Abdullah Biricik
Harcanan paranın karşılığı bu olmamalı
Çok uzun bir milli aradan sonra lige dönmeye çalıştık! Çalıştık diyorum çünkü milli aralardan sonra lige konsantre olabilmek tüm takımlar için çok zor. Futbolu oynanır kılmak adına sürekli yeni arayışlar içerisinde olan FIFA ve UEFA’nın gündeme almadığı tek konu maalesef bu.
Gerçi ligleri tatil etme yetkisi ülke federasyonlarında ama uluslararası arenada genel teamül bu yönde olduğu için ülke federasyonları böyle bir karar almaya cesaret edemiyor. Alt ligler mücadelesine devam ederken en üst liglere ara veriliyor! Yeterince sıkışık olan takvim milli aralarla daha sıkışık hale geldiği gibi ciddi bir konsantre kaybı yaşanıyor.
Daha somut anlatmak gerekirse Süper Lig’den Milli Takıma 28, diğer ülke milli takımlarına da 20 bandında oyuncu gönderip kalan yaklaşık 500 oyuncuya tatil yaptırıyoruz.
Yedekte bekleyip A takıma girme ihtimali olan oyuncular için “biçilmiş kaftan” olan bir fırsatı yok ettiğimiz gibi kulüplerin olası “genç” odaklı geniş kadro yapılanmalarının da önüne geçiyoruz. Üzerinde geniş değerlendirme ve araştırma yapılması gereken bir konu olduğu için bu konuya şimdilik bir virgül atalım.
Galatasaray son maçını 18 Mart’ta yani 2 hafta önce Liverpool deplasmanında oynamış hem futbol hem de skor olarak “beklenmedik” şekilde ezilmişti.
Trabzonspor maçına kaldığı yerden devam etti Galatasaray.
Yani hem skor hem de futbol olarak “beklenmedik” bir Galatasaray izledik. “Beklenmedik” kavramını üst üste ikinci kez kullandım çünkü yapılan yatırım ve harcanan paraların yarattığı beklenti oldukça yüksek.
Galatasaray dünyada tüm kulüpler arasında transfere en çok para harcayan (157 Milyon Euro) 18. kulüp durumunda. Bu rakam sadece bonservisleri kapsıyor. Bedelsiz oyuncu giderlerini de eklediğimizde bu miktar 200 Milyon Euro’lara çıkıyor!
Siz 200 Milyon Euro para harcayıp 30 Milyon Euro kıvamında oynarsanız ne olur?
Hem Liverpool’da hem de Trabzon’da böyle duvara çarpar ve tökezlersiniz.
Osimhen ve Sane’nin yokluğu elbette ki çok önemli bir faktör.
Icardi’nin eski formunun çok uzağında olması ve Osimhen’in merkezde olduğu bir oyun anlayışının benimsenmesi, Osimhen’in olmadığı maçlarda Galatasaray’ı bu hale getiriyor.
Dört senenin sonunda istikrarlı bir oyun anlayışının oturtulamaması, Ahmed Kutucu’nun kurtarıcı olarak oyuna alınması durumun vehametini gözler önüne seriyor.
Şu anda bir maçı eksik olan Galatasaray, Trabzonspor’un sadece 1 puan üstünde.
Br maçı eksik olan Fenerbahçe ile arasındaki puan farkı ise 4.
Erteleme maçı dahil 7 önemli maça çıkacak Galatasaray.
Bu maçlar arasında Göztepe ve Samsun gibi iki önemli zor deplasman ve içeride Fenerbahçe maçı var.
Bu galibiyet ile yarışa dahil olan Trabzonspor’un Beşiktaş deplasmanı dışında zor bir maçı gözükmüyor.
Beşiktaş ile derbi maçına çıkacak olan Fenerbahçe’nin ise tek zor deplasmanı Galatasaray gibi gözüküyor.
Kıran kırana bir şampiyonluk yarışı izleyeceğiz.
Galatasaray tüm maçlarını kazanırsa diğer skorlara bakmaksızın şampiyon olacak.
Ama Galatasaray’da ne öyle bir hava ne de öyle bir oyun var.
Osimhen hangi maça yetişir ve geldikten sonra nasıl bir tablo oluşur bilmiyoruz.
Ama Galatasaray’ın verdiği fotoğraf pek iç açıcı değil…