Karadeniz'in yeni belası: İklim değişikliği

İğneada’dan başlayıp Sarp’a kadar uzanan tüm Karadeniz Bölgesi’nden gelen sel ve heyelan haberlerine artık alıştık.

Batısında, ortasında ve doğusunda çöken yollar, taşan dereler, düşen dev kayalar bize şaşırtıcı gelmiyor. Bu bölgede TRT muhabiri olarak çalıştığım 80’li yıllarda da çok sayıda sel ve heyelan haberlerini izledim. Hatırlıyorum, Rize’nin bir dağ köyünü harabeye çeviren ve çok sayıda can alan selden birkaç saat sonra olay yerine ulaştığımızda şaşırmıştım… Ortada küçük bir su birikintisi bile yoktu, dağdan boşalan yağmur suları önüne gelen her şeyi silip süpürmüş, kıyıya kadar sürüklemişti. 

Son 20 yılda da bölgenin ikliminde tuhaf bir değişiklik var. 

Meteoroloji’nin bildirilerinde bölge sürekli ‘durum tehlikeli dikkatli olun’ uyarıları anlamına gelen “Sarı” veya “Turuncu” renkli…

Bilim insanlarına göre, Karadeniz’de yeni tehlikenin adı; iklim değişikliği…

İşte iklim değişikliğinin Karadeniz'deki etkileri "BRIDGE-BS" projesiyle araştırılıyor. Projeye Karadeniz’de kıyısı olan ülkeler ve Avrupa Birliği destek veriyor. Projesinin ilk deniz seferi için "ODTÜ Bilim-2" gemisi yola çıktı bile…

Karadeniz insan kaynaklı tehlikelere açık bir deniz olarak tanımlanıyor. Doğu ve Orta Avrupa’nın nehirleriyle Anadolu’nun dere ve nehirlerinden gelen kimyasallarla zaten iç deniz sayılan Karadeniz adeta bir atık çorbasına dönüyor.

Ukrayna savaşı yüzünden dünyayı diken üstünde tutan nükleer santralleri hiç yazmayayım; moraliniz bozulmasın!

TÜRKÜ GERÇEK OLDU!

Evet türkü gerçek oldu, dereler de yönünü şaşırdı. Aşağı akan Ordu dereleri gerçekten de yukarı akmaya başladı! Bölgede asıl büyük tehlikeyi yaratan insan eliydi. Bir de buna bilimsel kılıf buldular; “Dere ıslahı ve sağlıklaştırma”… Tanımlama olarak çok doğru ama bu sistemi dere kenarlarına yapılaşma için kullandılar, dağlarda açılan yolları hiçbir şekilde güçlendirmediler, ‘asfalt dök iş tamam’ desturuyla başlanınca, heyelanlar, çökmeler peşi sıra geldi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki su taşkınları ve heyelanlar için bir raporu var. Bu rapor neredeyse altı yıldır raflarda. Rapora göre, taşkın ve heyelanların üç nedeni var. Bunlar dere yataklarındaki plansız yapılaşma", Karadeniz sahil yolu" ve "HES'ler nedeniyle derelerin akış rejiminin bozulması…

Yani rapor demek istiyor ki Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan felaketlerin nedeni yağışlar değil; yanlış kentleşme ve ulaşım politikaları…

Umarım Karadeniz’de iklim araştırması yapan bilim heyeti bunları da dikkate alır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi