Ümit Sezgin
Bari haftaya bir galibiyet alın
Bu kadar saçma ve amatör işi goller yersen, bu kadar hayati maçta bu kadar etkisiz futbol oynarsan, sana kader de kısmet de yardım etse sonuç alamazsın. Bu sene Fenerbahçe ayağına gelen kısmeti kaç kere tepti sayamıyorum.
Tipik Fenerbahçe kaybı. Dağları denizleri geçip derede boğulmak. Fenerbahçe bugün maçı alacak kalitede oyun oynamadı ama üç puan şansı kucağına geldi. Tedesco’nun da doğru değişiklikleriyle Fenerbahçe şampiyonluk kupasının bir kulbundan tuttu ama 98’nci dakikada Ederson’un amatör kalecilerin yapmayacağı hatasıyla şampiyonluğu Galatasaray’a bıraktı. Önünde senin dört defans oyuncun varken, rakipten de bir kişi varken öyle bir serbest vuruşta sen nasıl bir kalecisin ki ileri çıkıp boşta kalıyorsun.
Tabii bu pozisyonun öncesinde hakemin verdiği faulün de hiçbir açıklaması yok. Rize kalecisi kendi ceza sahasından metrelerce dışarda, tüm dokunulmazlığını kaybetmiş, üstelik Fenerli oyuncu doğru dürüst dokunmuyor bile ama hakemin düdüğüyle topu eline alıp faul atıyor. Dahası Ederson’un tarihi hatasıyla bu pozisyonda gol geliyor.
Şimdi hakeme fatura kesmeye gücü yeten varsa buyursun.
Maçın, 90 dakikanın teknik analizini istiyor musunuz? Bence söylenmeye değer iki şey var. Öncelikle bu takım Asensio’suz asla hücumda yaratıcı olamıyor. Guendouzi ve Kante ikilisi defansif anlamda orta sahaya hakim oluyor ama Asensio’suz hücum organizasyonu yapılamıyor. Kim ne derse desin Asensio’nun yokluğunda Tedesco’nun biraz da mecburiyetten sahaya sürdüğü Talisca ve Cherif ikilisi verimli olamıyor. Kanatlarda yer alan Nene ve Kerem ikilisinin merkezden alacakları paslarla ceza sahasında merkeze kayması planlanmıştı ama hayata geçmedi. Rize her iki oyuncuyu da durdurmayı başardı. Ne Kerem ne de Nene böyle bir durumda kenarlardan çizgiye inmeyi de akıl edemedi, etse de başaramadı. Bu arada Rize’yi de tebrik etmek lazım. Ligi bilmeyen ve onları seyreden bir yabancı “bu takım ya şampiyonluğa oynuyor ya da düşmemeye” derdi. Bir şey ima etmiyorum, gerçekten çabalarını takdir ediyorum.
Teknik analizde ikinci söyleyeceğim nokta Tedesco’nun tüm değişikliklerinin doğru ve zamanında olduğuydu. Hocanın maç sonunda yedek kulübesindeki ağlamaklı hali tüm Fenerbahçelilerin hüznüydü.
Belki üçüncü bir nokta da başta Çağlar Söyüncü olmak üzere, futbol yetenekleri bir yana, akli melekeleri tartışmalı bir grup oyuncunun sezon sonunda gönderilmesi gerektiği. Çağlar’dan ricamız Fenerbahçe’nin onun hatasıyla yediği ilk saçma golden sonra yaptığı el kol hareketlerini bize açıklaması. Kime kızıyorsun kardeş, kendine mi bize mi?
Maç öncesinde gerek sosyal medyadaki gruplarda gerekse tribünlerde hep aynı uyarı vardı; “Önümüzdeki hafta oynanacak Galatasaray maçını boş verin, Rize maçı en az onun kadar önemli!.” Ama herkesin aklı haftaya Seyrantepe’de oynanacak maçtaydı. Her konuşma her yazışma o maça bağlanıyordu. “Son 12 yılda Seyrantepe'de Fenerbahçe 5, Galatasaray sadece 1 kez kazandı, dolayısıyla biz kazanırız” diyeni mi ararsınız, “Kaybetme korkusu olan hata yapar, ikinci olarak gidersek psikolojik olarak biz avantajlı oluruz” diyeni mi?
Herhalde şimdi Rize maçının önemi anlaşılmıştır. Artık Galatasaray Ankara’da Gençlerbirliği’nin karşısına rahat rahat çıkacak, hiçbir gerginlik yaşamadan oynayacak. Artık bu seneden beklenen tek bir hedef kaldı, haftaya Seyrantepe’den galibiyetle ayrılmak. Olur mu? Çok zor. Olursa işe yarar mı? Yaramaz ama tribünler mutlu olur. Hiç olmazsa bu çilekeş insanlardan bu mutluluğu esirgemeyin. Umudum yok ama can çıkmayınca umut kesilmiyor. Şampiyonluktan vazgeçtik bari bir galibiyet alın.