Haldun Solmaztürk

Haldun Solmaztürk

“İnançlı insanları üzen lüzumsuz çekişmelere artık son vermek gerekir…”

Taraf, 2007’de, ‘Ümraniye bombalarının’ bulunuşundan (!) kısa bir süre sonra yayına başlamıştı.

AKP ve Cemaat’ten yana taraf (!) oldular ve doğrusu işlerini—kumpasların tetikçiliğini—çok iyi yaptılar. Ergenekon davası sekiz ay sonra açıldı.    

Taraf, 12 Haziran 2009 günü ‘AK Parti ve Gülen’i bitirme planı’ başlıklı—Mehmet Baransu imzalı—bir haber yaptı. Sözde, Genelkurmay’da hükümeti ve Cemaat’i hedef alan gizli bir plan hazırlanmıştı.

Ahmet Altan o günkü köşe yazısına ‘Ordu uslanmıyor’ başlığını koydu. Ordu, “Bir cemaatin üyelerini ‘silahlı terör örgütü’ kılığına sokmak için planlar yapmakla” uğraşıyormuş.

O haber (!) yıllarca yüzlerce askerin daha tutuklanmasının yolunu açtı.

Taraf, dört yıl sonra, 28 Kasım 2013’te yine Baransu imzalı haberle, ‘Gülen’i bitirme kararı 2004’te MGK’da alındı’ başlığıyla çıktı.

Sözü edilen 25 Ağustos 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısıydı.

MGK’da, “Nurculuk Faaliyetleri ve Fethullah Gülen konusu gündeme gelmiş, yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerine karşı bir eylem planı hazırlanması uygun görülmüştü”. Altında Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan  Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Özkök, Dışişleri Bakanı Gül’ün imzaları vardı.

Aslında Erdoğan, 14 Aralık 2010 genelgesiyle daha önce ‘irticayla mücadele’ için yapılan tüm düzenlemeleri (Bakanlar Kurulu kararları, genelge, eylem planı, talimat, direktif) ve ‘her türlü işlemi’ hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmıştı. Aynı yıl Milli Güvenlik Siyaset Belgesi de güncellendi ve ‘İrtica’ tehdit olmaktan çıkarıldı.

Yani, 25 Ağustos 2004 MGK kararı fiilen ‘yok’ sayılmıştı…!

Taraf’ın ‘Gülen’i bitirme’ haberi yine de büyük bir telaşa sebep oldu.

Başbakan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan hemen, “2004’teki MGK kararı hükümet tarafından yok hükmünde kabul edilmiş, hiçbir işlem yapılmamıştır” açıklamasını yaptı.

Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Sabah’ta, “Gülen cemaatine ilişkin 2004’teki toplantı tutanağı Bakanlar Kurulu gündemine dahi alınmadan dosyasına kaldırıldı” diyordu. Siyasi riski ‘Sayın Başbakan’, hukuki riski de kendisi (!) üstlenmiş.

Yeni Akit’e göre “25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek, Gülen hareketini bitirmekle (!) suçlanan AK Parti iktidarı, aslında tam aksini yapıp onların önünü açmıştı”.

Hasan Celal Güzel de Sabah’taki yazısında AKP ile Cemaat arasındaki ‘çekişmeyi’ irdeliyordu.

Güzel, Özal’ın has adamıydı. Ona göre, “Fethullah Gülen Hocaefendi, Türkiye’de ve dünyada, Nobel Barış Ödülü’nü herkesten çok hak etmiş bir bilge kişiydi”, ‘ayaklarının öpülmesi’ gerekirdi.

O da “25 Ağustos MGK kararları hiçbir şekilde uygulanmamıştır. Başbakan'ın [Tayyip Erdoğan’ın] Cemaat’in eğitim ve hayır hizmetlerini desteklediği gerçeğini iyi bilmek ve inançlı insanları üzen bu lüzumsuz [a.b.] çekişmelere artık son vermek gerekir” diyordu.

Eski Genelkurmay Başkanı Özkök de, yıllar sonra, Meclis Darbe Araştırma Komisyonu’na 2004 yılında hükümeti uyardıklarını “Durum iyi değil… Bir icra planı yapılsın, bu iş (Cemaat) takip edilsin” dediklerini ama “Pek de bir şey yapıldığını görmediklerini” söyleyecekti.

Ama ‘çekişmeye’ son verilemedi, tam aksine 17-25 Aralık 2013 süreciyle ipler koptu.

İki buçuk yıl sonra Cemaat—FETÖ—askeri darbeye teşebbüs edecekti.

Taraf son kez 26 Temmuz 2016 günü yayınlandı, o gece OHAL kararnamesiyle kapatıldı.

Hasan Celal Güzel 2018 yılında öldü. ‘Orduya’ ve ‘askerlere’ nefreti son nefesine kadar sürdü.

Ahmet Altan, 4 yılı aşkın süre içeride kaldıktan sonra Temmuz 2021’de tahliye edildi.

Silivri, özgün (!) misyonuna hizmet etmeye devam ediyor; artık ‘başka’ misafirleri var…

“Bizim görevimiz söylemekti. Yapıp yapmamak hükümetin takdiri" diyerek kenara çekilen Hilmi Özkök—aynı belgeye imza atan Sezer ve Abdullah Gül gibi—torunlarıyla ilgileniyor.

Ama 25 Ağustos MGK’sından yedi yıl önce, 28 Şubat 1997 MGK toplantısında aynı uyarıları yaptıkları için ‘müebbet hapisle’ cezalandırılan 80 yaşını aşmış emekli ‘askerler’ hala hapisteler.

Bu yetmemiş olmalı ki, beraat ettikleri ‘olmayan’ Balyoz davasından da tekrar mahkum oldular.

AKP ve cemaatler, tarikatlar artık ‘inançlı’ insanları üzen lüzumsuz (!) çekişmelere son verdiler.

El ele, dirsek dirseğe, dört nala ‘menzile’ gidiyorlar.!

“Nas ortada olduğuna göre sana bana ne oluyor.?” aşamasına geldiler.

‘Bitmeyen Sömürü’ 28 Şubat’ı ne unutuyor ne de unutturuyorlar…!

Geçen Cuma, 25 Ağustos 2004 MGK toplantısının yıldönümüydü. Hatırlayan oldu mu…?

Olmadı…!

Akşener’in ‘açıklamaları’, CHP içindeki itiş-kakış, Merkez Bankası’nın %25 faiz kararı haberleri arasında kaynadı gitti.

“İşte başımıza ne geldiyse bundan geldi ve gelmeye de devam ediyor! Unutuyoruz ve bir türlü öğrenemiyoruz…!"

Önceki ve Sonraki Yazılar
Haldun Solmaztürk Arşivi