AKP’ye kâbus gibi sonuçlar

SON dönemlerdeki ‘anket savaşlarının’ en yenisi ve en gizli kalanının sonuçlarını paylaşacağım sizinle. Bu araştırmanın en önemli yanı, AKP için yapılmış olması ve sosyal analiz açısından çok önemli ipuçları vermesi. Örneğin, kimlik tanımında Atatürkçülüğün ilk sıraya oturması, Kürt seçmende ilk kez CHP’nin oylarının artması, araştırmaya katılanların sadece yüzde 28’inin ekonomi yönetimini başarılı bulması gibi sonuçlardan söz ediyorum.

Öncelikle şunu söyleyelim, araştırma henüz partinin üst yönetimiyle paylaşılmadı. Ayrıca kapsama alanı açısından daha önce yapılanlardan daha geniş. Sosyolojik açıdan analiz gerektiren bu sonuçlar, seçimin de kaderini belirleyecek.

Araştırmada katılımcılara kendisini ideolojik olarak nasıl tanımladığı soruldu. Kendini “Atatürkçü” olarak tanımlayanların ilk sırada çıkması, araştırmayı yapanları şaşırtmış. “Atatürkçüyüm” diyenler yüzde 30 ile ilk sırada. Kendini milliyetçi olarak tanımlayanlar yüzde 20 ile ikinci sırada, muhafazakar olarak tanımlayanlar ise yüzde 15 ile üçüncü sırada yer alıyor. Diğer ideolojik tanımlar ilk üçe girmiyor.

Gelelim ekonomi ve ülkenin sorunlarına ilişkin başlıklara. Araştırma katılanların sadece yüzde 28’i, ekonomi yönetimini başarılı buluyor. Tersten bakıldığında yüzde 72 ekonomik kararlara vize vermiyor. Hükümetin başarılı bulunduğu iki alan ise terörle mücadele ve dış politika. Bu alanlardaki beğeni oranı yüzde 50’ye çıkıyor. Ülkenin öncelikli sorunlarındaki ilk üç değişmiyor. Enflasyon, hayat pahalılığı ve işsizlik toplamda yüzde 85 ile ülkenin en önemli üç sorununu oluşturuyor. Ardından adalet sistemi ve eğitim sistemi geliyor.

ASLA OY VERMEM DİYENLERDE İLK SIRA AKP’NİN
Başka bir çarpıcı sonuç, ‘asla oy verilmeyecek’ parti sıralamasındaki değişiklik. Bundan önce yapılan neredeyse tüm araştırmalarda ‘asla oy vermem’ sorusunda HDP ilk sırada çıkarken, bu kez sıralamanın değiştiği görülüyor. Yüzde 44 ile ‘asla oy verilmeyecek’ parti sıralamasında AKP ilk sıraya yerleşiyor. HDP bu kez ikinci oluyor.

Kürt seçmenin refleksleri ilginç. Kürtlerin yüzde 63’ü HDP’ye oy veriyor. AKP’ye oy veren Kürt seçmenin oranında düşüş var; yüzde 22’de kalıyor. Burada 10 puanlık bir gerilemeden söz ediliyor. CHP’ye oy vereceğini söyleyen seçmen yüzde 10’u geçmiş. Bu oranın eskiden yüzde 3-5 olarak değiştiği belirtiliyor.

Alevilere gelince, AKP’ye oy verenlerin oranı yüzde 8 civarında. Daha önce bu yüzde 7 olduğu anımsatılıyor. Alevilerin büyük çoğunluğu hala CHP’de. Yüzde 3-4 ise HDP’yi tercih ediyor.

Araştırmaya göre, kadın seçmen sayısında azalma olsa da AKP hala ilk sırada. Kadın seçmenin en fazla olduğu ikinci parti CHP görünüyor. İYİ Parti’nin kadın- erkek seçmeni neredeyse dengede. Erkek seçmen ağırlığının fazla olduğu iki parti, MHP ve HDP olarak göze çarpıyor.

Genç seçmene gelince. Genç seçmen AKP’ye hala mesafeli. CHP gençleri bir miktar yanına çekmiş ama yeterli değil. Seçmeninde gençlerin fazla olduğu parti HDP. Bu arada, seçmenin yüzde 17’si kendini Kürt olarak tanımlarken, Alevi seçmen oranı yüzde 5 çıkıyor.

Bu araştırmada son dönemlerde yapılan diğerleri gibi AKP’nin oylarında artış gösteriyor. Şimdi bu artışın kalıcı mı- geçici mi olduğu analiz edilmeye çalışılıyor. Millet İttifakının oylarında belirgin bir durağanlık var. HDP’de artış gözlenirken, küçük partiler yerinde sayıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin bölümde ise Tayyip Erdoğan yüzde 35 ile ilk sırada yer alıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu onu 5 puan geride izliyor. Sadece iki lider kıyaslamasıyla yapılan araştırmada, diğer aday adaylarının kıyaslamalı olarak sorulmamış olması ise büyük bir eksiklik. Araştırmayı yapanlar da bunu kabul ediyor.

Bu araştırmanın bizi şaşırtan başka bir saptaması kararsızlarla ilgili. Kararsızlar hala yüzde 20 görünüyor. Oysa son dönemde yapılan birçok araştırmada bu rakam yüzde 15’lere kadar gerilemişti. Bu seçmenin büyük bölümünün hala AKP’li olduğu saptaması yapılıyor.

Seçime kadar önümüze daha çok araştırma gelecek. Doğru analizler ve sonuçlar, siyasi parti yönetimleri için çok değerli. Şu aşamada, toplumun kendini nasıl tanımladığı ve ne talep ettiğini ortaya çıkartan araştırmalar hepsinden çok iş yapacak. Millet İttifakı’nın adayını ve kaderini belirleyecek böyle büyük bir araştırmanın yolda olduğunu da söyleyelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Nuray Babacan Arşivi