Ölümcül iş kazaları

Bu yazıyı geçen hafta yazacaktım. Ama bir aksilik oldu yazamadım. Türkiye'de her yıl 4-10 Mayıs tarihleri arasında İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Haftasıdır. Amaç, İSG konusunda farkındalığı artırmaktır. Aslında, İSG konusunda farkındalığı artırmaya da gerek yok.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) çocuk işçiliğini kurumsallaştırdığı Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) çalıştırılan öğrenciler, ağır çalışma koşullarının altında hayatlarını kaybediyorlar. Örnek mi?

1 Mayıs Emek ve Dayanışma günümüzde İskenderun’da bir pastanede 10’uncu sınıf öğrencisi Mahir Buğra Karagön iş cinayetine kurban gitti. Sadece Buğra çocuğumuz mu? Soma ve Ermenek kömür madeni katliamları. Soma faciasının sorumluları, Soma mağdurlarının avukatı Can Atalay’dan daha az cezaevinde kaldılar. Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazasını unuttuk mu? Erzincan İliç'te 13 Şubat 2024'te meydana gelen maden kazasında 9 işçi hayatını kaybetti, ekolojik kıyım yaşandı. Soma ve Ermenek’te kömür, İliç’te altın insan canından daha önemli hale geldi maalesef.

Buna iş cinayeti diyoruz. İş cinayetleri konusunda ülke olarak kötü bir örneğiz maalesef. Nasıl mı? Gelin bir bakalım.

İŞ CİNAYETİ NEDİR?

İşyerinde ölümcül kaza işten kaynaklanan veya işle bağlantılı olarak ortaya çıkan ve bir işçinin ölümüne yol açan beklenmedik ve planlanmamış bir olaydır. İş cinayeti, ölümcül meslek kazası veya meslek kaynaklı ölüm olarak da adlandırılmaktadır. İş cinayeti, genellikle işyeri tehlikesinden kaynaklanan veya bununla ilgili bir yaralanma veya hastalık sonucu meydana gelen, işle ilgili bir olay veya maruz kalma sonucu bir çalışanın ölümüdür.

Uluslararası Çalışma Örgütüne (ILO) göre, iş cinayeti işten kaynaklanan veya işle bağlantılı olarak ortaya çıkan ve ölüme yol açan beklenmedik bir olaydır. Maalesef iş cinayeti bu coğrafyada beklendik bir olaydır.

Ölümcül meslek kaynaklı yaralanma ise kazadan sonraki bir yıl içinde ölüme yol açan yaralanmadır. Ölümün işle ilgili olması gerekmektedir. Yani iş ortamı veya iş görevleri, durumu tetiklemiş, katkıda bulunmuş veya önemli ölçüde ağırlaştırmış olmalıdır. Bu, iş yerindeki olayları, işle ilgili seyahatleri veya iş görevlerini yerine getirirken iş yeri dışındaki olayları içerir. Yaygın iş cinayetleri muhtelif nedenlerden ortaya çıkmaktadır.

Örneğin, Eskişehir Odunpazarı'nda 6 katlı inşaatta sıva ustası olarak çalışan Mahmut Bozan, asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitirdi.

2004 yılında Elazığ’da bir şantiye alanında kepçenin devrilmesi sonucu 17 yaşındaki Murat Ateş ve 16 yaşındaki Yusuf Gözel hayatını kaybetti.

Manisa'da hafif ticari araç, İzmir-İstanbul yolu Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Tesisi önündeki refüjde düzenleme çalışması yapan işçilere çarptı. Kazada 3 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

İskenderun’daki pastanede Mahir Buğra Karagön elektrik çarpmasına kurban gitti.

Balıkesir'in Karesi ilçesinde patlayıcı üretilen fabrikada patlama meydana geldi. Patlamada 8 kadın 3 erkek toplam 11 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi de yaralandı. Daha hangi birisini sayayım.

Konuya ilgi duyanları “Can Güvenliği İstiyoruz” diye haykıran ve gönüllü bir platform olan İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği Meclisinin internet sayfasına davet ediyorum. https://www.isigmeclisi.org/

İSİG Meclisi yıllık iş cinayeti istatistikleri paylaşmaktadır. İSİG Meclisine göre sadece bu yılın ilk dört ayında en az 622 çalışan iş cinayetine kurban gitti. Ölümcül iş yeri kazaları, uygun güvenlik önlemleri, eğitim, tehlike tespiti ve düzenlemelere uyum yoluyla önlenebilmektedir. Ancak bu topraklarda bu konular gündem dışıdır. Ama, iş cinayetlerinin maliyetini sevdikleri ödemektedir. Bizatihi işverenler ve toplum insan kaynaklarını kaybetmektedir. Değerli okur, “hocam tekil örneklerle olayı genelleştirmek doğru değildir” diyebilirsiniz. O zaman ben de sizi uluslararası göstergelere davet ederim. Nasıl mı? Devam edelim.

ULUSLARARASI GÖSTERGELER

Yukarıda iş cinayeti tanımı konusunda bilgisinden istifade ettiğimiz ILO, Birleşmiş Milletler'in çalışma hayatına yönelik uzmanlık kuruluşudur. ILO sosyal adaletin evrensel ve kalıcı barış için vazgeçilmez olduğu ilkesine dayanarak faaliyet göstermektedir.

ILO, hükümetler, işverenler ve işçileri bir araya getirerek uluslararası çalışma standartlarını belirlemekte ve bu standartların uygulanmasını teşvik etmektedir. Bu standartların hedefi insana yakışır iş fırsatlarını artırmak, temel çalışma haklarını korumak, emeklilik ve işsizlik sigortası gibi sosyal korumayı güçlendirmek ve üye ülkelerde hükümet, işveren ve işçi örgütleri arasında iş birliğini artırmaktır.

Türkiye ILO’nun bir üyesidir. ILO Türkiye’nin de içinde bulunduğu üye ülkelerdeki iş cinayeti istatistiklerini yayımlamaktadır. ILO iş cinayeti yerine kibarca “ölümcül iş kazaları” kavramını kullanmaktadır. ILO’ya göre Türkiye’de 100 bin işçi başına iş cinayeti oranı 11,5’tur. Türkiye bu veriyle ILO üyesi ülkeler içerisinde en çok iş cinayetine sahip ülkelerden birisidir. Türkiye’den daha kötü ülkeler Burundi, Dominik Cumhuriyeti, Cezayir, Hindistan, Ürdün, Pakistan ve Tunus’tur. Savaştaki Rusya ve Ukrayna’nın durumu bizden iyidir.

Avrupa’da bu oran 2’nin altındadır.

Bu ülke bu iş cinayetlerini hak etmiyor.

İyi pazarlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Uğur Emek Arşivi

CHP ve hukuk

01/03/2026 07:00