Buna da şükür

Fenerbahçe, pek çok kişinin “çok kolay” olması gerektiğini düşündüğü turu hayli zorlanarak atlamayı başardı. Ne ilk maçta ne de dün akşam ortaya konan futbol kimseyi mutlu etmedi. Henüz İsmail Hoca’nın kafasındaki takım oyunu sahaya konamıyor, oyuncular form tutamadı ve santrafor eksikliği net biçimde hissediliyor. Eğer bu eksikler tamamlanmazsa bir sonraki turda Sturm Graz karşısında başarı şansı yok.

Şampiyonlar Ligi’ne direkt gidememenin en büyük sıkıntısı bu. Transferleri yapamadan, takımı oturtamadan, oyun planını hayata geçiremeden elemelere başlıyorsun. Daha hiçbir şey hazır değilken Şampiyonlar Ligi’nden elenme riski taşıyan maçlar oynuyorsun.

Hele İsmail Kartal gibi takımın başına yeni gelmişsen ve takım senin kafandaki oyun planına alışkın değilse gerçekten işler zorlaşıyor.

İşte bu nedenle İsmail Hoca ikidir kendi oyun planını bir önceki dönemden bilen Fred, İrfan Can gibi isimlere öncelik veriyor. Yeni transferlerden sadece Ake girmişti ilk 11’e. Greenwood kulübedeydi. Geçen maçın en iyilerinden Bartuğ da kulübedeydi ve yerini Asensio almıştı. İsmail Kartal’ın göz bebekleri Fred, İrfan Can ve Kerem yine kadrodaydı.

Kısaca İsmail Hoca, takım oyununa güvenemediği için kimi oyuncularının kişisel yetenekleriyle maçı almayı ummuş, planlamıştı. Tek sıkıntı hala gerçek bir santraforun sahada olmamasıydı. Muriç’in sakatlığı yetmediği gibi Cherif de darbeye bağlı sakatlık gerekçesiyle kadroda yoktu. Görev yine Talisca’ya kalmıştı.

İlk yarı Polonyalıların önde baskısıyla başladı ama 12. dakikada penaltıdan golü bulan Fenerbahçe oldu. Geçen sezon tribünlere penaltı kabusları yaşatan Talisca bu kez ters köşeden golü buldu.

Golden sonra rahatlaması beklenen Fenerbahçe her geçen dakika biraz daha yavaşladı, biraz daha geri çekildi bu da rakibini cesaretlendirdi ve öne çıkardı. Uzatma dakikalarına kadar iki taraf da pozisyon bulamazken, oyun Fenerbahçe ceza sahası önüne yıkıldı. Mert Günok üç kritik pozisyonda gole izin vermedi ama son dakikada Kerem birebirde golü kaçırdıktan sonra Polonyalılar karambolden golü buldu.

Fenerbahçe’de takım oyunu oturmadığı gibi oyuncuların önemli bir bölümü de henüz forma girmiş değil. Kerem Dünya Kupası’nın moral bozukluğunu atlatamamış durumda. Asensio alışılmadık biçimde durgun ve dahası ürkek. Bu nedenle orta saha hakimiyeti bir türlü sağlanamadı. İrfan Can sık sık içeri girip, Semedo da geri kalınca Fenerbahçe sağdan neredeyse tek atak yapamadı.

İkinci yarıya Asensio’nun yerine İsmail Yüksek’i, İrfan Can’ın yerine Greenwood’u alarak başladı İsmail Hoca. Bu değişikliklerden sonra oyun biraz rahatlayıp Fenerbahçe ceza sahasının önünden ileri doğru kaydı. Ancak bu Fenerbahçe’nin daha iyi oynadığı, oyuna hakim olduğu anlamına gelmesin. Ne önde basabildi Sarı Lacivertliler ne dönen topları çabuk alabildi.

Fred iki kişilik oynadı, üstelik bu temposunu oyunun tümüne yaymayı başardı. Bu oyunuyla Fred kalmayı garantiledi. Defansta Skriniar-Ake ikilisi ileriye dönük umut verdi. Mert Günok da 4-5 net kurtarışla günün iyileri arasına girdi. Geri kalanlar mı? Şimdilik bir yorum yapmayalım. Sadece sahada gerçek bir santrafor olması için dua edelim. Kerem veya İsmail Yüksek birebirde gol kaçırdı diye çok kızmanın anlamı yok, çünkü o pozisyonlarda gerçek bir golcü olması lazım. Muriç mi iyileşir, yeni bir isim mi gelir bilmem ama Talisca ile bu işin gitmeyeceğine de bahse girerim. Bıraktım gol atmayı falan, Talisca ilerde top tutmayı bile beceremediği için takıma ileri çıkmak için fırsat bile yaratamıyor.

Sonuçta şurası bu akşam net biçimde göründü, eğer eksikler tamamlanmazsa, gerçek bir santrafor oynatılamazsa ve oyuncular form tutmazsa bir dahaki turda Sturm Graz ezer geçer Fenerbahçe’yi. Sonra çok yanarız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ümit Sezgin Arşivi

Bu kadarı kâfi

17/05/2026 23:33

YFBGŞ

26/04/2026 23:35

Derbi gibi derbi…

05/04/2026 23:42