Taşlar yerine oturunca

Bazen sistemlerde bir iki küçük dokunuş hayati bir fark yaratır, dişliler, çarklar döner, tıkır tıkır işler sistem. Henüz Fenerbahçe'de sistem “tıkır tıkır işliyor” demek için erken ama dün yapılan 2 dokunuş her şeyi değiştirmişti.

Muriç-Talisca ikilisini bir arada oynatmak için Asensio’yu kesme kararından vazgeçen İsmail Kartal doğru yolu bulmuştu. Lukaku ve Greenwood geldikten sonra kafası karışan İsmail Kartal bu kez en azından santrfor mevkisinde ne yaptığını bilir görünüyordu. Talisca’yı kenara çekip Muriç’i santrfora, arkasına da Asensio’yu yerleştirince Fenerbahçe’de taşlar yerine oturdu, orta saha ve ileri uç arasındaki bağlantı yapıldı ve sistem çalıştı.

Tabii taşlar yerine oturup sistem çalışınca bireysel performanslar da yükseldi. Kerem sakatlanıp çıkana kadar sahanın en çalışkanıydı, Asensio geçen yılın performansına yaklaşırken, “bu takımın kilit oyuncusuyum” mesajını verdi. Gerçek Greenwood’u da izlemeye başladık. İlerde, geride, sağ kanatta, sol kanatta, merkezde sahanın hemen her yerindeydi. Gol aradı, asist aradı, çalıştı. Asensio ve Muriç’le uyumuna ilişkin güzel ve umut yaratan pozisyonlar vardı.

Greenwood’un böylesine serbest oynamasının bir de dezavantajı vardı. Sağ kanatta Semedo zaman zaman tek kaldı ve zor durumlara düştü. Aslında sadece sağ kanattan değil zaman zaman defansın tümünde yine aksaklıklar yaşandı. Özellikle hücumda tamamlanamayan toplar hızlı geldiğinde iki stoperin yerleşmesinde ve pozisyon almasında sıkıntılar vardı. Bu nedenle Konya’dan gol yenildi ve ciddi pozisyonlar verildi.

Sevindirici bir başka gelişme de Fenerbahçe’nin doksanıncı dakikada bile rakip kale önünde baskı yapması, pozisyonlar yakalamasıydı.

Sonuçta Fenerbahçe ihtiyacı olan galibiyeti, seyircisinin önündeki ilk lig maçında aldı. Herkesin umudu bu pozitif oyunun ve havanın hafta içi Lyon önünde de sürmesi. İsmail Kartal, maç öncesinde “Bugünden itibaren her maçımız final, bugün Konya karşısında da ilk final maçımızı oynuyoruz” diyordu. Eyvahlar olsun. Daha 22 Ağustos ve sezonun Kadıköy’deki ilk maçı. Bugünden her maçı final gibi oynamaya başlarsak, bu maratona yürek mi dayanır, sinir mi dayanır? Sakin olmak, bu akşamki gibi doğru dokunuşlarla sükuneti korumak lazım.

Bir de önemli not; Konyasporlu Uğurcan Yazgılı’yı not edin. Futbolcu demek istemiyorum, bu şahsın Fenerbahçe ile bir derdi var. Geçen yıl Archie Brown’a yaptığı faulle üç ay sahalardan uzak kalmasına neden olmuştu. Bu maçta da üç kez Kerem’in baldırına bastı, kart bile görmedi, ikinci yarıda Kerem hastanelik oldu. Uğurcan’ın Greenwood’a yaptığı da sadece faul olarak kabul edilemez. Bütün bunlara rağmen bu maçı da kart görmeden bitirdi. Yönetim bu işin üstüne gitmeli.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ümit Sezgin Arşivi

Budur...

05/08/2026 23:57

Buna da şükür

29/07/2026 23:47

Bu kadarı kâfi

17/05/2026 23:33

YFBGŞ

26/04/2026 23:35