Emre Özpeynirci
Ben şimdi hacı mı oldum?
Otomobil tutkunlarının kendi arasında yaptığı bir espri vardır. Nürburgring'e giden ‘hacı’ olur. Stelvio Geçidi'ni geçen ‘hacı’ olur. Son yıllarda bu listeye Romanya'nın efsanevi Transfagarașan yolu da eklendi. Ben de uzun yıllardır bu cümleyi duyuyordum. Geçen hafta direksiyonuna geçtiğim otomobil ise bu deneyimi daha da unutulmaz hale getirdi. Çünkü önümde dünyanın en çok konuşulan sürüş yollarından biri, altımda ise Audi tarihinin en güçlü seri üretim modeli; 925 beygirlik yeni RS e-tron GT Performance vardı. İtiraf edeyim daha ilk virajlardan sonra neden bu yolun otomobil tutkunları için adeta bir kutsal rota haline geldiğini anlamaya başladım. Bir tarafta buz gibi göller, diğer tarafta temmuz ayında bile erimeyen karlar... Gerçekten her viraj başka bir manzara, her tırmanış başka bir hikaye anlatıyor. Jeremy Clarkson'ın yıllar önce buraya “Dünyanın en güzel yolu” demesi abartı mı diye düşünüyordum. Direksiyon başında geçirdiğim birkaç saat sonunda cevabım netti; hayır.

GERÇEK BİR LABORATUVAR
Transfagarașan sadece güzel bir yol değil aynı zamanda otomobili test eden gerçek bir laboratuvar. Yer yer bozulan asfalt, aniden değişen eğimler, arka arkaya gelen keskin virajlar. Bir otomobilin sadece motorunu değil, şasisini, süspansiyonunu, direksiyonunu ve frenlerini de sınayan bir rota. İşte tam bu noktada yeni RS e-tron GT Performance'ın en çok etkilendiğim özelliği ortaya çıktı. Audi'nin yeni geliştirdiği şasi sistemi. Standart olarak sunulan iki odacıklı havalı süspansiyon ve iki valfli adaptif amortisörler sayesinde otomobil bozuk zeminde beklediğimden çok daha rafine hissettirdi. Viraj temposu yükseldikçe yaklaşık 2,4 tonluk gövdesini adeta fizik kurallarına meydan okurcasına kontrol altında tutmayı başardı. 925 beygirlik bir otomobil kullanıyorsunuz ama sizi etkileyen ilk şey motor değil, güven hissi oluyor.
YOL KENARINDAKİ AYILAR
Elbette performans da nefes kesici. Launch Control ile 925 beygir güç, 1.027 Nm tork ve 0'dan 100 km/s hıza sadece 2,5 saniyede ulaşan bir otomobilden söz ediyoruz. 97 kWh bataryasıyla WLTP'ye göre 592 kilometreye kadar menzil sunuyor. Elektrikli otomobillerde en çok merak edilen konulardan biri de dağ yollarındaki tüketim. Evet, Transfagarașan'a tırmanırken bataryadan ciddi enerji harcıyorsunuz. Ama inişte güçlü rejeneratif frenleme sistemi sayesinde enerjinin önemli bir kısmını yeniden bataryaya geri kazanıyorsunuz. Dağ yolu, elektrikli otomobiller için düşündüğünüz kadar dezavantajlı değil.
Fakat yol boyunca aklımda en çok kalan an, ne hızlanma oldu ne de viraj performansı. Ormanın içinden çıkıp yol kenarında duran boz ayılar. Bir yandan ürkütücü, diğer yandan doğanın hala insandan çok daha güçlü olduğunu hatırlatan bir andı. Belki de Transfagarașan'ın büyüsü burada yatıyor. Sadece otomobil kullanmıyorsunuz, doğanın tam ortasında, dağlarla, sisle, karla ve bazen ayılarla aynı hikayenin içinde yol alıyorsunuz.
PEKİ DÜNYANIN EN GÜZEL YOLU NEDEN YAPILDI?
