Akdeniz heykelinin çekmediği çile kalmadı

Bizim topraklarımızda heykel düşmanlığını anlamak mümkün değildir. Yüzlerce uygarlığın kurulup yıkıldığı bu coğrafyada binlerce yıl önce heykelsiz kent yoktu herhalde. 12 bin yıllık Göbeklitepe’nin buluntuları bizleri nasıl da şaşırtıyor.

Sonra yobazlığın zirveye ulaştığı Anadolu’da; önce ilk Hristiyanlar heykelleri kırdılar, müzelerde kolu bacağı kopuk, yüzü delik deşik edilmiş heykelleri görürsünüz. Bunların çoğu o dönemlerden kalmadır. Bazı Anadolu nehirlerinin dibi atılmış heykellerle doluydu. Sonraki yıllarda heykel parçalarından evler inşa edildiği bile ortaya çıktı.

“ Böyle heykelin içine tükürürüm” veya Kars’taki İnsanlık Anıtının “ucube” denilerek, yontucusu Mehmet Aksoy’un aşağılanması yakın dönemde heykel düşmanlığının kayıt altına alındığının tespitidir.

Anadolu’da heykel yıkıcılığı derin bir araştırmanın konusu. Bu kısa hatırlatma yazımızda ise dünyada ünlü olan bir heykel yontucu sanatçımız İlhan Koman ve pek sevdiği “AKDENİZ” heykeline değineceğiz. Koman (1921-1986) Edirne’de doğdu, Stockholm'de öldü. Başta öldüğü kent olmak üzere 20 şehrin sokak ve meydanlarında Koman'ın heykelleri var.

Sanatçının en sevdiği çalışması olan Akdeniz Heykeli, dört ton ağırlığında ve 12 milimetre kalınlığında 112 metal levhanın yan yana getirilmesiyle oluşturulmuş.

AKDENİZ CAMDAN ZİNDANDA

Şimdilerde bir camın arkasında ve zeminden yüksekte İstanbul’un tam ortasındaki Yapı Kredi Sanat Merkezi’nin üçüncü katındaki kuytu köşesinden İstiklal Caddesi’nin dar alanda kısa paslaşmaların olduğu Galatasaray dört yoluna bakıyor. Uygarlıklar denizini simgeleyen heykel artık gökyüzüne bakamıyor. Suçlu olduğu için değil, Ayasofya’nın kapısını yiyip yutanlardan, heykelleri kıranlardan korunması için hapse atıldı Akdeniz. Kollarını birilerini saracak gibi açmış olan heykel; camdan zindanında, İstiklal Caddesi’ni gözlüyor.

Koman bu heykeli için şöyle yazmış; “Bu, bir nevi sinetik olay. Güzün yansımasından yararlanma söz konusu. O aslında biraz sertçe bir heykeldir. Yüzüne bakıldığında, o biraz sert bakar. Benim için neler düşünüyorsanız gibilerde. Yani, Akdeniz’in kirlenmesi, mahvolması var ya! Hem vakarı ile duran, hem de aynı zamanda korkutan bir kadıncağız. İşte orada hareket olayı, karşıdan bakıldığı zaman görülmez. Fakat biraz sağa sola yürümeye başlandığı zaman insan o sinetik yanılma ile hakikaten bir nevi titreşimi hisseder.”

AKDENİZ’İN BAŞINA GELENLER

Akdeniz Heykeli, İstanbul’da halkın değil de bankaların sigorta şirketlerinin ön kapılarına yakın yerlerde oradan oraya sürüldü durdu. Heykelin Köyceğiz Gölü’nün Akdeniz'le buluştuğu tarihsel doğal kanalın sonuna yerleştirilmesi önerildiyse de bu talep gerçekleşmedi.

Akdeniz, Levent semtindeyken 2014 yılında İsrail'in Gazze'ye yönelik kara harekâtını protesto eden eylemciler tarafından tahrip edildi. Bu olaydan sonra Edirne halkı heykelin Edirne'ye getirilmesi için imza kampanyası başlatmış; Antalya'nın Muratpaşa ilçesi de heykelin Akdeniz'de bulunması gerektiğini öne sürerek heykele ev sahipliği için girişimde bulundu.

2017'de heykel şimdiki yerine geldi. Başını biraz kaldırırsan demirden kollarıyla maviliğe hasret Akdeniz’i görürsün.

whatsapp-image-2026-01-29-at-08-14-03

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi

Betona yenilen bir çiftçinin öyküsü

03 Ocak 2026 Cumartesi 07:00

2025: Ölümlerden ölüm beğen yılı…

27 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

“İnsan yediğidir”

20 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

Göcek Halk Meclisi direniyor

13 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

James Cameron sergisinin düşündürdükleri

06 Aralık 2025 Cumartesi 07:00

İklim zirvesinin ardından

29 Kasım 2025 Cumartesi 07:00

Motosiklet uçar gider!

22 Kasım 2025 Cumartesi 07:00