Yeni dönemde aile faktörü

AKP, kendi küskününün peşinde

Bu yazıya, AKP’de ikinci tur için yapılan analizlerle başlayıp, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son döneminde daha net hissettiğimiz aile faktörüyle devam etmek istiyorum. Çünkü aile, bu seçimlerden sonra her şeyin içinde ve tek belirleyicisi olacak.

Partiler, ikinci tur seçimlerde eksik ve zayıf yönlerini gidermeye çalışsalar da bu kısa süre gerekli adımları atmak için yetmeyecek. İktidar partisi, gizli pazarlıklarla Sinan Oğan’ı yanına çekmesine karşın onun seçmenine güvenmiyor. Bu nedenle AKP, kendi küskününü sandığa götürme çalışması yapıyor. O yüzden İstanbul ve Ankara’da ilçe ilçe program yapıldı.

OĞAN SEÇMENİ

Parti yöneticileri, Sinan Oğan’ın seçmen kitlesinin blok halinde hareket etmeyeceğini kabul etmiş durumda. Seçmen kitlesi, “AKP’ye kızanlar, MHP’ye kızanlar, protestocular, Muharrem İnce’nin aday olmaması nedeniyle Oğan’a yönelenler” olarak sınıflandırılıyor.

“Gri seçmen” olarak nitelendirilen bu grubun, tek bir adaya yönelmesi beklenmiyor. Her iki cumhurbaşkanı adayının bu gruptan eşit oy alacağı, bir o kadar seçmenin ise ikisini de tercih etmeyeceği değerlendiriliyor.

Bu kitlenin ortak refleksi, “Suriyelilerin gönderilmesi ve terörle mücadele konusundaki tutumu.” Bu nedenle, terörle mücadele konusuna önem veren seçmenin Tayyip Erdoğan’a, Suriyelilerin gönderilmesini önemseyenlerin ise Kemal Kılıçdaroğlu’na yöneleceği konuşuluyor.

Seçmen üzerinden yapılan analizlere göre, Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanabilmesi için Erdoğan’ın oyunun sabit kalması ve aradaki 2 milyon 538 bin olan oy farkı kapatması gerekiyor. Matematik olarak zor görünen bu durumun, Fransa ve Brezilya’daki seçimlerde yaşandığını da biliyoruz.

KÜSKÜN AKP’LİLER

14 Mayıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimindeki geçerli oylar baz alındığında, 28 Mayıs’ta bir adayın cumhurbaşkanı seçilebilmesi için en az 27 milyon 400 bin oy alması gerekecek. Bu nedenle özellikle büyük şehirler üzerinden ince hesaplar yapılıyor.

İktidar Partisi yönetimi, sandığa gitmeyen seçmenlerin büyük bölümünün kendi seçmeni olduğunu düşünüyor. Bütün planlar da bu “kırgın ve küskünler” üzerinden yapılıyor. Bu nedenle, öncelikli olarak bu kitlenin sandığa götürülmesi üzerinde duruluyor. İstanbul başta olmak üzere sandık bazlı bir çalışma yürüterek, kimlerin oy kullanmadığını tespit ediyor ve bu kişilerle bire bir temas kuruluyor.

YENİ DÖNEM AİLE FAKTÖRÜ

AKP’de ikinci tur planı kadar konuşulan diğer konu, seçimin kazanılması durumundaki kabine ve diğer tüm atamalar. Partide, genel merkez yönetimi, bakan ve bakan yardımcılıkları konusunda kulis başlamış durumda. Ayrıca, seçimlerde verilen tüm vaatlere rağmen seçilmesi durumunda Tayyip Erdoğan’ın yönetim anlayışının ve tarzının değişmeyeceğini söyleyenlerin sayısı az değil.

Yani yeni bir anlayış, toplumu kucaklayan bir söylem filan beklemeyin. Kendisiyle yakın çalışanlar bile bundan umudu kesmiş durumda. Ve bir kez daha söyleyelim, bakan ve bakan yardımcısı olacak isimlerde son karar verici aile olacak. Hatta damatların belirleyeceği bakanlıklar, Bilal Erdoğan’ın etkisinin olacağı alanlar tek tek konuşuluyor.

Yani parsel parsel devlet paylaşımı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın üstünde ailesinin, özellikle Emine Erdoğan’ın etkisi hiçbir zaman yadsınmadı. Ancak son dönemlerde özellikle sağlık sorunlarının artmasıyla birlikte ailenin rolü çok fazlalaştı. Sadece eşlik etmek ve yardım etmek değil, bizzat karar mekanizmalarına dahil olma noktasında artık Erdoğan parti kurmaylarıyla değil ailesiyle karar alıyor. Bu tüm atamalar için geçerli. Bunlara ilişkin ayrıntıları da seçimden sonra paylaşacağım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Nuray Babacan Arşivi