kendini kurtardığını söylemek zor. Vedat iyileşirse, İsmail Hoca eğer Asensio krizi yaratmazsa Talisca’nın ilk 11’deki yerini kaybedeceği kesin gibi.
İkinci yarıya Ake yerine Levent Mercan’ı alarak başladı İsmail Hoca. Levent’in girişiyle sol kanat işlemeye başladı. Önce Levent’in asistinde Talisca sonra Bartuğ direğe takıldı. Fenerbahçe’nin “direğe takılan şutlar” lanetinin bu yıl da süreceği belli oldu.
Dakika 70’e gelindiğinde sahanın en kötüsü Kerem’i çıkarıp Oğuz’u, günün en şanssızı Bartuğ’u çıkarıp Asensio’yu aldı Hoca. Yetmedi Mason Greenwood’u da aldı Cherif’i de ama ikinci golü bulamadı.…
Polonya’ya tek farklı galibiyetle gidiliyor. Bu rakibe karşı alınan bu sonuç herhalde kimseyi sevindirmedi. Birilerinin İsmail Kartal’a böyle sıradan takımlara elenip Şampiyonlar Ligi’ne gidemezse, teknik direktörlük ömrünün hiç uzun olmayacağını hatırlatması lazım. Şu aşamada “forma adaleti”, “benim adamım, beni en iyi anlayan adam” gibi yaklaşımların riski büyük. Bu turu geçmen gerekiyor İsmail Hoca, yoksa kimse gözünün yaşına bakmaz.