Bu kadarı kâfi

Bu da size yakışırdı; “40 Yıllık Galatasaraylı” olmakla övünen, Galatarasay soyunma odalarında sevinç çığlıkları atıp, Fenerbahçe’ye her fırsatta laf eden Murat Özkaya’nın Eyüpspor’unu ligde tutmak da size yakışırdı, övünebilirsiniz. Çağırın Murat Özkaya’yı beraber kutlayın.

Ligin son maçı bu senenin prototipi gibiydi. Güya Fenerbahçe istekli, hevesli başladı, rakip ceza sahası önünde onlarca gerekliliği tartışılır pas yapıp pozisyon üretmeye çalışırken, ilk kontratakta yine Yiğit Efe-Çağlar saçma ikilisinin ve Archie Brown gereksizinin seyrettiği pozisyonda kalesinde golü gördü. Bravo, aferin.

Bitmedi, sonrasında klasikleştiği üzere Fenerbahçe beraberliği yakalamak için bastırmaya başladı. Önce Kante kale önünde boş pozisyonda topu ıskaladı, ardından Kerem kale önünde kötü vurdu, dönen top kontratak oldu. Sezon boyu taraftarı çıldırtan Mert Müldür’ün kelimenin tam anlamıyla seyrettiği ve rakibe refakat ettiği pozisyonda Eyüpsporlu Metehan ikinci golü attı.

Elbette 37. dakika itibariyle tribünlerden, defans oyuncuları başta olmak üzere Fenerbahçe oyuncularına protestolar gelmeye başladı. Taraftar soruyor; “bu Mert Müldür neden hala bu takımda, Çağlar’ın işe yaradığını bir kez olsun görebilecek miyiz, yıllar önce Fenerbahçe’nin, bu yıl Beşiktaş’ın kurtulduk diye kurbanlar kestiği Mert Günok’u kim, neden, ne hakla, ne amaçla Fenerbahçe’ye yeniden getirdi? Tarihte bir kere olsun rakibe takılmayan orta yapamayan Oğuz Aydın’ın karnının ağrısı ne?” Falan filan.

İkinci yarıda da prototipe devam. Yine yırtınıp çırpınan Fenerbahçe, önce beraberliği yakalayan, hatta sonra öne geçen Fenerbahçe ve nihayet son dakikalarda gol yiyip berabere kalan Fenerbahçe. Yine kahrolan taraftar.

Bütün bunları yazmanın ne anlamı var? Bu detaylar lüzumsuz aslında. Koca bir sezon, mesela bu Mert Müldür lüzumsuzunu, Çağlar gereksizini eli kalem, dili mikrofon tutan herkes eleştirdi. Ne değişti? Hiiiç. “Efendim, Skriniar sakat, o öyle, bu böyle”. İyi de kardeşim Yiğit Efe daha vahim hatalar yapıyor, her maç en az üç felaket yanlışı var, ses çıkarıyor muyuz? Çocuk hiç olmazsa yeni ve öğreniyor. Pekiyi Çağlar, Mert Müldür, Oğuz Aydın, Kerem gibi tiplerin “eğilecek yaş ağaç” pozisyonunu çoktan geçtiklerini göreniniz yok mu?

Bu cevabı malum soruları tekrarlamanın anlamı yok, zaten cevaplarını da herkes biliyor, bilinmeyen bu sorunları kimin çözeceği? Kim sorusunun cevabını önümüzdeki ay kongre üyeleri verecek. İki aday var, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi.

Aziz bey, canımız ciğerimiz, efsanemiz. Bin yaşına gelse de hepimizden daha istekli, daha dirençli. Aziz bey “önümüzdeki yıl da şampiyonluk gelmezse tehlike büyük” diyor. Aziz bey korkutmayı sever ama bu söylediklerinin başka bir gerçekliği var, yakından takip etmek lazım. Ancak bunca yıldan sonra hala Aziz beye görev düşmesi bu camianın ayıbı değil mi?

“12 yıl oldu bu kadarı kâfi Şampiyon yap bizi Başkan Hakan Safi”… Kafiye iyi hoş da Safi’yi Koç döneminden bilmiyor muyuz? Kerem Aktürkoğlu’nun transferi, ücreti, Fenerbahçe’ye gelmesi muhtemel UEFA cezası falan filan.

Bu camiadan çıkacak yeni bir aday yok mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ümit Sezgin Arşivi

YFBGŞ

26/04/2026 23:35

Derbi gibi derbi…

05/04/2026 23:42

Bitti bu sezon da…

01/03/2026 22:56