Abdullah Biricik

Abdullah Biricik

Böyle gelmiş, böyle gider

Galatasaray dün akşam Sporting Lizbon deplasmanında 3-1 mağlup oldu. Oysa maçın ilk yarısına baktığımızda ortada bambaşka bir Galatasaray vardı. Sarı-kırmızılılar hem oyun hem skor üstünlüğünü kolaylıkla ele geçirmişti. Buraya kadar her şey normaldi. Sonrası ise anormallikler zinciriydi.

İlk soru işareti kadro mühendisliğinde. Galatasaray’ın yeni transferlerinden dördü kulübede oturdu: Rafael Leão, Bitshiabu, Ogochukwu ve geçen sezon alınan Renato Naga. Deniz Gül’ü de eklediğimizde sayı beşe çıkıyor. Beş transfer ve Şampiyonlar Ligi seviyesinde bir maçta ilk 11’de yoklar. O zaman insan sormadan edemiyor: Galatasaray neden kulübeye transfer yapıyor?

Bunun temel nedeni, futbol yapılanmasının başında futboldan gelen güçlü bir sportif aklın bulunmaması. Transfer operasyonunun başında başarılı bir işletmeci olan Abdullah Kavukcu var. Ancak futbol, yalnızca iyi yönetilen bir ticari işletme değildir. Sahadaki ihtiyaçları doğru okuyacak futbol bilgisi ve birikimi de gerekir.

İkinci problem ise Okan Buruk’un oyunu okuyamamasıydı. Galatasaray’ın orta sahası düşerken Gabriel Sara’nın oyunda tutulması, fiziksel gücü artıracak hamlenin gecikmesi ve takım hücumda etkisini kaybederken Deniz Gül’ün kullanılmaması önemli ve kronik teknik zafiyetler.

Buruk’un en güçlü tarafı takımı maça hazırlamak. Ancak maç içerisinde dengeler değiştiğinde reaksiyon vermekte zaman zaman geç kalıyor. Ligde bu eksikliğiniz rakiplerin zafiyetleri sebebiyle tolere edilebilir ama Avrupa’nın en üst seviyesinde ise birkaç dakikalık gecikmenin bedeli ise ağır oluyor.

Gecenin bir başka tartışması hakem ve VAR yönetimiydi. Sporting’in kırmızı kart görmesi gerektiği düşünülen pozisyonda VAR müdahalesinin gelmemesi ve Galatasaray aleyhine verilen penaltıda yine VAR müdahalesinin yapılmaması.

Alman Christian Dingert, Dünya Kupası'nda İspanya aleyhine takındığı tavır sebebi ile eleştirilerin odağına yer almış bir isim.

VAR hakeminin İsrail’e tazminat ödeyen bir ülkeden seçilmesi ve İspanyol taraftarların Filistin’i desteklemesi arasındaki ilişki uzun süre tartışılmıştı.

Aynı Alman hakemin Filistin pankartları açan Galatasaray maçına atanması ve maçın skoruna etki eden hatalara imza atması oldukça enteresan!

Bu soru işaretlerine sebep olmaması gereken kurum ise açıkça İsrail yanlısı tutum sergileyen, bağımsız ve tarafsız olması gereken UEFA!

Galatasaray’ın asıl meselesi ise hakemden önce kendisiyle yüzleşmesi.

Bu maçtan ders çıkarılacak mı? Hayır!

Okan Buruk ve teknik heyeti oyunu okuma sorununu çözecek mi? Hayır!

Devre arasında ilk 11’e doğrudan kalite katacak oyuncular alınacak mı?

Yine kocaman bir hayır!

Böyle gelmiş, böyle gider.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Abdullah Biricik Arşivi

Üç perdelik hakikat

05/09/2026 00:01

Yeni sezona elveda

15/08/2026 01:04

Korkarak elenmek

19/03/2026 21:41