Mehmet Yaşin
Aşk bombası kereviz
Keriz ile kereviz sıklıkla karıştırılır. Keriz, kolay aldatılabilen, aptal anlamını taşır. Kereviz ise lezzetli ve faydalı bir kök bitkidir.
Anayurdu Akdeniz’dir ama Kafkasya’da da yetiştirildiği söylenir.
Bizim mutfağımız bu bitkiyle pek haşır neşir değildir. Sadece Batı yörelerindeki sofralarda yer alır. Diğer bölge insanları bilmez ve pek sevmez. Çünkü köşeli bir tadı, keskin bir kokusu vardır.
Bu keskin tat turşulara lezzet katar. Turşuda kullanılan kerevizin sapıdır. Ben bu sapları, “Bloody Mary” denen içkinin içinde çok severim. “Bloody Mary”, özellikle Amerikalıların pazar brunchlarında çok tükettikleri bir içkidir. Bunu içmek için kahvaltıyı bekleyemeyen, sabah kahvaltılarını bu içkiyle yapan sabırsızların sayısı oldukça fazladır. Özellikle kadınlar, günün sıkıntısını azaltmak için bu içkiye sığınırlar.
Erkekler ise bir önceki “Çılgın Cuma”nın etkisinden kurtulmak için!
Bloody Mary, votka, tuz, tabasco, bol buz, karabiber, worchestershire sosu, limon ve domates suyu ile yapılır. Tüm bunlar bardağın içinde kereviz sapı ile karıştırılır. Daha sonra, her yudumdan sonra kereviz sapından bir ısırık alınır. Amerikan evlerinde, sek martini ile Bloody Mary arasında kıran kırana bir yarış vardır.
HİPOKRAT HASTALARI TEDAVİ EDERDİ
Kimileri kereviz için “Kış Enginarı” derler. Bunu demelerinin nedeni, bu sebzenin bir şifa deposu olmasıdır. Kerevizin deva olmadığı hastalık yok gibidir sanki. Çinlilerin bu sebzeyi yemek yerine ilaç olarak kullanmaları, kereviz-sağlık ilişkisine inandırıcılık katar. Çünkü Çin Tıbbı, her bitkiye kolay kolay onay vermez. Roma dönemi hekimlerinin de en sevdiği bitkidir. Çünkü hemen her hastalığı kerevizle tedavi etmişlerdir. Haksız da değiller. İşte tedavi ettiği öne sürülen hastalıkların bazıları: Tansiyonu dengeler, astımlıların nefesini açar, damar hastalıklarına iyi gelir, kanı sulandırır, A ve C vitamini deposudur, doğal antioksidandır, bağırsakta gaz birikimini engeller, şekeri dengeler, cildi kadife gibi yapar ve hafıza kaybını geciktirir. Hipokrat’ın, bundan tam 2500 yıl önce sinir hastalıklarını kereviz ile iyileştirdiği öne sürülür. Sinirleri sakinleştirdiği yaygın bir söylentidir.
Ben sık sık yerim ama bu özelliği beni pek etkilemedi. Aksine, yedikçe sinirlerim daha da gerildi. Belki içindeki enzimler, Türk insanının sinir sistemine söz geçiremiyordur.
KAZANOVA SOFRASINDAN EKSİK ETMEZDİ
Hemen hemen her yiyecekte bulunan bir özelliğin, kerevizde de olduğu söylenir. Bu da cinsel gücü artırıcı özelliğidir. Bütün faydalarının arasında en öne çıkan bu özelliğidir. Bazı yerlerde kerevize “Aşk Bombası” diyenler bile vardır. Kerevizde bu kanıtlanmış gibidir. Çünkü dünyanın en birinci zamparası Kazanova’nın, bitmez tükenmez cinsel gücünü bu kök bitkiden edindiği söylenir.
Kazanova, güne kereviz suyu ile başlar, öğle yemeğinde etini kereviz püresi eşliğinde yer, akşamları da yumurtaya bulanmış kereviz kızartmasını sofrasından eksik etmezmiş.
