Abdullah Biricik
Rövanştaki zafere göz kırpmak
Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde son 16’da eşleştiği Liverpool ile deplasmanda oynayacağı rövanş maçı öncesinde Süper Lig’de çok kritik bir maça çıktı. Başakşehir sıralamada 6. sırada olan son derece diri bir ekip. Nuri Şahin’in gelmesiyle ve kaliteli transferlerle fark yaratan bir kulüp.
Galatasaray’da bu maç için iki önemli nokta vardı; birincisi rakibi Fenerbahçe'nin 3 puan kaybettiği haftada puan farkını 7’ye çıkarma imkanı, ikincisi ise Liverpool maçı öncesinde olası konsantre zafiyeti.
Galatasaray yönetimi bu durumun farkında olacak ki Liverpool maçı için koyduğu prime Başakşehir maçını da dahil ederek 2 maçlık bir prim sözü vermişti oyunculara. Galatasaray maça çok istekli ve arzulu başladı ama karşısında son derece dirençli bir Başakşehir vardı. Özellikle sol bek pozisyonunda oynayan 23 yaşındaki İrlandalı futbolcu Ebosele, Barış Alper Yılmaz'ı durdurmak için canla başla mücadele etti. Birçok pozisyonda Barış’a geçit vermemeyi başarsa da sarı kart görmekten kurtulamadı.
Tıpkı Barış Alper’in karşısında oynayan diğer sağ bek oyuncuları gibi. Yakın zamanda (Juventus maçında) Juventus'un sol bek oyuncusu ve takımın en önemli oyuncularından biri olan Cambiasso sarı kart görerek cezalı duruma düşmüş, oyundan atılmaması için teknik direktör Spalletti tarafından oyundan alınmıştı. Onun yerine oyuna alınan Cabal üst üste 2 sarı kart görüp oyundan atılmaktan kurtulamamıştı.
Aynı şekilde Liverpool maçında Barış Alper Yılmaz’ı durdurmaya çalışan Kerkez sarı kart görmüş, bu kez (10 kişi kalmama korkusu ile) teknik direktörleri Slot tarafından oyundan alınmıştı. Slot’un aldığı önlemi, Başakşehir’i bu seviyeye çıkaran Nuri Şahin alamadı ve oyuncusu ilk yarıda sarı kart görmesine rağmen oyunda tutmayı tercih etti.
Bu cesur tercihin bedeli de ağır oldu. Yoğun tempo ve yüksek mücadelede kontrolünü kaybeden Ebosele, bu kez Sallai’nin ayağına basarak ikinci sarı kartı gördü ve Başakşehir’i 10 kişi bıraktı.
Oyuncunun atıldığı noktada kullanılan serbest vuruşta Galatasaray'ın olağanüstü oyuncusu, tüm mevkilerinin oyuncusu, fiziksel olarak bir futbolcudan daha ötesi olan Singo’nun olağanüstü golü geldi. Galatasaray Singo’yu 30 milyon Euro’ya aldı ancak (belli ki) elinde tutamayacak ve rekor bir transfer bedeliyle dünya devlerine gönderecek.
O her mevkide oynayabilen olağanüstü çocuğun olağanüstü golünden sonra, işler çorap söküğü gibi ilerledi. Galatasaray kendisi için çok zor geçecek olan maçı o dakikadan sonra çok rahat aldı.
Beşiktaş karşısında 10 kişi oynayan Galatasaray yüksek mücadele ruhu ile Liverpool maçına göz kırpmıştı. Şimdi -aynı mücadeleyle- çarşamba günü oynanacak olan Liverpool rövanşına yeni bir göz kırptı Galatasaray.
Liverpool maçında Galatasaray’ın Davinson Sanchez dışında herhangi bir eksiği yok. Çok büyük bir eksiklik olsa da Galatasaray için daha büyük eksiklik, “skoru koruma oyununu” bilmiyor olması. Zira Juventus ile oynadığı ikinci maçta 3-0 geriye düşmüş, turu uzatma dakikalarında almıştı. Galatasaray skoru korumaya çalıştığı için, (korumaya çalışan bir oyun anlayışına sahip olmadığı için) o işi başaramamıştı.
Umarız ki bu defa aynı durum olmaz ve Galatasaray 1-0’lık skoru korumak yerine kendi oyunu anlayışını ve yüksek mücadele gücünü sahaya yansıtmaya çalışır. Zira takım rakip kim olursa olsun Galatasaray kendi oyununu oynamak istediği zaman dünyanın en tehlikeli takımlarından birisi oluyor.
“Dünyanın en tehlikeli takımlarından birisi oluyor” diyorum çünkü dünyanın en iyileri arasında sayılabilecek oyunculara sahip Galatasaray. Bunların başında dün gece röveşata vole karışımı vuruşu üst direkte patlayan (kalecinin müdahalesiyle üst direkte patlayan) buna rağmen golünü atmayı başaran Osimhen geliyor.
Leroy Sane, Torreira, Barış Alper Yılmaz, Singo ve Uğurcan Çakır.
Bu oyuncuların tamamı üst düzey oyuncular ve rakip kim olursa olsun pes etmeyecek olan oyuncular. Bunlara son zamanlarda yükselen formuyla Jakobs, Abdülkerim Bardakcı ve Gabriel Sara gibi oyuncular da eşlik edince Galatasaray mücadelesiyle dünyada adından söz ettiren bir takım hüviyetine bürünüyor.
Son bir haftada Avrupa ve dünya basını İstanbul'u, Ali Sami Yen Stadyumu'ndaki olağanüstü ambiyansı, atmosferi ve Galatasaray'ı konuşuyor.
Eğer Galatasaray Liverpool’u geçerse bu zafer, Galatasaray ve Türk futbolu tarihine altın harflerle yazılacak.
Haydi Galatasaray!
Daha önce yaptın, yine yaparsın….