Ümit Sezgin
Saran’ın son dakikası
İlk on biri, yedeği, gireni, çıkanı, teknik direktörü, başkanı, yönetimi, tümüyle felaket bir Fenerbahçe vardı Konya karşısında. Bu trajedi bir tarafa, iddia ediyorum bu ligde böyle bir penaltı sadece Fenerbahçe aleyhine verilebilir ya da Galatasaray lehine… Artık neredeyse gelenekselleşen bu son dakika kayıpları, umarız Saran ve ekibi için de ilham verici olur, uzatmalara gitmeden “bizim de son dakikamızdı bunlar” deyip hızlıca kongreye giderler.
Tekrar ediyorum ilk on biri, yedeği, gireni, çıkanı, teknik direktörü, başkanı kimi sayarsanız sayın, dökülen bir Fenerbahçe vardı. Kerem’i, Sheriff’i, Talisca’sı toplasan tek bir golcü etmedi, İsmail’i, Guendouzi’si, Fred’i toplasan tek bir Asensio etmedi. Gireniyle çıkanıyla 20’den fazla Fenerbahçeliyi toplasan tek bir takım etmedi.
Sonuçta uzatmalarla beraber 130 dakika kapanmaktan başka bir şey yapmayan Konya’ya tek bir gol atamayan, bıraktım gol atmayı doğru dürüst pozisyon üretemeyen, üretilen birkaç pozisyonda da topu dağlara taşlara atan Kerem, Talisca ve Fred gibilerin zaten bu maçı kazanmasını beklemek bile tuhaftı.
Tedesco, gecenin en az günahkarlarından ama “daha ne yapayım?” diyerek kendini kurtaramaz. Hataları görmek zorunda. Mesela Kerem’in üst üste 5-6 korneri harcamasına göz yummamalı. Sezon başından beri Kerem tek bir düzgün korner kullandı mı ki hala korner atışlarını katletmesine müsaade ediyor? Madem Asensio’nun yerini dolduramıyorsun, neden farklı bir oyun planı kurmuyorsun da yerini İsmail’le, Guendouzi ya da Kante ile doldurmaya çalışıyorsun?
Üstelik Tedesco, bu maçta genel karakterinin dışında davranan İlhan Palut’un tuzağına düştü. Seksen dakika Fenerbahçe’nin eveleyip gevelemesine müsaade etti. Ayrıca bütün umudunu penaltılara bağlayıp, ilk 15-20 dakika sonrası tüm takımını defansa çeken İlhan Palut da akşamın hayal kırıklıklarından. Rakibi durdurmak dışında planı projesi olmayan eski kuşak hocalardan Türk futbolunu kurtaracak genç teknik direktörler arasında saydığımız İlhan Palut da görüldü ki “eyyamcı hocalar” arasına katılmış. Üzüldük. Yıllardır tutunamadığı Fenerbahçe’ye öfkesi bitmeyen Deniz Türüç’le yakışmışlar birbirlerine.
Şurası açık ki yılın elde kalan tek kupa umudunu da bu maçla kaybetti Fenerbahçe. Artık futbol adına yapılacak pek bir şey kalmadı. Herhalde Galatasaray’ı yenme umudu taşıyan Fenerbahçeli de yoktur. Şimdi yapılacak tek şey kongre. Takımı aylardır golcüsüz oynatan Saran ve ekibi mümkün olan en kısa zamanda kongreye gitmeli ve bence veda etmeli. Mesele yalnız yanlış kadro yapılanması değil, banka kredi mektubu veremediği için en büyük transfer fırsatını kaçırmak da değil, Fenerbahçe’ye yaşatılan haksızlıklarla mücadele edememesi en büyük problem.
Fenerbahçe’nin bu maçta çok beceriksiz olması ayrı bir şey, son dakika verilen penaltı ayrı bir şey. Tekrar ediyorum, bu ligde böyle bir penaltı sadece Fenerbahçe aleyhine verilebilir ya da Galatasaray lehine. Tıpkı Rize maçının uzatma dakikasında rakip kaleciye verilecek kırmızı kart yerine Fenerbahçe aleyhine verilen ve tarihin en saçma golüyle sonuçlanan faul gibi. Muhtemelen yine Saran ve arkadaşları federasyona gidip kapalı kapılar ardından ağlaşacak, tutulmayacak sözler alıp çıkacak. Kendileri söylüyor “bize kapalı kapılar ardında başka sözler veriyorlar, sonra başka kararlar alıyorlar”… Sen de bunlara sessiz kalıyorsun kardeşim. Ee madem öyle siz de bir karar alın, “bunlarla mücadeleye gücümüz yetmiyor” deyip gereğini yapın. Bu sene “son dakikalarda” kaybedilen maçlar, puanlar size de ilham versin, sizin de “son dakikanız” olsun.