Haldun Solmaztürk
Siyasi yozlaşma artık kutsanıyor.!
Ahmet Davutoğlu, “Siyasetin üst kademelerinde başlayan yozlaşma, toplumun her katmanına sirayet etmektedir. Bu çürümüşlüğün ve yozlaşmanın yaşanmaması için biz elimizden geleni yaptık” diyordu. “Kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak” için partiyi kapatıyorlardı.
Erdoğan da bir zamanlar ‘yozlaşmadan’ şikâyet ederdi.
Sekiz yıl önce, Cumhur İttifakı, bir an önce ‘başkanlık’ sistemine geçmenin telaşı içindeydi—24 Haziran 2018’de erken seçim kararı aldılar.
İyi Parti yeni kurulmuş, teşkilatlanmasını tamamlayamamıştı. Seçimlere girmesinin tek yolu Meclis’te bir gruptu ama milletvekili sayısı yetmiyordu. CHP’li 15 vekil İyi Parti’ye geçerek grup kurmasını sağladılar. Erdoğan çok kızmıştı, “Güneş Motel olayından çok daha öte bir durum. Parlamentonun bu duruma düşmesi bizim için gerçekten bir felaket” diyordu.
Güneş Motel olayı 1970’lerde yaşandı.
Ecevitli CHP 1977 seçimlerinden birinci parti çıkmış ama hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamamıştı. II. Milliyetçi Cephe—Adalet Partisi, MHP, Milli Selamet Partisi—iktidardaydı. Ecevit, Adalet Partisinden istifa eden on bir vekille ‘bakanlık koltuğu’ karşılığında anlaştı ve 42. Hükümeti kurdu. Bir tek Ispartalı Orhan Alp, gensoruya destek verdi ama bakan olmayı—koltuğu—reddetti.
Erdoğan benzer eleştirileri, Aralık 2013’deki bazı istifalarda da yapmış; "Bir insan bir partiden ayrılıyorsa, eğer dürüstse o zaman milletvekilliğinden de ayrılır” demişti.
Ama bütün bunları beş gün içinde unutacak, Türk siyasi tarihinin yüz karası olaylarından biri yaşanacaktı.
Abdullah Gül'ün 24 Haziran seçimlerinde muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı olacağı konuşuluyordu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar 28 Nisan günü helikopterle Gül’ün bahçesine indiler ve orada 3 saati aşkın kaldılar.
Bu arada Bahçeli de devreye girdi ve Gül aday olmayacağını açıkladı; “Geniş bir mutabakatla üstüme düşeni yapmaktan kaçınmayacağımı söyledim ama olmadığı gözüküyor” diyordu.
Kalın’a göre, Erdoğan’ın ‘bilgisi dahilinde’ gitmişler ama onun talebi üzerine değilmiş. “Sizinle ilgili aday olacak gibi şeyler konuşuluyor. Bizzat sizden duymak istedik” demişler.
Gül çok sonraları, “Onlara git denmiş, geldiler ve anlattıklarımı dinleyip gittiler” diyecek, Kalın’ın kalbini kıracaktı. Çünkü onlar ‘kimseden bir talimat veya direktif almadan’ gitmişler.
Geçen yıl, İyi Parti ve Gelecek Partisi’nden AKP’ye katılan milletvekilleriyle bütün bu çelişkiler, yalpalamalar, basit siyasi hesaplar tekrar hatırlanmıştı. Özellikle Gelecek Partili Serap Yazıcı Özbudun’un—rahmetli Ergun Özbudun’un eşi—tutumu çarpıcıydı.
Sonra çığ gibi bir ‘transferler’ süreci başladı ve artık arkası alınamıyor…
Salgın hastalık gibi.!
Üç gün önceki AKP 25nci yıl töreninde rozet takılan milletvekili ve belediye başkanları içinde ikisi öne çıktı: İyi Parti’nin Aydın milletvekili ve CHP’nin Eceabat belediye başkanı…
Aydın milletvekilinin daha birkaç gün önce Meclis’te ‘Çerçeve Yasaya’ yaptığı ağır eleştiri hatırlardaydı; rozeti takılırken kuzu misali sakin, uslu, süt dökmüş kedi gibiydi.
Kendisi, Aydınlı olmak bir yana, Ege’den bile değil…
Daha önce Aydın’dan (MHP), Ankara’dan (İyi Parti) seçime girmiş, seçilememiş. 2023 seçimlerinde ‘Civciv sarısı’ saçlarından hatırlayacağınız hanımın emriyle Aydın birinci sıra adayı yapılmış, seçtirilmiş.
Şimdi AKP’li oldu; hayırlı olsun.!
Eceabatlı arkadaşın durumu daha da garip; o da İyi Parti kökenli ama aday gösterilmeyince 2024 seçimlerine CHP’den girmiş, %51 oyla kazanmış. AKP adayının oy oranı %3.!
Kendisi ne Eceabat’tan ne Çanakkale’den, bölgeden bile değil; şimdi o da AKP’de…
Bunları, bu kadar ilkesiz, inançsız, kemiksiz insanları kimler, nasıl aday yaptı da seçtirdi?
Daha önemlisi, bu insanlara oy veren parti seçmeni nasıl olup da yok sayılabiliyor?
Çünkü çürüme ve yozlaşma toplumun her katmanına sirayet etti, yayıldı.
Ecevit Güneş Motel olayı için, çok sonraları, “En büyük siyasi hatamdı” demişti.
Güneş Motel hala orada, Florya’da duruyor ama onunla özdeşleşmiş siyasi yozlaşma çok daha yaygın, çok daha derin…
O derece ki, artık pehlivan özentisi sahne pozlarıyla, küstahça rozet törenleriyle kutsanıyor.!
Onun için Kalın, 2018’de yaşananlar için, “…Gül aday olmayacağını açıkladı, konu kapandı gitti” diyor—diyebiliyor.
Çünkü gerçekten de konular kapanıp gidiyor—unutuluyor.!
Davutoğlu’nun şikâyet ettiği çürümüşlük ve yozlaşma sıradanlaştırılıyor, olağanlaştırılıyor.!
‘Demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi edilmiş’ değerler çiğnenirken, sahnelerde el ele, kol kola üzerlerinde tepinilirken, sadece izliyoruz.