Mutlu Hesapçı

Mutlu Hesapçı

“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum”

“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum” cümlesi, ‘Masumiyet Müzesi’ kitabının ilk cümlesi ve hepimizin kitapla birlikte hatta kitaptan bağımsız kurduğumuz bir cümleye dönüştü. Biz kitabı okuyanlar bu cümlenin o kitapla birlikte anlamını biliyorduk ama kitaptan bağımsız bu cümleyi kuranlar her duygusal gelgitte bu cümleye sığınıyordu. Ben hayatımın en mutlu anı olarak yaşadığım için o anı, ‘bilmiyordum’ kelimesini kullanmakta imtina ediyordum ama giden gitmişse ‘bilmiyordum’ kelimesini işime geldiğinde eklemek de acımı hafifletiyordu.

afis

Orhan Pamuk’un eseri Ay Yapım ile hayata geçti!

Orhan Pamuk’u yazar olarak hep çok sevdim, bütün kitaplarını ilk çıktığı anda da okudum. Hatta bizim dönemde “Orhan Pamuk nasıl okuyorsun, okunmuyor” diyenler grubu vardı ve Orhan Pamuk okumak iyi bir okur olma ölçütüydü. Bu durumu şöyle anlayabiliyorum;

Bazı kitapları ne kadar karmaşıksa bazı kitapları da bir o kadar basit ve anlaşılabilirdi. Benim için her kitabı farklı bir yolculuktu ve bu yolculuk benim için hep çok özel, güzeldi.

Nedense aklımda bir kitabı dizi olsa hangisi olurdu sorusuna cevabım hep; “Cevdet Bey ve Oğulları” oldu. Ama aradan yıllar geçti Orhan Pamuk ‘Gizli Yüz’ kitabından sonra ‘Masumiyet Müzesi’ kitabını film değil hatta bir diziye dönüştürmenin onayını verdi. ‘Gizli Yüz’ Ömer Kavur gibi bir ustanın kalkıştığı ve hayata geçirdiği bir sinema filmi oldu ki bu noktada Orhan Pamuk yönetmeni daha özgür bırakarak filmi ona teslim etti. Ama sonrasında hiçbir kitabı için bu duruma sıcak bakmadı, proje olarak konuşulsa da hayata geçmedi.

Yazar, 2012’de İstanbul’da kitaptaki nesnelerin yer aldığı gerçek bir Masumiyet Müzesi açtı. Bir müze manifestosu ve katalog yazdı. 2015’te ilgili bir belgesele katıldı. Bir ekran uyarlaması da eklemeyi uman Pamuk, 2019’da adını açıklamak istemediği, “Bir Hollywood yapım şirketi” olarak tanımladığı şirketle sözleşme imzaladı ancak şirketin vizyonu, Pamuk’un kabul edemeyeceği büyük değişiklikler içeriyordu. “Çok fazla değişiklik” dedi. “Bunu yaptığınız anda kitabın geri kalanı artık benim kitabım olmaz” diyerek sözleşmeyi feshetti.

Orhan Pamuk’un istediği gibi yapılamayan ‘Masumiyet Müzesi’ kitabının dizi uyarlaması, Ay Yapım- yapımcılığını Kerem Çatay’ın üstlendiği yönetmen Zeynep Günay Tan önderliğinde senarist Ertan Kurtulan, Cast Direktörü Harika Uygur ile hayata geçti.

masumiyet-muzesi-gala-gecesi-ertan-kurtulan-ozge-bagdatlioglu-orhan-pamuk-zeynep-gunay-kerem-catay-1

‘Masumiyet Müzesi’ Netflix’te yayında!

‘Masumiyet Müzesi’ni ilk çıktığı zaman okudum, 2008 yılıydı. Benim için aşktan vazgeçtiğim bir dönemdi; nostaljik ve arabesk bulmuştum. Hatta “Orhan Pamuk’tan böyle bir kitap nasıl çıkar?” dediğimi hatırlıyorum. Ama kendisi “Her yazar bir aşk romanı yazmak ister, bu da benim aşk romanım” diyerek biraz da erkeklerin dünyasından anlattığı aşkın kendinden de izler taşıdığını itiraf etti.

Yıllar geçti ‘Masumiyet Müzesi’ eserinin dizi uyarlaması bugün Netflix’te yayında.

Dizinin perşembe gecesi gerçekleşen lansmanına katıldım ve ilk iki bölümü ekip ile birlikte izledik.

Ve anladım ki aşk hala en yüce duygu ve özlediğim bütün duygular diziyle birlikte geri geldi, gözlerim doldu.

Sanırım yıllar sonra dizi sayesinde kitabın üzerindeki tozlar kalktı. Dünde kaldığını düşündüğüm aşk, canlandı! Fark ettim ki; aslında ben de müzelik aşklar yaşamak istemişim, belki de yaşarım, hatta yaşadım. Dizi bütün bölümleriyle yayına girdi ve dizinin tamamını izledikten sonra aşka dair sakladığım anılara, eşyalara yani ne varsa her şeye bakacağım. Elbette ‘Masumiyet Müzesi’ni tekrar ziyaret de edeceğim.

Orhan Pamuk’un eserini ülkemizin yaratıcılarına teslim etmesi ve hayata geçmesi çok önemli. Çünkü bu eser çok bizden ve ancak biz eseri seven ve anlayan taraf olarak hayata en iyi şekilde geçirebilirdik.

masumiyet-muzesi-gala-gecesi-eylul-lize-kandemir-orhan-pamuk-selahattin-pasali-1

Tabii Orhan Pamuk’un eserini teslim etmesi öyle kolay olmamış.