Kerevizin aşk ve cinsel gücü artırdığını anlatan en dramatik eser, eski bir Keltik efsanesi olan “Tristan ve İsolde”dir. Efsane uzun. Kabaca özetlersek: “Kral Marke, İrlanda Kralının altın saçlı kızı İsolde’yle evlenmek ister ve onu getirmesi için şövalye Tristan’ı görevlendirir. İsolde yola çıkmadan önce tanıdığı bir büyücüye “aşk iksiri” yaptırır. Amacı kralı kendisine sırılsıklam aşık etmektir. Yolculuk sırasında Tristan, gelin adayını eğlendirmek için şarap sandığı iksiri genç kadına ikram eder, kendisi de bir kadeh içer. İksir öylesine kuvvetlidir ki, iki genç birbirlerine aşık olurlar...”
Efsane tüm heyecanı ile devam eder gider.
Bu efsanede bizi ilgilendiren, aşk iksirinin kerevizden yapılmış olmasıdır. Kereviz ile aşk ve cinselliğin ilk bağlantısı böylelikle 1300’lü yıllara dayandırılmış olur.
Bu muhteşem aşk hikayesi, Wagner tarafından üç perdelik opera eserine dönüştürülür. Opera ilk defa 10 Haziran 1865 yılında sahnelenir. Wagner, kapris yapıp ilk gösteriye katılmaz. Oysa “Tristan ve İsolde” izleyiciler tarafından çok beğenilir. Wagner bu opera sayesinde daha da ünlenir.
Yani kerevizin cinselliği artırıcı gücü, İngilizlere bir efsane, Wagner’e de şöhret katmıştır.
Kerevizin cinsel gücü artırıcı, güzelliğe güzellik katma özelliğinden en çok faydalananlardan birisi de Madam Pompador olmuştur.
Esas adı Jeanne Antoinette olan güzel kadın, henüz yirmi yaşlarındadır. Yeni evlendiği kocasını boşayıp, Kral XV. Louis’nin gözdesi olur. Kral gözdesini o kadar çok sever ki, Pompador malikesini satın alıp ona hediye eder.
Ayrıca ona markiz unvanını da verir.
Gözde, birçok güzel rakibinin olduğunun farkındadır. Onun için her daim taze ve seksi olmak zorundadır. İşte tam burada kereviz devreye girer.
Genç kadın, her sabah, kereviz ve çikolata karışımından oluşan bir içecek içmektedir. Kereviz, kadının cildini kadife gibi yumuşacık yapar. Tabii arzularını da kamçılayıp, onu dayanılmaz bir dişiye çevirir.
Vay kereviz vay... Sen neymişsin be abi!
SEVDİĞİM KEREVİZ YEMEKLERİ
Ben sevdiğim kereviz yemeklerini şöyle sıralayabilirim: En sevdiğim şekli zeytinyağlı olanıdır. Portakallı ve ayvalısının da çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Köfteli, terbiyeli kereviz yemeğinin size parmaklarınızı yedireceğinden emin olabilirsiniz. Kuzu etiyle yapılan kerevizin tadı anlatılır gibi değildir. Fırında etli kereviz, damağınızı bayram yerine çevirir. Kerevizi dilimleyip, yumurtaya batırarak kızartırsanız, çok lezzetli bir yemek yemiş olursunuz. Etinizin yanına kereviz püresi koyarsanız, damağınızdan hayır duası alırsınız. Nohut ekşili kereviz yaprağı, lezzetiyle damağınızı şaşırtacaktır. Cevizli kereviz salatası, en lezzetli diyet yemeğiniz olacaktır.
Ama rendelenmiş çiğ kereviz salatası, etkilerini tam olarak gösterdiği halidir. Aklınızda bulunsun.
Şimdi kerevizle aranızı düzeltip, bu çok faydalı bitkiyi sofranıza koymak lehinize olacaktır.
Bol bol yemekten çekinmeyin. Çünkü kalorisi oldukça düşüktür.