Emre Özpeynirci
Yeni modeller ne kadar kurtaracak?
Türk otomotiv sanayisi aslında kritik bir geçiş döneminden geçiyor. Bir tarafta otomobilde ilk 7 ayda 97 bine yakın üretim ve 105 bin adedin üzerinde ihracat kaybı var. Diğer tarafta ise fabrikalara milyarlarca Euro’luk yatırımlarla gelen yeni modeller bulunuyor. Bursa’da Renault yeni modellerini devreye alıyor. Tofaş, Stellantis iş birliğiyle Fiat, Peugeot, Citroen ve Opel markaları için yeni hafif ticari araçların üretimine başladı. Hyundai İzmit yeni elektrikli model dönemine geçiyor. Ford Otosan da yeni yatırımlarla üretim gücünü artırmaya hazırlanıyor. Bunların hepsi Türkiye açısından önemli. Yeni modeller yerli araç payını yükseltecek, fabrikaların kapasite kullanımını artıracak ve ihracata yeni bir ivme kazandıracak.
OTOMOBİLE ULAŞMAK ÇOK ZOR
Ama denklemin diğer tarafı daha zor. Çünkü fabrikaların bantlarından yeni modeller çıkmaya başlarken Türkiye’de tüketicinin otomobile ulaşması giderek zorlaşıyor. Yüksek faizler ve yıllardır güncellenmeyen taşıt kredisi limitleri iç pazarı baskılarken, otomotiv ihracatımızın ana pazarı Avrupa’da da rekabet her geçen gün sertleşiyor. Yani mesele artık sadece “Yeni model üretebiliyor muyuz?” değil, asıl mesele, “Ürettiğimiz yeni modelleri Türkiye’de ve dünyada yeterince satabilecek miyiz?” Bu nedenle yeni modeller sektör için önemli bir ilaç olacak ama bütün sorunları tek başına çözmeleri kolay görünmüyor. Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, yeni modellerin olumlu etkisinin 2026’nın son çeyreğinde görülmeye başlayacağını, asıl katkının ise 2027’de ortaya çıkacağını düşünüyor.
Bir tarafta daralan pazar, üretim ve ihracat; diğer tarafta devreye giren milyarlarca Euro’luk yeni yatırımlar... 2026’nın kalan 5 ayı Türkiye otomotiv sanayisi açısından tam anlamıyla bir geçiş sınavı olacak. Ve şimdilik sektörün en büyük umudu yeni modeller. İnşallah yeni modeller kurtarır!

105 BİN OTOMOBİLLİK İHRACAT KAYBI
Türkiye otomotiv sektöründe 2026’nın ikinci yarısı pek iyi başlamadı. İç pazar hızla daralırken, üretim ve ihracat cephesindeki kayıplar da temmuz ayında daha belirgin hale geldi. Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) açıkladığı verilere göre temmuz ayında toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı ayına göre %19,2 düşüşle 103 bin 817 adede geriledi. Otomobilde ise kayıp çok daha sert oldu. Üretim %31,8 azalarak 56 bin 187 adette kaldı. İhracatta da benzer bir tablo var. Temmuz ayında toplam araç ihracatı adet bazında %20,4 düşerek 79 bin 850 adede, otomobil ihracatı ise tam %38,9'luk kayıpla 35 bin 597 adede geriledi. Üstelik sorun sadece fabrikalar ve ihracat pazarlarıyla sınırlı değil. Ağır ticari araçlar dahil toplam iç pazar da temmuz ayında %24,5 daralarak 83 bin 713 adede geriledi. Otomobil pazarı ise %25,8 düşüşle 62 bin 478 adette kaldı. Yani temmuz ayında otomotiv sektörünün üç temel göstergesi aynı anda sert şekilde eksi yazdı
TİCARİ BİRAZ KURTARIYOR
İlk 7 aylık fotoğrafa baktığımızda da tablo çok farklı değil. Toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %8,1 azalarak 767 bin 216 adede, otomobil üretimi ise %18,6 düşüşle 424 bin 667 adede geriledi. Geçen yıl aynı dönemde 521 bin 447 otomobil üretilmişti. Yani Türkiye sadece 7 ayda geçen yıla göre 96 bin 780 adet daha az otomobil üretti. Ticari araç üretimi ise bu olumsuz tablodan ayrıştı. İlk 7 ayda ticari araç üretimi %9, hafif ticari araç üretimi %10, ağır ticari araç üretimi ise %4 arttı. İhracatta ise kayıp daha da dikkat çekici. Toplam araç ihracatı ilk 7 ayda %13,6 düşüşle 542 bin 401 adede gerilerken, otomobil ihracatı %29,2 azalarak 255 bin 679 adette kaldı. Geçen yıl aynı dönemde 360 bin 940 otomobil ihraç edilmişti. Yani Türkiye ilk 7 ayda geçen yıla göre 105 bin 261 adet daha az otomobil ihraç etti.