İlk iki bölümden anladığım kadarıyla senaryo esere birebir uyarlanmış… Ne eksik ne fazla olarak ilerliyor. Öyle ki kitaptaki cümleler bile aynı diyebilirim. Olmuş mu? Gayet de güzel ve etkileyici olmuş. Lansmana katılan Orhan Pamuk çok heyecanlıydı ve davetliler ile yakından iletişim kurdu, hatta gece boyu selfie’ler çekti. Gösterimin ardından sahnede duygularını şöyle ifade etti:

“Sınava hazırlanan Füsun gibi, biz de oturduk, senaristimiz Ertan Bey yazdı ve ben üzerinde çalıştım. Arada hiç kavga etmedik. Belki de önemli nokta şu… Ben işte şu kadar para isterim, kontrat yapalım demedim zaten başımdan Hollywood’da bir yapım şirketiyle geçen kötü bir hikayem vardı. Evet, Kerem Çatay bir risk aldı. İlk başta ben kitabı vereyim, siz bana diziyi verin demedim, gelin birlikte senaryo yazalım, sonunda memnun olursak çekeriz dedim. Her şey ortaya çıktıktan sonra kontrat imzaladık. Hatta bu çekilmez dediğim ve kaybettiğim için de Kerem Bey’e bir yemek borcum var, kendisinden de özür diliyorum. Ve çıkan sonuçtan çok memnunum.”

mutlu-orhan-pamuk

“Ağlayarak izliyorsanız…”

Yapımcı Kerem Çatay ise maceraya Orhan Pamuk ile ilk buluşmalara Ocak 2022’de başladıklarını anlatarak sözlerine şöyle devam etti:

“Orhan Pamuk evlatlarından birini emanet etti bize diye düşünüyorum, stresli ama güzel, uzun bir süreçti. Başta Zeynep Günay Tan olmak üzere senaristimiz Ertan’a ve bütün oyuncularımıza çok teşekkür ediyorum. Bir iş bittiğinde kurgu odasında o işi ağlayarak izliyorsanız o zaman bu iş olmuş demektir.”

“Ben Kemal’e bu gece veda ettim”

Kemal’e hayat veren başrol oyuncusu Selahattin Paşalı diziyi bu gece ilk defa izlediğini ve çok duygulandığını belirterek anlattı:

“Şöyle de bir şey hissettim, ben Kemal’e bu gece veda ettim artık seyirciyle buluştu. Ben seviyormuşum bu adamı, bazı rollerin oyuncusunu bulduğuna inanıyorum eğer böyle bir şey varsa kendimdeki ruhu ve beni bulduysa önce ona teşekkür ederim. Bana bu rolü teslim eden herkese çok teşekkürler.”

mutlu-pasali

“Kemal ile Füsun'un fırtınalı hikayesi…”

Orhan Pamuk'un dünyaca ünlü romanından uyarlanmış Masumiyet Müzesi, İstanbul'un zengin ailelerinden Kemal ile yoksul ve uzak akrabası Füsun'un 1970'lerde başlayan fırtınalı hikayesini anlatıyor. Füsun'a karşı hisleri için herkesi karşısına alan Kemal, genç kadının küpelerini, tokalarını, hatta içtiği sigaraların izmaritlerini toplamaya başlar... Aşk başımıza bir kaza gibi gelen ve bizi yolumuzdan çıkaran bir takıntı ve bir acı mıdır, yoksa masum ve büyük bir mutluluk mu?

Dizinin kadrosunda; Selahattin Paşalı, Eylül Lize Kandemir, Oya Unustası, Tilbe Saran, Bülent Emin Yarar, Gülçin Kültür Şahin, Ercan Kesal, Hasan Erdem, Zeynep Dinsel, Tolga İskit, Onur Ünsal, Jessica Taşçı, Enes Danış, Eren Kabatepe, Aybike Turan, Tayfun Gül, Cem Bayurgil, Tugay Erdoğan, Ahmet Yalçın, İskender Bağcılar, Neslihan Arslan, Bora Akın ve Cansel Elçin yer alıyor.

Oyunculuklar çok başarılı. Her rolünde ışıl ışıl parlayan Selahattin Paşalı bu karakterle beni yine büyüledi. Emeği geçen herkesi, ekibi yürekten kutluyorum! Böyle bir eserin dizisini izlediğim için duygusala bağladım, herkese teşekkür ediyorum.

masumiyet-muzesi-gala-gecesi-onur-unsal-gulcin-kultur-sahin-eylul-lize-kandemir-selahattin-pasali-zeynep-gunay-tilbe-saran-oya-unustasi-1

“Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi?” sorusunu kavuşulamayan aşk olduğu müddetçe ve belki de kavuşamayınca o aşk oluyor hikayesinde sormaya devam edeceğiz.

Bugün Sevgililer Günü ister istemez aşkı en çok konuşacağımız ve aşka geleceğimiz bir gün. Eminim ‘Masumiyet Müzesi’ni çoğu kişi okumuştur, Netflix’te dizisini izleyin ve duygusala bağlayın derim. Çünkü aşk en özel, güçlü duygu ve yolun sonu hep ona çıkmıyor mu? ‘Masumiyet Müzesi’nde geçen altını çizdiğim cümlelerle yazımı bitirerek herkese aşk diliyorum.

* “Bana yalan söylediğinden eminim” dedi Füsun. Bana olan saygın çabuk tükendi. Bana yalan söylemeni isterdim aslında… Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.”

* “Onun için aşk, bir insanın uğruna bütün hayatını verebileceği, her şeyi göze alabileceği bir şeydi, evet. Ama hayatta da bir kere olurdu ancak.”

* “Sonu mutlu biten bütün aşk hikâyeleri, birkaç cümleden fazlasını hak etmez zaten!”

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mutlu Hesapçı Arşivi