Abdullah Biricik
Şampiyonluk yanıltmasın!
“Manchester City’de oyun kurucu olarak görev yaptığı için transfer edilen İlkay Gündoğan, 2 bölgede el freni görevi görmekte, aldığı her topu ezip rakip savunmanın yerleşmesini sağlamakta, sürekli geriye oynayarak takımın hücum anlayışına zarar vermektedir.
Yeni sezonda kendisine teşekkür edilerek alacaklarına karşılık serbest bırakılmalı, kabul etmemesi durumunda kadro dışı bırakılarak kontrat süresi boyunca paf takımla idmanlara çıkarılmalıdır. Yerine Renato Sanchez veya Gedson Fernandes gibi dikine oynayabilecek genç ve milli bir futbolcu transfer edilmelidir.
Transfer edildiği günden bu yana çıkış yakalaması beklenen Ahmed Kutucu’ya benzer koşullarda teşekkür edilmeli yerine yedekte bekleyebilecek girdiği zaman katkı sunabilecek Yusuf Sarı gibi yerli bir oyuncu transfer edilmelidir.
Benzer koşullarda Eren Elmalı’ya teşekkür edilmeli, Grimaldo veya Dimarco gibi fark yaratabilecek bir sol bek transfer edilerek, Jakobs yedek bekletilmelidir.
Arda Ünyay, Nhaga ve Ada Yüzgeç Okan Hoca tarafından süre alma ve geliştirilme ihtimali olmayan oyuncular Avrupa’da süre alabilecekleri takımlara kiralık olarak gönderilmelidir.
Kaleci Günay Güvenç ve Batuhan Şen’e teşekkür edilmeli yerlerine Uğurcan olmadığında kaleyi emanet edebilecek bir kaleci ve Jankat gibi alt yapı kontenjanından 3 bir kaleci getirilmelidir.
Asprilla ve Noa Lang’a teşekkür edilmeli ve satın alma opsiyonları kullanılmamalıdır.
Singo, Sane, Sallai ve Gabriel Sara’ya teklif gelmesi durumunda satılmalı, yerlerine o kalitelerin üzerinde transferler yapılmalıdır.
Satış olmaması durumunda güçlendirilecek kadroda yeni bir oyun sistemi kurulmalı, mevcut oyunculardan bu şekilde yüksek verim alınacak bir oyun anlayışı geliştirilmelidir.”
Şeklinde bir rapor sunulmalı Galatasaray yönetimine.
Kim sunmalı?
Galatasaray sportif direktörlüğü.
Böyle profesyonel bir futbol yapılanması var mı?
Yok.
Erden Timur gibi bir mucize ile yolu kesişmişti Galatasaray’ın.
Düşük bir bütçe ve doğru harcamalarla Süper Ligi domine eden bir takım yaratmış, yıldızlarla dolu bir kadro kurmuştu.
Timur’dan sonra Okan Buruk ve arkadaşı Abdullah Kavukcu bu işe el atarak şu anda futbol oynayamayan bu kadroyu kurdu.
Sezon başında takım teklemeye başlamış, “şampiyonluk gitti” kaygıları başlamıştı.
Sabırsızlıkla ara transfer dönemi bekleniyordu.
Büyük umutlarla beklenen dönemde Galatasaray futbol aklı Avrupa’ya özel uçak seferleri düzenleyip ara transfer döneminde kadroya giremeyen 3 oyuncu transfer etti.
Bu kadro ve yapılanma ile geçen hafta şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray, önceki gün görkemli bir törenle şampiyonluğunu kutladı.
Galatasaray için formalite olan Kasımpaşa maçının kadrosuna Barış Alper Yılmaz, Torreira, Uğurcan Çakır, Abdülkerim Bardakcı, Yunus Akgün, Gabriel Sara, Asprilla ve sarı kart cezalısı olan Victor Osimhen alınmadı.
Pek çok oyuncu Galatasaray forması ile son maçına çıktı. Gerçi son maçına çıktığını zannettiğimiz pek çok oyuncu Okan Hocanın kadro planlamasının içerisinde yer alıyor olabilir. Bir gerçek var ki bu sezon ortaya konan futbol, şampiyonluk apoletiyle pek eşleşmiyor.
Fenerbahçe’nin şampiyon olmamaktaki ısrarı Galatasaray’ı bu oyununa ve yapılanmasına rağmen şampiyon yaptı. İlk yılında 88, geçen sezon 95, bir önceki sezon ise 102 puan toplayan Galatasaray bu yetersiz oyununa rağmen 77 puanla şampiyon oldu.
Eğer hatalarla yüzleşmeye engel olacaksa bu şampiyonluk Galatasaray’a kısa ve uzun vadede çok büyük zararlar verir. Şampiyonluğa rağmen yeni bir yapılanmaya gidilecekse (ki doğru olan bu) Okan Buruk ve Abdullah Kavukcu’ya bırakılacak yeni yapılanma da Galatasaray’a zarar verir.
Peki doğru olan ne?
Yeni bir yapılanmaya gitmek ve Sportif A.Ş’ye Erden Timur gibi bir mucize gelmeyecekse bu yapılanmayı teknik heyete bırakmak yerine profesyonel bir ekiple yapmak.
Bu durum sadece Okan Buruk ile ilgili bir konu değil. Fatih Terim bile sportif direktörlüğe soyunduktan sonra başarısız olmuş, kendisine ve Galatasaray’a ciddi zararlar vermişti. UEFA Kupası’nın Hagi ve Popescu gibi kilit oyuncuları Faruk Süren tarafından transfer edilmişti.
İkinci altın dönemde Drogba, Sneijder, Eboue ve Melo gibi yıldızlar Ünal Aysal’ın vizyoner bakış açısının getirisiydi. Hatta Ünal Aysal ve Fatih Terim arasında otorite sıkıntıları başlamış, “eleman” söylemi ile Fatih Terim dönemi sona ermişti. Geçmişten ve mevcut durumdan gerekli dersler çıkarılmalı Galatasaray’ın geleceği doğru bir şekilde planlanmalıdır.