İÇ PAZARDA SERT FREN
Üretim ve ihracattaki düşüşe iç pazardaki daralma da eşlik ediyor. 2026’nın ocak-temmuz döneminde ağır ticari araçlar dahil toplam pazar geçen yılın aynı dönemine göre %10,6 küçülerek 661 bin 249 adede geriledi. Otomobil pazarı ise %12,1 daralarak 502 bin 712 adet oldu. Dolayısıyla ilk 7 ayın bilançosu oldukça net; İç pazar küçülüyor, otomobil üretimi azalıyor ve otomobil ihracatı ciddi kan kaybediyor. Peki bu tablo kalıcı mı?
‘DÜŞÜŞÜN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ GEÇİCİ’
OSD Başkanı Cengiz Eroldu’ya göre üretimdeki gerilemenin önemli bölümü geçici nedenlerden kaynaklanıyor. İlk 7 ayda bayram ve idari tatiller yaklaşık 5-6 günlük çalışma kaybı yaratırken, bazı fabrikalarda yeni model ve kapasite yatırımları için üretim hatlarının hazırlanması da tempoyu düşürdü. OSD bu nedenle mevcut kaybın bir bölümünü yeni yatırımlara geçiş sürecinin doğal sonucu olarak değerlendiriyor. Yeni yatırımların ilk etkisi yerli araç payında görülmeye başladı. Geçen yıl aynı dönemde %29 olan yerli üretimin iç pazardaki payı bu yıl %34’e yükseldi. Renault Bursa’da yeni modellerini devreye alırken, Tofaş Fiat, Peugeot, Citroen ve Opel için yeni hafif ticari modellerin üretimine başladı. Hyundai İzmit de yeni elektrikli model dönemine geçiyor. Üretimdeki mevcut kaybın karşısında önemli bir yeni model dalgası geliyor. Cengiz Eroldu’ya göre yeni modellerin üretim ve ihracata olumlu etkisi 2026’nın son çeyreğinde başlayacak, asıl olarak 2027’de belirginleşecek. Bu nedenle yıl sonunda üretim ve ihracatın 2025’in bir miktar altında ancak yakın seviyelerde kalması bekleniyor. Ancak iki önemli risk var. Birincisi iç pazarda artan daralma, ikincisi ise Avrupa’da giderek sertleşen rekabet. Dolayısıyla yeni modelleri üretmek kadar, onları Türkiye’de ve ihracat pazarlarında yeterli adetlerde satabilmek de kritik olacak.

İZMİTLİ İLK ELEKTRİKLİ BANTTAN İNDİ
Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen törenle ilk elektrikli modeli Ioniq 3’ün seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, Togg’dan sonra Türkiye’de elektrikli araç üreten ikinci otomotiv üreticisi oldu. 250 milyon Euro yatırımla hayata geçen Ioniq 3’ten yılda 30 bin adet üretilecek.