CHP ve hukuk

İktidar yargı üzerinden CHP’nin üzerine üzerine gidiyor.

CHP de haklı olarak iktidar yargısını adalete ve hakkaniyete davet ediyor.

Anlamadığım bir şey var.

Bilgisizlikten mi, kasıttan mı CHP’nin kendisi de hukuk dışına çıkıyor.

Örneğin köprü özelleştirmeleri.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel grup toplantısındaki konuşmasında "Çatır çatır geri alacağız" dedi. (24/2/2026)

Pardon.

Çatır çatır derken muradınız neydi?

Sayın Özel, size bu aklı kim veriyor?

Gerçekten merak ediyorum.

Derken, haber geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Ekonomim gazetesinde şu açıklamayı yaptı:” KÖİ’leri tekrar rasyonalize ettiğinde, anlaşmaları TL’ye çevirdiğinde zaten bu para neredeyse bir sene içinde çıkıyor. 10 yılda 450-500 milyar dolar senede en az 40 milyar dolardan bahsediyoruz. Bu para var, bu para yok değil. CHP 'uçmuyor', biz bunu yapacağız, kaynaklar belli.” (24/2/2026)

Değerli okur, KÖİ’nin açılımı Kamu Özel İş birliğidir.

Sizin anlayacağınız dilden, şehir hastaneleri, otoyollar, köprüler, havalimanları ve enerji projeleridir.

Bu projelerde uzun süreli sözleşmelerle döviz üzerinden gelir garantisi verilmektedir.

“10 yılda 450-500 milyar dolar” tasarrufuna cevaben, X hesabımdaki gönderimimde “cehalet, sen kadar cesursun da dedim.”

Bu açıklamayı yapmak için zır cahil olma gerekiyor, zır cahil” diye de ekledim.

Çünkü, gelir garantisi konusunda en geniş veri tabanına sahip kişilerden birisiyim

Benim veri tabanımda, çoğu ödenmiş gelir garantisi 175 milyar dolar.

Sayın Atabay büyük sallamış, bayağı bir büyük.

Ayrıca KÖİ sözleşmelerindeki döviz cinsinden verilen gelir garantisini TL’ye çevirirken Anayasa’daki sözleşme özgürlüğünü yok varsaymanız lazım.

Sözleşmelere kafanıza göre müdahale edemezsiniz.

CHP, devranın dönmesi için halen koçbaşı bir siyasi partidir.

14 Mayıs, 2023 seçimlerine giderken, devran dönecek bu nedenle muhalefete muhalefet etmeyelim diyerek dilimizi ısırdık ve sustuk.

Ama, bir işe yaramadı.

Şimdi, muhalefete de doğruyu söyleme zamanı.

Ama muhalefet yanlışından ders çıkaracağına, eleştirilerden kaçmayı tercih ediyor.

Manasız açıklamasına, X hesabımdan “zır cahil” dediğim Güldem Atabay beni engellemiş.

Cevaben, ben de kendisini engelledim.

Kendi aramızda sorunu çözdük.

Ama ülkedeki sorun dağ gibi büyüyor.

Ben, koçbaşı CHP’nin genel başkan yardımcısı değilim.

Olsaydım, bir kişiyi bile kaybetmeyi değil kazanmayı tercih ederdim.

Yaptığı fahiş hatayı yapmamasını, yaptıysa da özür dilemesini beklerdim.

Atabay’a “zır cahil” X mesajım üzerine, değerli kardeşim İbrahim Kahveci aradı.

Dedi ki “hocam çok sert yazmışın, bu tür mesajlar sözünüzün ağırlığını hafifletiyor.”

Bizim oraların sevdiğim bir deyişi vardır.

Derdim bir olaydı, ağlaması kolaydı.

Değerli İbrahim, inan bana artık ağlayamıyorum.

Çünkü, çok dertliyim.

Sertleşmemek adına, izin verirsen Özgür Özel’e ve Güldem Atabay’a cevaben sözü idare hukukunun ve özellikle de anayasa ve ekonomik düzen ilişkisinin duayenlerinden birisi olan Prof. Dr. Turgut Tan’a bırakayım.

Nasıl mı?

Önce Anayasa.

ANAYASA

Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Çalışma ve sözleşme hürriyeti

MADDE 48- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.

Şimdi de Turgut Hocayı okuyalım.

TURGUT TAN

Kanımızca asıl önemli sorun, sözleşme bağıtlanıp uygulamaya geçildikten sonra, sözleşme koşullarında değişiklik yapılarak sözleşme özgürlüğüne müdahale konusunda ortaya çıkmaktadır. Hemen belirtelim ki, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay, sözleşme koşullarını değiştirmeye yönelik kamusal müdahaleleri hukuka aykırı bulmaktadır.

(Sayın Koçbaşı CHP hoca size söylüyor ve örneklendiriyor.)

Örneğin, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun (Geç.m.8) 3996 sayılı Yasa’ya göre kararlaştırılmış projelerden Hazine garantisi verilmiş olanların 2002 sonu itibariyle işletmeye alınamamaları durumunda Hazine garantilerinin geçersiz olacağına ilişkin hükmü, Anayasa Mahkemesi tarafından, Hazine garantilerinin sözleşmenin ayrılmaz parçasını oluşturduğu, sözleşmenin tarafı olan şirketlerin yatırım ve hizmetlerini, bunların Hazine garantisi içinde yürütüleceğini bilerek üstlendikleri; daha önce düzenlenmiş ve tarafların özgür iradeleri sonucunda belli koşullara bağlanmış olan sözleşmelerin yasa ile hükümsüz kılınmasının hukuk devletinde hukuk güvenliğinin sonucu olan ahde vefa, sözleşmeye bağlılık (pacta sunt servanda) ilkesine ve dolayısıyla Anayasa’nın 2. ve 48 maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.

(Anayasa’nın ilgili maddesini yukarıda yazdım, isterseniz siz doğrudan maddeleri Anayasa’dan okursunuz.)

Bir başka örnek, Özelleştirme uygulamalarının düzenlenmesine ilişkin 4046 sayılı Yasa’nın (Geç.m.15) özelleştirme kapsamında bulunan kuruluşlar ile bundan sonra özelleştirme kapsamına alınacak kuruluşların doğmuş veya doğacak borçlarından dolayı uygulanacak faiz oranının T.C. Merkez Bankası’nca belirlenen (vade tarihindeki) reeskont faiz oranlarını geçemeyeceğine ilişkin kuralıdır. Bu kural da Anayasa Mahkemesi’nce, “….bu kuruluşların yapmış oldukları sözleşmelerde kararlaştırılmış olan faiz oranlarını uygulanamaz hale getirerek bu sözleşmelere taraf olan kişilerin Anayasa’nın 48. maddesi ile güvence altına alınmış olan sözleşme özgürlüklerinin zedelenmesine yol açacaktır” gerekçesiyle, 48. maddeye aykırı bulunup iptal edilmiştir.

Sayın CHP, devranın dönmesi için şu an koçbaşı durumundasınız.

Lütfen biraz ciddiyet.

Eleştirimi dost acı söyler diye kabul ederseniz sevinirim.

Atabay gibi engellerseniz, ben de anında sizi engellerim.

İyi pazarlar.

Turgut Tan. “Sözleşme Özgürlüğüne Kamunun Müdahalesi.” https://repository.bilkent.edu.tr/server/api/core/bitstreams/9376c571-2b1d-4ef0-8022-fa79d1fbf88f/content

Önceki ve Sonraki Yazılar
Uğur Emek Arşivi