AYIP, ÇOK AYIP…

Tribün şiddeti her şeyin önüne geçti. Trabzon tribünündeki şiddet yanlıları, ilk yarı hiç oynamayan kendi oyuncularına duydukları öfkenin acısını Fenerbahçelilerden çıkarmaya kalktı. Her türlü tribün tacizine rağmen maçı Fenerbahçe kazanınca da sahaya girip saldırdılar. Bu arada hafta boyu yapılan tahrikler ortadayken tedbir almayan güvenlik güçleri de ayrı bir ayıba imza attılar.

Şimdi bu maçı bir kenara bırakıp, dün Beşiktaş’ın iptal edilen penaltısını, bugün Galatasaray lehine verilen penaltıda Kasımpaşalı oyuncunun gördüğü kırmızı kartı sayfalarca yazmak mümkün. “Ayıptır” demekle yetinelim.  Malum takımın maçının hakemi Karaoğlan, Bundesliga seyretsin diyorum.

Bir “çok ayıp” da Trabzon tribününde yenilgiyi hazmedemeyip sahaya su yağdıranlara, oyun sonunda sahaya girip oyunculara saldıranlara.

Abdullah Avcı maç öncesi “İntikam maçı, ölüm kalım maçı diye bir şey yok” derken kendi adına haklıydı. İsmail Kartal ve talebeleri içinse kalan tüm maçlar gibi bir ölüm kalım maçıydı. Sezonun tek yenilgisinin intikamı değilse bile karşılığı verilmeliydi ve dahası bu maçta kaybedilecek bir puan bile senenin tüm emeklerinin boşa gitmesi demekti.

İsmail-Fred ikilisinin karşısına Mendy, Pepe ve Berat’ı koymuştu Avcı. Belli ki Fenerbahçe’yi orta sahada durdurmayı, orta saha oyuncularının ofansif katkısını kırmayı planlamıştı. Ama işe yaramadı, Fenerbahçe’nin golleri yine orta sahadan geldi.

Kadıköy’deki maçta topu Fenerbahçe’ye bırakan Avcı, tersini planlamıştı, oyuncularına sürekli çıkın diyordu ama bu kez Sarı Lacivertlilerin yoğun ön alan baskısıyla karşılaştılar.  Nitekim bu baskı 16. Dakikada Fenerbahçe’nin golünü getirdi. İlk maçta yokluğu fena hissedilen Fred, Tadiç’in pasında ceza sahası önünden attığı nefis şutla “buradayım” dedi.

Golden sonra Trabzon ileri çıkarken, Fenerbahçe daha kontrollü oynamaya başladı. İlk yarının uzatmalarında yine Tadiç soldan gelip şahane bir pas attı Fred’e. Fred de yine defans arasından nefis sızıp Uğurcan’ı bir kere daha altedip ikinci golü attı.

İkinci yarı tribünlerin su saldırılarıyla başladı. Defalarca maçın durmasıyla bütün konsantrasyon dağılırken oyunun temposu da düştü. Syzmanski’nin ceza sahası önünde yaptığı gereksiz faul ölüyü canlandırdı. Serbest vuruşta Livakoviç o kadar hatalı bir gol yedi ki, direkleri değil kendi kafasını yumruklasa daha doğru olurdu.

Sonrasında futboldan çok tribünden gelen şiddeti konuşmak lazım. Maçın bütün havası değişti elbette. Fenerbahçe konsantrasyonunu kaybedince Trabzonspor penaltıyla beraberliği de yakalamayı başardı. İsmail Kartal’ın biraz geç kalsa da yaptığı değişiklik etkiliydi. Oyuna giren Serdar ve Batshuayi topu yeniden ileri taşımayı başardı. Ve yine Tadiç’in asistiyle Batshuayi galibiyet gölünü atmayı başardı.

Trabzon’un ilk golünü atan Enis Bardi’nin maç sonu açıklamalarından bir alıntıyla bitirelim “Böyle bir provokasyon hayatımda görmedim, yaşamadım”. Hafta boyunca bu provokasyonu yapanları güvenlik güçleri mutlaka bulacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ümit Sezgin Arşivi