“Aslan terbiyecisi”…

Fenerbahçe tribünleri epeydir bu sloganı kullanamıyordu ama bugün keyifle “Fransız aslanlarını terbiye ettik” diyor. Aslan terbiyecisinin dönüşü… Çok zor bir maçı kazandı Fenerbahçe ve “Şampiyonlar Ligi’nde varım” dedi.

Yalnız bir maç sonucunu değil önümüzdeki koca bir sezonu belirleyecek bir 90 dakikaydı. “Şampiyonlar Ligi önemli değil aslolan Süper Lig şampiyonluğu” diyenleri ciddiye alan oldu mu bilmem. Şampiyonlar Ligi’ne gidilemese Süper Lig nasıl geçerdi tahmin edelim.

Üstelik mesele sadece 17 yıldır uzak kalınan Şampiyonlar Ligi değil Aziz Başkan için bir efsanenin zedelenmesi, İsmail Kartal için çok hızlı bir sonun başlangıcı, Fenerbahçe camiası için büyük bir hayal kırıklığının ta kendisiydi kaybetmek.

Yine beklentilerin dışında tercihlerle bir ilk 11 kurdu İsmail Kartal. Sol açıkta Nene beklentilerinin aksine Oğuz Aydın’ı tercih etmişti. Orta sahada da üçüncü isim olarak İsmail Yüksek’i değil Talisca’yı seçmişti. Muhtemelen orta sahaya Talisca’nın vermeyeceği desteği Oğuz Aydın’ın vereceğini planlamıştı. Talisca’dan umudu ise muhtemelen ceza yayı üzerinden atacağı bir goldü. Belli ki Muriç, Talisca birlikteliğinden de memnundu İsmail Kartal.

İlk yarı İsmail Kartal’ın planladığı gibi geçti. Takımın boyu hiç uzamadı, Fenerbahçe özellikle savunmayı orta sahaya yakın kurarak Lyon forvetlerini ceza sahasına fazla sokmadı. Ederson’dan başlayan uzun toplarla pozisyona girmeyi planlamıştı.

Fenerbahçe’nin sahada yetenekli, tecrübeli isimleri vardı ama bir lideri, arkadaşlarını yönlendirecek bir futbol aklı, beyni yok gibiydi. Bu pozisyona yaklaşan isim Vedat Muriç oldu. İlerde top tuttu, arkadaşlarını yönlendirdi, her duran topta savunmaya geldi. Attığı goldeki soğukkanlılığı harikaydı.

Uzun toplarla çıkan Fenerbahçe’nin kanatları da çok verimli çalıştı. Solda Archie Brown ve Oğuz Aydın özellikle goller gelene kadar etkili paslaşmalarla sık sık rakip ceza sahasına girdiler. Oğuz korner atışında direkten döndü, Archie Brown da direğe takıldı.

Greenwood da Semedo’nun desteğiyle sağ kanatta Fransızları sık sık zor durumlara düşürdü. Archie’nin gol attığı korneri de usta işiydi.

Fenerbahçe yakaladığı ama kullanamadığı pozisyonlarla ilk yarıda maçı bitirebilirdi. Aynı şekilde ikinci yarının başlangıcında da fırsatlar kullanamadıktan sonra yenilen gol oyunun atmosferini değiştirdi. Fenerbahçe yine pozisyonlar kaçırdı, iki gol yedi ama ikisi de çok doğru kararlarla VAR’dan döndü. Türk hakemler olsa ne olurdu bilmem.

Ederson hakkındaki tüm tereddütleri silerek kalesinde “ben buradayım” dedi. Bu turun geçilmesinde payı büyük.

İsmail Hoca’nın tercihlerini, değişikliklerini konuşmanın zamanı değil, bugün 18. Yılında gelen Şampiyonlar Ligi katılımını kutlayalım. Tabii şimdi Aziz Başkan’a düşen Şampiyonlar Ligi’ne yakışacak transferleri tamamlamak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ümit Sezgin Arşivi

Taşlar yerine oturunca

23/08/2026 00:23

Budur...

05/08/2026 23:57

Buna da şükür

29/07/2026 23:47

Bu kadarı kâfi

17/05/2026 23:33

YFBGŞ

26/04/2026 23:35