Abdullah Biricik

Abdullah Biricik

Kronik Muslera performansı

Galatasaray çok özlediği çok arzuladığı Şampiyonlar Ligi'ne zor da olsa -üç ön eleme geçerek- kavuştu.

İlk ve muhtemelen kendisi için en kolay geçebilecek maçta kendi evinde Kopenhag ile karşılaştı.

En kolay diyorum çünkü Kopenhag; Manchester United ve Bayern Münih’e kıyasla grubun en zayıf takımı ve karşılaşma Rams Park Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynandı.

Taraftarın desteği ve baskısı muazzamdı.

Çok da iyi başladı karşılaşmaya Galatasaray ve ilk 9 dakikada 3 net gol pozisyonu üretti ancak değerlendiremedi.

İlk yarı bittiğinde skorbord'da kaleye 3’ü isabetli 9 şut çeken, bir topu direkten dönen Galatasaray 0, kaleyi bulan ilk şutu gol olan, toplamda 2 defa gelen Kopenhag 1 yazıyordu.

Futbol böyle enteresan bir oyun!

Bu enteresanlık futbol literatüründe “atamayana atarlar” deyiminin doğuşuna bile sebep olmuş!

Soyunma odasına mağlup giden Galatasaray ikinci yarının başlarında oyunun üstünlüğünü de Kopenhag’a kaptırdı.

Muslera’nın klasikleşen “önemli maç hataları” na bir yenisi daha eklendi ve Muslera hatalı çıkışı ile Galatasaray’ın çok önemli bir zafer elde etmesini engelledi!

İlk golde de ortaya attığı yanlış top da yine evlere şenlikti!

Gruba 3 puanla başlamak grubun kalan maçlarında Galatasaray’a önemli bir psikolojik üstünlük kazandırabilirdi.

Olmadı!

Önemli zaferler elde edebilmek için futbol şansına da ihtiyacınız vardır. Şans Galatasaray’ın yanında değildi!

Okan Buruk’un sadece iki hatası vardı;

Birincisi kazanan 11’i bozmasıydı! 

Kazandığı son maça Tete ile başlamıştı Okan hoca; Kopenhag maçına, hazır olmayan Hakim Ziyech ile başladı!

İkinci hatası da hava hakimiyeti ve boy ortalaması oldukça yüksek olan Kopenhag savunmasına karşı yapılan 31 ortaydı.

Bu 31 ortadan 24’ünü Kopenhag savunması karşıladı.

Uzun boylu oyunculara karşı yerden orta düşünülmeliydi!

Savunma oyuncularından Vavro’nun 1,89, Diks’in 1,83, savunmayı üçleyen Lerager’in 1,88’lik boyları hesaba katılmalı, bir B planı oluşturulmalıydı!

Kopenhag ise dersine iyi çalışmıştı ve belli ki Galatasaray’ı iyi analiz etmişlerdi!

Galatasaray’ın kanat hücum zenginliğine önlem alınmış, 3’lü sıkıştırma ile Kerem ve Ziyech’in hareket alanını kısıtlamıştı Kopenhag.

Okan hoca bu durumu fark etti ve orta sahada yaratıcı olabileceğini düşündüğü Sergio Oliveira’yı oyuna aldı.

Kanatlar kapalıysa ortadan gidebilirdi Galatasaray ama Sergio büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Geçen sezonun ilk 20 haftasına damga vuran bir oyuncunun bu kadar büyük bir düşüş yaşaması büyük bir soru işareti!

Her futbolcu inişli çıkışlı dönemler yaşayabilir ama Sergio’nun inişinin çıkışı maalesef yok! 

Potansiyelinin çok altında oynuyor Sergio!

Maçın başında oluşturduğu baskıda golü bulan taraf Galatasaray olsaydı veya direkten dönen top gol olsaydı çok farklı şeyler yazıyor olabilirdik.

Ancak ne olursa olsun 2-0 geriden dönebilmek, beraberliği yakalamak ve galibiyeti kaçıran taraf olabilmek Şampiyonlar Ligi başlangıcı için önemli ve değerliydi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Abdullah Biricik Arşivi