Ümit Sezgin
Her kilidin anahtarı Kante…
Her kilidin anahtarı Kante…
Kayseri maçı hiç de şaşırtıcı olmadı. Kayseri gücü yettiğince kapandı, sezon boyu göstermediği gayreti ve sertliği sahneledi ama yetmedi çünkü devreye Kante girdi. Son haftaların yıldızı Kante Kayseri direncini hem de en kritik dakikalarda kırmayı başardı. Takip edenler hatırlar, Fransa milli takımında bir dönem sıkça dile getirilen bir söz vardı; “Dünyanın dörtte üçünü sular kaplar, kalan dörtte birini de Kante”. Artık Fenerbahçede de Kante sahanın dörtte birini değil neredeyse tümünü kaplıyor.
Aynı şekilde Guendouzi de “orta sahada oyunun yalnız iki değil dört yönü de hasıl oynanır” net biçimde gösteriyor. Son dönemlerin meşhur kavramı verimlilik sanki onun için yaratılmış gibi. Defansa destek veriyor, merkezi kontrol ediyor, kanatlara yardım ediyor ve hücuma katılıyor. Bir oyuncudan daha ne beklenir ki? Dahası darbe alıyor, kafa atılıyor, sükunetini bozmuyor. Kafa demişken, bu maçın, özellikle de ilk yarının asıl hikayesi oyun değil, hakem Ali Yılmaz’dı. İyi niyetli mi kötü niyetli mi tartışması bir yana, maçın kontrolünü net şekilde kaybetti, daha doğrusu hiç sahip olamadı. Kayserili Makarov’un Guendouzi’ye attığı kafayı yeteri kadar sert bulmamış olmalı ki sadece sarı kartla yetindi. Ancak aynı pozisyonda son derece makul itirazları nedeniyle Fenerbahçelilere sarı kart gösterdi. Guandouzi kafa yedi, Fenerbahçe 3 sarı kart gördü. Kafa atan Makarov ise sadece sarı kart gördü. Devamında verdiği kararların büyük bölümü de tartışmalıydı. Oyun bir noktadan sonra Kayseri’nin sertliğin dozunu kaçırdığı, müdahalelerin neredeyse serbest kaldığı bir yapıya döndü.
Maç tam beklendiği gibi geçti. Kayserispor, klasik biçimde kapanarak Fenerbahçe’yi durdurmaya çalıştı. Fenerbahçe ise zorlanmadan oyunu rakip yarı sahaya yıktı. İki kanadı da kullandı ama özellikle sol taraf üzerinden Kayseri kalesine inmeyi tercih etti. Kante’nin golünden sonra riski göze alarak açılan Kayseri bedelini kötü ödedi dört gol yedi.
Fenerbahçe için önemli bir eksik vardı. Asensio’nun yokluğu merkezde ciddi hissedildi. Kante ve Guendouzi’nin bu kadar iyi oynadığı dönemde Asensio’nun onlarla birlikte üçlü kuramaması hem Fenerbahçe adına hem tüm futbol severler adına bir talihsizlik. Bu üçlünün seyrine doyulmayacağı kesin. Asensio olmayınca TAlisca da eksik kalıyor, hem 10 numara rolünde hem de ikinci forvet gibi konumlandığında beklenen etkiyi yaratamıyor.
Sezon başına kıyasla çok daha sert ve agresif oynayan Kayserispor ise bu kimliğini sahaya net şekilde yansıttı. Lig boyu bu azmi ve enerjiyi ve sertliği sahneleseler muhtemelen bu durumda olmaz, düşme adayları arasında yer almazlardı.
Fenerbahçe bu galibiyetle umudunu matematiksel olarak sürdürmekle kalmadı, Galatasaray’ın rahat nefes almasına da izin vermedi. İki puan kaybeden Trabzon ise yarışta ciddi bir darbe aldı. Ligin heyecanı sürüyor.