İşin ilginç tarafı, bugün milyonlarca otomobil tutkununun hayalini süsleyen bu yol aslında turizm için yapılmamış. Transfagarașan'ın inşasına 1970 yılında Romanya lideri Nicolae Ceaușescu tarafından karar verilmiş. 1968'de Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgal etmesinin ardından, olası bir askeri saldırıda Karpat Dağları'nın hızla aşılabilmesi hedeflenmiş. Yaklaşık 151 kilometre uzunluğundaki yolun yapımında milyonlarca kilogram patlayıcı kullanılmış. En yüksek noktası 2.042 metreye ulaşıyor. Yoğun kar nedeniyle yılın yaklaşık sekiz ayı kapalı kalan yol, genellikle haziran sonu veya temmuz başında yeniden ulaşıma açılıyor. Resmi bir viraj sayısı bulunmuyor. Ancak özellikle çıktığımız Balea Gölü çevresindeki bölüm, arka arkaya dizilmiş yüzlerce keskin virajıyla dünyanın en teknik sürüş rotalarından biri kabul ediliyor. Yolun dünya çapında ün kazanması ise 2009 yılında Top Gear ekibinin burada yaptığı çekimlerle olmuş. Jeremy Clarkson'ın “The best road in the world” sözü, Transfagarașan'ı otomobil tutkunlarının yapılacaklar listesinin en üst sıralarına taşıdı. Bu yüzden otomotiv dünyasında yıllardır aynı espri yapılır: “Transfagarașan'a giden hacı olur.” Elbette bunun dini bir anlamı yok. Ama o yolu kullandıktan sonra insan, bu esprinin neden ortaya çıktığını gerçekten anlıyor.

E-TRON GT AİLESİ YENİLENDİ
Alman Audi, elektrikli gran turismo modeli e-tron GT ailesini kapsamlı bir güncellemeyle yeniledi. Bizim de sebebi ziyaretimizin sebebi bu aileyi deneyimlemekti. Tasarımda küçük dokunuşlar yapılırken, asıl değişim performans, batarya, şarj teknolojisi ve sürüş dinamiklerinde gerçekleşmiş. Yeni ürün gamı artık e-tron GT, S e-tron GT, RS e-tron GT ve RS e-tron GT Performance olmak üzere dört versiyondan oluşuyor.
GÜÇ VE MENZİL ARTTI
- Audi e-tron GT: 503 bg (Launch Control ile 585 bg), 622 km'ye kadar WLTP menzil
- Audi S e-tron GT: 671 bg (Launch Control ile 680 bg), 609 km'ye kadar WLTP menzil
- Audi RS e-tron GT: 844 bg (Launch Control ile 856 bg), 592 km'ye kadar WLTP menzil
- Audi RS e-tron GT Performance: 912 bg (680 kW) sürekli güç, Launch Control ile 925 bg, 592 km'ye kadar WLTP menzil
Yeni batarya 97 kWh net kapasiteye sahip. Enerji yoğunluğu artırılan batarya aynı zamanda yaklaşık 9 kilogram hafiflerken, maksimum DC şarj gücü de 270 kW'tan 320 kW'a yükseltilmiş. Böylece uygun hızlı şarj istasyonlarında bataryanın %10'dan %80'e yaklaşık 18 dakikada doldurulması mümkün hale gelmiş.
YENİ ŞASİ ÖNE ÇIKIYOR
Ana yazı da anlattığım gibi makyaj operasyonunun en önemli yeniliklerinden biri de tamamen elden geçirilen şasi olmuş. Tem versiyonlarında standart olarak sunulan 2 odacıklı havalı süspansiyon ile yeni 2 valfli adaptif amortisörler, hem sürüş konforunu hem de yol tutuşunu önemli ölçüde iyileştiriyor. İsteğe bağlı aktif süspansiyon sistemi ise gövde hareketlerini anlık kontrol ederek virajlarda daha yüksek denge ve daha konforlu bir sürüş sağlıyor.
TÜRKİYE'YE SİPARİŞLE GELECEK
Yenilenen Audi e-tron GT ailesi Türkiye'de de satışa sunuldu. e-tron GT 10,7 milyon TL, S e-tron GT ise 14 milyon TL’den başlayan fiyatlara sahip. Benim de Transfagaraşan’da kullandığım ailenin en güçlü modeli RS e-tron GT Performance ise henüz Türkiye'de standart satış programında yer almıyor. Özel siparişle getirilebilen modelin fiyatının yaklaşık 20 milyon TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Elektrikli olduğu için %75 ÖTV diliminde yer alan model, aynı güçte bir içten yanmalı otomobil olsaydı %220 ÖTV ile vergilendirilecekti.